Hakkarililer kış için son hazırlıklarını yapıyor

Kar yağmadan işlerini bitirmek için harıl harıl çalışan Ördekli köyünün Doğanca mezrası halkı, yaz boyunca hayvanları için biçtikleri otları samana çevirip istiflerken; kendileri için de ceviz, elma ve armut ağaçlarındaki son meyveleri topluyor.

Hakkarililer kış için son hazırlıklarını yapıyor
Hakkarililer kış için son hazırlıklarını yapıyor Editör
Bu içerik 236 kez okundu.

Hakkari'nin Ördekli (Kotranis) köyüne bağlı Doğanca (Orîte) mezrasında yaşayan yurttaşlar, sonbaharın son günlerinde harıl harıl çalışıyor. Karlar yağmadan işlerini bitirmeyi amaçlayan yurttaşlar, yaz boyunca biçtikleri otları patoslarla samana çeviriyor, samanları torbalara doldurup istifliyor, ceviz, elma ve armut ağaçlarında bulunan son meyveleri topluyor. 
 
‘GEÇEN YIL GELEMEDİK' 
 
Birçoğu merkezde yaşayan köylüler, köylerine gidebildikleri zamanlarda ise işleri çarçabuk bitirmeye çalışıyor. Geçmiş yıllarda küçükbaş hayvan besiciliği yapan ve geçen yıl bölgede yaşanan çatışmalar nedeniyle köye gelemeyen Doğanca (Orîte) mezrası sakinlerinden Ahmet Kaya, annesi ile birlikte yaz aylarında biçebildiği otları samana çevirip torbalara dolduruyor. Yılın bu ayında köylerde bölgedeki tüm köylerde çok hummalı bir çalışmanın yürütüldüğünü belirten Kaya, “Bizler annem ve kardeşlerimle birlikte Hakkari kent merkezinde yaşıyoruz. Daha önce burada kalırdık. Ancak geçtiğimiz yıl bu bölgede bazı olaylar oldu ve bizler mezramıza gelemedik. Ancak bu sene gelebildik ve bazı arazilerimizi ekip biçme şansımız oldu. Yılın bu vaktinde köylerde yoğun bir mesai yaşanıyor. Yaz aylarında biçtiğimiz otları saman yapıp kış için torbalara koyup bir kısmını satacağız. Bunun yanı sıra köyümüzde çok sayıda ceviz, elma ve armut ağacı bulunmaktadır. Bunlarda yetişen meyveleri topluyoruz” dedi. 
 
‘YARDIMLAŞMAYA ÖZEN GÖSTERİRİZ’
 
İşlerin genelde ortaklaşa yapıldığını söyleyen mezra sakinlerinden 70 yaşındaki Sıddık Güler, “Bizler dedelerimizden ve babalarımızdan öğrendiğimizi bugün de yaşatmaya çalışıyoruz. Köyde yaşayan herkes diğerine yardımı farz bilir. Köyde kim darda kalıyorsa, kimin insan gücü konusunda sıkıntısı varsa, bizler diğer köylüler olarak ona yardıma gideriz. Bunun için aynı köyde ya da mezrada olmamız da gerekmiyor. Örneğin ben ve Derviş arkadaşım, Ahmet kardeşimize yardım için İlîk köyünden geldik. Çalışmak isteyene köyde her zaman bir iş vardır. Ancak kentte kahvelerde takılanlar için elbette yaşam zordur. Ben 70 yaşındayım ve köyde her işi yapıyorum. Yaz boyunca köyde çalışmak isteyenler kışın rahat geçinecek kadar iş yapabilir. Bunun yanı sıra devletin de köylerimizi ve mezralarımızı özgür bırakması lazım. Köylere rahat gelebilirsek ve buralarda ahır yapıp kendimize hayvan besleme olanağını bulursak, kentlerde elde ettiğimizin yüz katı karda oluruz. Hepimiz şehir hayatında mağdur oluyoruz. Kirada olanlar kiralarını ödeyemez duruma geldi. Ekonomide her şey ateş pahası olmuş. Kentlerde iş bulmak meseledir. Ama kendi köylerimizde bizler arazilerimizi işliyoruz ve birkaç hayvan bile beslesek bize yetiyor. Yani anlayacağınız yaşam köylerdedir. Huzur köylerdedir” diye belirtti. 
 
‘KADINLARIN YÜKÜ AĞIR' 
 
Kadınların olmadığı bir ortamda erkelerin de işlerinin sağlıklı yürümediğini belirten Hatem Kaya, komşularının yardımı ile köydeki işleri yaptıklarını belirtti. Kaya, “Kadınların yükü her zaman ağır olmuştur.  Bizler bir taraftan evlerimizde çocuk ve yemek işleri ile uğraşırken, bir taraftan da oğlumuzun, eşimizin, babamızın yanı başında ona da yardım ediyoruz. Benim eşim öldüğünde çocuklarım küçüktü ve bütün işleri tek başıma yıllarca yapmak zorunda kaldım. Şimdi de oğlum Ahmet ile birlikte gece gündüz çalışarak kimseye muhtaç olmadan ayakta durmaya çalışıyoruz” dedi. Geçen yıl köye girişlerine izin verilmediğini belirten Kaya, "Şehirde çocuklarım okula gidiyor ve evde sabit gelirli kimse yok. Tek gelirimiz bu köyden elde edeceğimiz gelirimizdir. Bu yıl oğlumla otlaklarımızın bir kısmını biçtik ve samanlarımız toplayıp satacağız ki şehirde kiramızı yatırıp çocuklarımı geçindirebileyim. Köylerde yaşamımız çok güzel. Ve köyde yaşam hakkı verilirse aslında bizim kimseye ihtiyacımız olmayacak. Çünkü köylerimiz yıllarca bize her istediğimizi verdi ve bugünde köy sayesinde yaşama tutunabiliyoruz” diye konuştu. 
 
'BİLDİĞİMİZ İŞİ YAPIYORUZ'
 
Köylülerden Derviş Temel, “1994 yılında Hakkari’ye yerleştik. Köylerden göçenlerin bir kısmı kendi evlerine sahip olurken, birçoğu da kiralarda yaşıyor. Yıllardır köylerimize gelip buradaki arazilerimizi işliyoruz. Gelip ot biçme ve köyde arazi işleme işini biliyoruz ve onu yapıyoruz. Ancak 10 yıl önce de samanın kilosunu bir liraya satıyorduk, şimdi de gene bir liraya ancak satabiliyoruz. Ama bunun karşısında her şey 10 yılda on kat arttı” dedi. 
 
'HER ŞEYE RAĞMEN MUTLUYUZ
 
Eski evlerini onarıp içine girdiklerini belirten Temel, şöyle devam etti; “Ben köye geldikten sonra arazime 100 elma ağacı diktim. Bununla birlikte evin önüne kavun ektim. Ancak ayılar ve domuzlar gelip elma ve diğer meyve ağaçlarımızı kırarak bütün meyveleri yiyor. Domuzlar gece köyün içine kadar gelip bahçeleri telef ediyor. Tepemizdeki Çaltı Kuru (Sêvîn) Karakolu yüzünden bu yaban hayvanlarının verdiği zararlara karşı silahta kullanamıyoruz. Geçen akşam evin önündeki domuzları taşlarla kovalamışım. Ama her şeye rağmen köylerimizdeki yaşamdan çok mutluyuz. Çünkü burada bizim bildiğimiz ve sevdiğimiz yaşamımız var.”  
 
MA / Hamza Gündüz 
 

Hakkarililer kış için son hazırlıklarını yapıyor
Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MTÜ Battalgazi Yerleşkesine 444 fidan
MTÜ Battalgazi Yerleşkesine 444 fidan
Hevsel Bahçeleri ve Dicle Nehri’nde sonbahar
Hevsel Bahçeleri ve Dicle Nehri’nde sonbahar