Mehmet Böke’nin Şiiri
Misbah HİCRİ

Mehmet Böke’nin Şiiri

Bu içerik 699 kez okundu.

           Şiir aşktır, şiir hayatın mantalitesidir, şiir sevginin erdemi, insanlığın yüreğiyle donattığı dünya da soluklanması, ses vermesi, heyecan, acı ve güzelliğidir. Özgürlüğü açılan bir bayraktır.  İşte onun için ben şiiri ve şairi seviyorum. Şair yoksa şiir olmaz. Şiir olmayınca yaşamın bir anlamı da sorulmaz.

             İşte bu vesileyle sizlerle bir şairi tanıştırmak istiyorum.   Emekli öğretmen olduğu bilinir, ancak şair yönünü bilen çok az... Aynı zamanda bir şiir kitabı olan Mehmet Böke ile gıyaben tanışmış olsak da; mısralarımız geç de olsa birbirimizin kulağını okşadı. Dillerin hasbıhali şiir adına ayrı bir mutluluktur. Bir sıra gecesiyle başladı şiir yoldaşlığı ve hala sürmekte olması bu şairlerin birbirini anlaması değer vermesinden olsa gerek…

              Edindiğim bilgilere göre; "Sevdamdır Urfa Benim" 2003 yılında Balıkesir de basılmış bir şiir kitabı… Kitabını okuma şansım olmadı. Önemli olan ahde vefa anlamında, her insan doğduğu, büyüdüğü, havasını solduğu, suyunu içtiği ve güneşiyle yandığı şehre gönül bağı olmasıdır. O da öncelikle hasret kaldığı şehre bağlılığının ifadesi olarak bu şiirleri kitaplaştırmış. Ben ancak İnternet ortamında şiirine ulaşabildim. Ucu yanık bir mektup gibi hasret kokan, gurbetin hüznü ile gönül telimizi titreten şiirden bir dörtlükle Urfa;

"Yıllardır sürer aşkım bir of bile demedim/Gün oldu hasretinden kendimi bilemedim

             Ateşin sardı tenim yanmadan edemedim/Bence her şeyden güzel daha cazipsin Urfa."

Halk şiiri varlığın da kendine yer bulma çabası ona şiiri sevdirmiş ve ürün vermesine neden olmuştur. Halk şiiri kökenine  bağımlılığı yanında bu şekliyle de kendini ifade etme çabasında olması sevindirici... Uzun süren bir şiir serüvenin ürünlerini, toplumla paylaşma arzusu ile yazma hazına ermesi, halk şiirinin ona referans olmasıdır. Benim halk şiirime olan sevgimdendir ki Böke Hoca'nın  şiirlerini okuduğumda büyük haz aldım. Şiir duyarlılığı yanında akıcı bir üslup kelimeleri kullanma yeteneği sevdiriyor okuyucuya...

           Bazı şiirlerinde bu gün tabiri yerinde ise "tedavülden kalkmış" kimi kelimeleri kullanarak, okuyucuyu araştırmaya yöneltmesi şiire olan ilgiyi de beraberinde getirmektedir. "Kıta" diye isimlendirdiği şu dörtlüğün kafiye yanında ses uyumun da büyük haz alırsınız. 

"San'at ettirdin dertleri alıştırdın nalişe /Tabibler teşhis koymadı düştüler hep teşvişe

Binlerce maraz saydılar lakin birdir bilirim/Cümle emrazı hapsedip devamdayım revişe."

             Sözlük dağarcığınıza katkı sunma anlamında; kafiye olarak kullandığı kelimeleri hatırlatmakta fayda vardır. Nalişe (inleyiş), teşvişe (karıştırma), revişe (düzeltme). Öyle tahmin ediyorum ki bu kelimeleri bir araya getirmekte hayli yorulmuştur.

           Genel anlamıyla kendi farklı kılma çabasında olan kimi şiir yazdığını söyleyenlerden bazıları, bir sayıyla;  "benim de bu kadar şiirim var" ya da "üç-beş kitap olacak şiirim var" der. Bir de "boş ver ne işe yarayacak"  deyip söylenirken, aslında şairi küçümsediğinin farkında değildir. Bir de hasetlik vasfını ortaya koymaktadır.

            Mehmet Böke Hoca şiire ve şaire değer veren bir meziyetle içselleşmiş… Ezberinde şiiri olmadığını söylese de mutlaka hafızasının bir köşesinde bulunan nüktedan meziyetini ortaya koyan bazı mısraları seslendirir. Mütevazı davranarak şiirinden çokça bahsetmez. Bazen "karaladım" dese de internet ortamında ve bazı antolojiler de rastlanır şiirlerine...  

Doğum günü hayli dikkati mi çekti. Benim şahsen doğum günümün ayı günü bir yana yılı bile şüphelidir. Ama dünya gerçeğinden haberdar, şehir kültürü ile yoğrulmuş, bir aileden geldiğinin ifadesi olarak, dünyaya bir ağustos ayının sıcaklığı ile  "merhaba" deyişinin gününe kadar yazılması aile içyapısının değerlere değer katma saygınlığıdır.

            02.08.1945 Urfa'da doğmuş. liseye kadar doğduğu yerde okumuş. Daha sonra Marmara Ün. Atatürk Eğ. Fak.İngilizce öğretmenliği bölümü mezun olarak hayata atılmıştır.  Yozgat-Sorgun-,.Urfa,Manisa-Soma ve Balıkesir'de öğretmenlik yaparak sayısız genç dimağlara "her dil bir insan" şiarından hareketle İngilizceyi öğretme çabasında büyük fedakarlıklar da bulunmuş.  Emekliliğin tadını Balıkesir'de ikamet ederek çıkarsa da kışın Urfa'da, yazın Urfa kadar değer verdiği Balıkesir'i kendine mesken edinir.

            Kaynağı halk olan şiir, yüreğinde ki meramı halkın yaşamının gizeminin ifadesidir. Halk şiiri, gurbetin çektirdiği hüzün,  sılaya olan hasret, yaşamın kederini,  göçün gönüllerde bıraktığı izi, aşk ve sevgi gibi evrensel ve ilahi temaları işlemedir. "Baki olan" şiirinden bu örnekleme fazlasıyla dikkat çekicidir.

"Mağrurlanma güzelim geçicidir güzellik/Yaşlanıp pir olunca bir pul bile etmezsin

Çirkinleştikçe çare ararsın fellik, fellik/Ma'neviyatın yoksa boş bir file etmezsin."

               Kimi şiirleri notalandırıp bestelenmiş olması, onun şarkı ve türkü ortamının yüreğinde ses bulmasıdır. "Tam zamanıdır" dediği şiirindeki bir dörtlüğü üzerinde düşünmeye değer.  Vuslatın zamanı olduğunu ifade ederken, şiir de imgesel çağrışımlarla bizi yaşamın gerçeklerini görmeye davet etme gayesinde... Ayrıca yaşamın gereği, sığınacağı son durağın varlığını hatırlatırken korku ve tedirginlik yerine bekleyişi içinde olmasını ifadesi... 

"Vakit doldu nakli mekân çağıdır/Ayak sürümenin ne anlamı var./

Dünya yeşil,Ukba İrem bağıdır/Geciktirmeyelim beklemesin yar."

           

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Şanlıurfa ve Mersin’de toplu taziyeler yasaklandı
Şanlıurfa ve Mersin’de toplu taziyeler yasaklandı
Yüksekova’da kaza: 6 ölü
Yüksekova’da kaza: 6 ölü