Mustafa Mızrak İblisin Doğası
İblisin Doğası
Mustafa Mızrak

İblisin Doğası

Bu içerik 420 kez okundu.

Yalan söylemek gerçek olmayanı başkalarına aktarmak, başkalarını kandırmak için, başkalarını zor duruma sokmak için gerçek dışı sözler söylemektir. Ama her yalan, her aldatan söz aslında doğrudan Allah’ı aldatmaya yöneliktir. Dürüst olduğunu iddia eden insan yalan söylememelidir. Hiç kimseyi aldatmayan bir kişi olarak tanınmalıdır. Günümüzde birçok insan işlerini yalanla çevirmektedir. Özellikle politikada ve iş dünyasında bu çok büyük bir yaradır. Yalan yalanı getirmektedir. Bunun sonu yoktur. Sonunda öyle bir alışkanlık ortaya çıkar ki, artık gerçeği bile gerçek olarak görmemeye başlarız. Bu alışkanlığı edinmiş bir kişinin bundan kurtulması bazen oldukça uzun bir süreç gerektirmektedir. Çünkü yalancı kişiden etkilenen kişiler vardır. Bu kişilerin yeniden güvenini kazanmak kolay bir iş değildir.

Dünyamız sürekli olarak bir karmaşa içindedir. Çünkü Allah’ın dünyasını, Allah’ın düzenini bozmaya çalışan iblis doğru ile yalanı zaman zaman karıştırıp ortaya koymaktadır. Bazen öyle durumlar söz konusudur ki, doğru ile yanlışı ayırt etmeniz mümkün değildir. Doğru nedir, Yanlış nedir Dürüst olan şey nedir Yalan olan şey nedir Bunları ayırmak çok zordur. Ama her noktada olduğu gibi bu noktada da doğrunun kaynağına yönelmek gerekmektedir. Doğrunun kaynağı her şeyin kaynağı olan Allah’tır. Dünyadaki tek gerçek Allah’ın kendisidir. Durum böyle olunca tek doğru da yine Allah’ın kendisidir.Eğer gerçeği ve doğruyu net anlamak, dünyayı net olarak algılamak istiyorsak yapacağımız tek şey imanızı devre dışı bırakmamaktır.

Doğruluk Allah için bir standarttır. Doğru söylememek, doğru karşısında olmak Allah’ın hoşlanmadığı bir karakterdir.

Buna karşın insanoğlu birçok kere doğru ve gerçek olandan uzaklaşmayı tercih etmiştir. Bu kişilerin itaatsizliklerinin en büyük sonuçlarından biri artık doğru konuşmamaları ve güvenilirliklerini yitirmeleridir. Bu ruhsal anlamdaki itaatsizlik birtakım sosyal kargaşa oluşmasına neden olmuştur.

Yalan ve gerçek birbirine taban tabana zıt iki kavramdır. Biri devreye girdiğinde diğeri devreden çıkar. Özellikle yalan bir kez başlamaya görsün o zaman kişiler arasındaki güven dengeleri bozulmaya ve yavaş yavaş yerini güvensizliğe devretmeye başlar. Güvensizlik ise büyük kargaşaların ortaya çıkmasına neden olur. Yalan üzerine kurulmuş ilişkiler, birbirine güvenemeyen insanlar, birbirine güvensiz insanların alım satımları yavaş yavaş insandan aileye, aileden topluma uzanan bir karmaşa çizgisi oluşturur.

Her zaman gerçeği söyleyen, verdiği sözleri tutan kişiler için gerçek artık kendi kendine tanıklık etmektedir. İlave sözlere, ek tanıklara gereksinim yoktur. Gerçeğin karşılığı yalandır. Yalan tam olarak gerçeğin karşısında yer almaktadır. Şeytan’ın doğası da yalandır. Şeytan bütün yalanlar, doğru olmayan her şeyin kaynağıdır. Gerçekten uzak yaşayan, yalan, dolan ve üçkağıtla yaşamını yönlendiren her kişinin bu davranışlarının arkasında Şeytan’ın parmağı vardır. Çünkü karanlıkla aydınlığın birlikte olamaması gibi, gerçekle yalan da bir arada duramaz. Bu nedenle gerçeği söylemeyen, yalanlarla yoğrulmuş her kişi otomatik olarak Şeytan’ın karakterini almaya başlar.

Dünyada yapılmış her şey, sevgi sayesinde yapılmıştır. Değişmek ve değiştirmek istiyorsanız okuyun ve elinize kaleminizi alıp yazmaya başlayın.

Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Diyarbakır Adliyesi önünde silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı
Diyarbakır Adliyesi önünde silahlı saldırı: 1 ölü, 1 yaralı
TBMM Başkanı Binali Yıldırım Üsküdar Nevmekan Sahil’i Ziyaret Etti
TBMM Başkanı Binali Yıldırım Üsküdar Nevmekan Sahil’i Ziyaret Etti