Mustafa Mızrak Çınğıraklı Yılan
Çınğıraklı Yılan
Mustafa Mızrak

Çınğıraklı Yılan

Bu içerik 102 kez okundu.

Sürüler kolay yönetilebilir ama sürüyle kalkınmanız, medeni bir toplum kurmanız mümkün değildir. Kalkınma için önüne konan her şeyi “eleştiri” süzgecinden geçiren, sorgulayan insanların sayısını çoğaltmanız gerekir.

Seviyeli, objektif, ölçülü, yapıcı, bilgili, akıllıca, adil ve öngörüsü yüksek ve eleştirilere o kadar muhtacız ki…

Eleştirileri dikkate alarak eksik ya da yanlış yaptığımız işlerde daha doğru kararlar alabiliriz. Belki bir adım sonra bizi bekleyen felaketten, yerinde ve zamanında yapılmış bir eleştiriye kulak vererek kurtulabiliriz. Eleştiri bizi bu gibi kazalardan kurtarmakla kalmaz sadece, gizlenip duran değişime direnen kibrimizin, büyüklüğünü görecek imkanı da sağlar.

Çünkü eleştiriden duyulan hoşnutsuzluğa daima kibir de eşlik eder. Kibir, bizi hatalarımızı görmekten alıkoyar. Kibir, bizi körleştirir. Körlükse yok oluşa götürür…

Ancak güçlü aşağılık kompleksi duyan insanlar eleştirilmeyecek kadar ciddiye alırlar kendilerini.

Her zamanki gibi bizi yanlış yorumlamaya hazır birileri için; eleştiriden, bazılarının yaptığı gibi alaya almayı, haksızlık etmeyi, insafsızca yermeyi, adaleti elden bırakmayı kastetmediğimi belirtmek isterim. Toplumlar sürüleştikçe, sevgisiz boş beyinler vazgeçilmezi haline gelir.

Kendilerine teklif edilen şeyin niteliğini düşünen sevgiyle sorgulayan, insanla daima başarılı olmuşlardır.

Batı da düşünce bu ve benzeri metotlarla gelişmiş, bir bütün olarak kilise kurumu, iktidar, toplumsal yasalar, bürokrasi, geleneksel hayat yoğun bir eleştiriye tabi tutulmuştur. Akıllıca ve faydalı olmayan her şey reddedilmiştir. “Aydınlanmayı” doğuran sosyal çevre budur. Avrupa meydanlarından giyotin, toplum hayatından adaletsizlik böyle kaldırılmıştır.

İçinde bulunduğumuz kültür havzasında ise eleştiri bir türlü kök salamamış, kendine muteber bir alan açamamıştır.

Bu yüzden yanlışlıkları usulünce gösterenler değil, gizleyenler, manipüle edenler makamlarla ödüllendirilmişlerdir. Ne acıdır ki bugün dahi toplumumuzda eleştiri, üvey evlat muamelesi görmektedir. Aile içinden spor kulüplerine, devlet kurumlarından siyasete, özel sektörden akademiye kadar bu kronik hastalığımız, eleştiriden duyduğumuz hoşnutsuzluk, bünyemizi kemirmektedir.

Yapılacak şey, iş işten geçmeden, “fabrika ayarlarına” dönerek, hem kendi hayatımızda hem toplum hayatında eleştiri müessesesini diriltmek için gereken şartları oluşturmak ve akla rütbesini iade etmektir.

Trafik, eğitim ve ekonomi de dâhil toplumsal sorunlarımızın çözümü bundadır. Herkes her şeyi görüyor ve biliyor ancak görmüyormuş ve bilmiyormuş gibi yapılıyor. Bu kişilerin en büyük özelliği rahat zamanlarda en yüksek perdeden bilgiçlik savunusu yapmaları.

 

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HDP’lı Sürücü, Et ve Süt Kurumunun Et Stokladığı İddialarını Meclise Taşıdı
HDP’lı Sürücü, Et ve Süt Kurumunun Et Stokladığı İddialarını Meclise Taşıdı
Dicle Barajı'nın Kapaklarından Biri Yağış Nedeniyle Koptu
Dicle Barajı'nın Kapaklarından Biri Yağış Nedeniyle Koptu