Marşla Saldırı ve  Sonrası
Misbah HİCRİ

Marşla Saldırı ve Sonrası

Bu içerik 262 kez okundu.

Hani sözle, elle saldırı, hakaret, onur kırıcı, küçültücü sözler, tedirgin edici davranışlarda bulunanların yaptıklarına taciz deriz ya!  Bu kez metroda ki taciz skandalı farklı; cübbeli, sarıklı, sakallı birine marşlarla bayrak sallayarak saldırıda bulunuldu. Haber konusu oldu.  Kimin bu ülkede bayrak sevgisini en iyi özümsediğini kalplerini açıp bakma olanağımız olmadığından gösterilere çok kanmamak gerektiğine inanıyorum.

            Nasıl ki şortlu kıza saldırıda bulunana tepkiler çığ gibi büyüdüyse “sana ne” ya da “kime ne” denildiyse, başörtülüye de yapılacak hakaret aynı şekilde tepkilere maruz olacaktır.  Madem laik bir ülkedir, kimse kimsenin ne giyimine ne konuşmasına ne de inancına karışmaya hakkı yoktur. Biz cumhuriyetin doğrularını laik sistemin gerçeğini bilmesek bütün karşılıklı suçlamalar hakaretler sürer. Oysa yaşamın doğruları, hakikat her şeyin üstündedir.

            Saygı ve sevgi çerçevesi içinde her düşünceye saygı göstermek farklı milliyet ve cinsiyetlere, farklı giyim tarzına, farklı dillere değer vermek birlikte yaşamın gereğidir.

            Devlet bu ülkede yaşayan herkesin devletidir. Bu ülkede kıyafetiyle, diliyle, diniyle hazmetmek bir mecburiyettir. Herkes birbirini kabul etmek zorundadır. Bu ne öldürmeyle, ne saldırılarla son bulmaz. Bu ülkede yaşayan ve sorumluluğunu bilen her vatandaş için yaşanan bu ve benzeri olaylar herkesi incitecek türdendir.   

            İşte metroda yaşanan bu olay bazı şovenist fikirler kendi baskıcı güçlerini insanları ayrıştırmaya götürmeyi bu kez marşlarla hakaretlerini sürdürmüşlerdir. Bu sosyal medyada izlenince sonra yaşananlar tepki olarak yapılması marşlara karşı yapıldıysa da bu kez aynı tepki onlara da geldi. 

Sosyal medyadaki haberlerin ardından bazı metrolarda tacize cevap düşüncesi ile çeşitli eylemler yapıldı. Bir grubun yolculara aldırış etmede metroda def ile zikir ve ilahi okurken bir kişi başında takkesi ile Metroyu gezip yüksek sesle ilahi okuyup videoya çekip medyada paylaşması yaşanan marşlı tahrik skandalından, aynı tarzda bir skandal ile cevap vermek toplumu ayrıştırmaya götürdüğü gerçeği inkâr edilemez. Sosyal medya üzerinden paylaşılan bu görüntüler takdir edilecek bir yanı yoktur. Bunlar provaktif amaçlıdır.

Metroda marş okunurken yolculardan birinin sarıklı cübbeli olmasından rahatsız olan bazı zihniyetler bunun Türkiye gerçeği olduğunu görmezden gelip videoya alıp paylaşması kabullenilir bir davranış değildir.  Şahsın yaptığı paylaşımdan sonra her kesimden tepkiler gelirken kınayanlar ve ayıplayanlar çığ gibi büyüdü. Bu giyim tarzı yalnız o metroda olanın özel bir giysisi değildir.  İstanbul’da olduğu gibi Türkiye’nin hemen hemen tüm illerinde medreselerde okuyanların giyim tarzıdır.  Medrese okuyanla üniversite okuyanın kıyafeti elbette birbirinden ayrı olacaktır.

Sırf kıyafeti yüzünden bu şekilde taciz edilmesi toplumu kutuplaştırdığını ve tacizde bulunanların bilinçli veya bilinçsiz şekilde bir provakatif eyleme neden olduğu bilinmelidir.  Tepki olarak bazı metrolar aynı şekilde provakatif eylemlere sahne oldu.  İslami cenah olarak adlandırılan değişik kişi ve kişiler yaşanan taciz skandalına bir skandal ile cevap vermesi takdir edilecek bir durum değildir. Orada en ufak bir davranışın sonunu hesaplamak lazım…

Herkesin birlikte yolculuk etmek zorunda olduğu toplu taşıma araçlarında yapılan bu davranışlar marşlara verilen cevapla aynı şekilde olmuştur. Ülke olarak bizim provakatif hareketleri, davranışları kaldıracak durumda değiliz. Ülkenin barışa, huzura, dayanışmaya ihtiyaç vardır.  Başlatılan bu eylemler, grupları sosyal medya üzerinden paylaşılan görüntülerle karşı karşıya getirmiş durumda, toplum huzurunu düşünmeden provake edilebilecek hareketlere sebebiyet vermeye kimsenin hakkı yoktur.

            Alevi Sünni çatışmasına geçmişte tanık oldu. Örtülü, örtüsüzler için yapılan olayları duyuyoruz. Şayet ayrıştırmalara gidilse ülke olarak halimiz nice olur. İbretlik bir olayı sizlerle paylaşmakta fayda buluyorum. Toplumu geren ve asla kabul edilemeyen bu tür davranışları çok yakın zamanda Sakarya’da baba oğul Kürtçe konuştukları gerekçesiyle ırkçı saldırıya uğradığına tanık olduk.  Siz Kürt müsünüz? Sorusuna “evet” diyen saldırgan 43 yaşındaki baba Kadir Sakçı’ya ve oğlu 16 yaşındaki Burhan Sakçı’yı kurşunladı. Baba öldü, oğluda bilahare hastanede öldü. Bu olayın her ne kadar sarhoş birisinin yaptığını söylense de kimse bunu sarhoşluğu arkasına gizleyemez. O bir canidir ırkçı bir davranışla iki insana saldırmıştır. Neden marş söyleyenlerin, ne cübbe sarık takanların hiç umurunda olmadı.

Çünkü en iyi Kürt ölü Kürttür. İşte kimisine göre sarıklı kötü, kimisine görü o marşları söyleyenler. Doğrusu insanı anlamak hayata anlamaktır.  Hayat anlaşılınca Türkiye’nin gerçeği kendiliğinden anlaşır.

 

 

 

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
70 yıldır hızma kültürünü yaşatıyor
70 yıldır hızma kültürünü yaşatıyor
Rektör Karabulut; “Malatya Turgut Özal Üniversitesi yerel kalmayacak, uluslararası olacak”-(Videolu)
Rektör Karabulut; “Malatya Turgut Özal Üniversitesi yerel kalmayacak, uluslararası olacak”-(Videolu)