Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:
“Hayat pahalılığını biliyorum gençlerdeki umutsuzluğu biliyorum acaba biz yurt dışına gitsek daha mı iyi geçinebiliriz diye bir beklenti içerisinde olduklarını biliyoruz. Herkesin sıkıntısı var herkesin bir beklentisi var. 21 yıldır ülkeyi yönetiyorlar artısı eksisi. Ama artık değişim zamanı geldi yeni bir ruha yeni bir anlayışa ihtiyacımız var. Bunu bir siyasetçinin ötesinde sade bir vatandaş olarak ifade ediyorum. Çok kutuplaştık çok ayrı yerlere savrulduk artık birleşelim artık kucaklaşalım artık kavganın zamanı değil barışmanın zamanı. Birbirimize sert sözler söylemenin zamanı değil. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu bu karamsar atmosferi aşma zamanı.
Evlerde sıkıntı var biliyorum. Acaba çocuğumun beslenme çantasına ne koyayım diye annelerin düşündüğünü de biliyorum. Bir çocuğumuz açsa aslında 85 milyonumuz aç demektir, bir çocuğumuz karanlıktaysa elektrik parasını ödeyememişse aslında 85 milyonumuz karanlıkta demektir. Yeni bir anlayışı bu ülkeye getireceğim söz verdim. Hiç kimseyi ötekileştirmeden tamamen 85 milyonunun bir arada huzur içerisinde yaşadığı bir Türkiye’yi bunu inşa edeceğiz. İnşa etmenin yolu sizden geçiyor. Sizin oylarınızdan geçiyor.
Altı lider bir aradayız. Birlikteyiz. Hepimiz bu ülkede huzur olmasını istiyoruz. Burası Balıkesir Kuvayi Milliye’nin merkezi aynı zamanda tarımında merkezi aynı zamanda turizmin de merkezi aynı zaman da eğitimin de merkezidir. Bu bölgenin şikayetlerini de biliyorum. Normalde bu kadar zengin bir coğrafyada çiftçi zarar eder mi çiftçinin zarar etmesine imkan verilir mi? Buğday dışarıdan geliyor arpa dışarıdan geliyor, yulaf dışarıdan geliyor et dışarıdan geliyor canlı hayvan dışarıdan geliyor. Ya kardeşim sen yurt dışındaki çiftçiyi destekleyeceğini kendi çiftçini kendi üreticini desteklesen daha iyi olmaz mı? Daha güzel olmaz mı? Bizim insanımız kazanmaz mı? Bunların tamamı olacak göreceksiniz. Onlar beşli çeteler için çalıştılar Bay Kemal vatandaşı için çalışacak bundan emin olun.
Bizim için yandaş değil vatandaş önemli. Herkesin kazandığı herkesin ürettiği ve hiç kimsenin zarar etmediği alın terinin değer bulduğu bir tabloyu inşa edeceğiz inşallah. Ayrımcılığı bitireceğiz göreceksiniz, ötekileştirmeyi bitireceğiz göreceksiniz. 85 milyon birlikte çalışacağız, 85 milyon birlikte alın teri dökeceğiz, 85 milyon Türkiye’nin büyümesi kalkınması için çaba harcayacağız.
Söz verdim 100 bin öğretmen atamasını Cumhuriyetin 100. Yılında yapacağız diye. Bütün köy okullarını açacağız. Köyde öğretmen de olacak öğrenci de olacak. Aynı zamanda her köyde Ziraat teknisyeni veya ziraat mühendisi de olacak. Bunların paralarını ücretlerini nasıl öğretmeninki ödeniyorsa bunlarınki de ödenecek. Toprak analizlerini yapacak hangi ürünün ekilmesi gerektiğini söyleyecek çünkü havza bazlı planlama yapacağız çiftçi ekecek üretecek asla zarar etmeyecek. Hayvancılık yapılıyorsa veteriner hekim olacak. Onlar da üreticinin hayvanlarının aşılarını yapacak beslenmesine bakacak bütün bu konularda yardımcı olacak. Yani köyde öğretmen olacak ziraatçi olacak veteriner hekim olacak ve imam olacak. Köyün entelektüel düzeyini de yükselteceğiz ve köyde yaşayanların hepsi huzur içerisinde yaşayacaklar.
Kırsal boşalıyor. Gençler kalmıyorlar. Kırsalda çalışan gençlerin ve bütün kadınların sosyal güvenlik primlerini devlet ödeyecek. Böylece kırsalda çalışan kadın emeklilik hakkına kavuşmuş olacak.
Emekliler 2015’ten bu yana söylüyorum. Ramazan Bayramı’nda ve Kurban Bayramı’nda emeklilere asgari ücret kadar bir ikramiye verin. Önce itiraz ettiler parayı nereden bulacaksın dediler sonra bay kemal haklı ikramiye vermeye başladılar ama düşük. Sonra bu miktarı bir miktar arttırdılar şimdi biraz daha arttırdılar. Benim sözüm sözdür. Emekliye Ramazan Bayramı’nda ve Kurban Bayramı’nda asgari ücret kadar bir ikramiye vereceğiz diye. Önümüzde Kurban Bayramı var seçimlerden sonra Allah nasip eder geldiğimizde göreceksiniz bankaya gideceksiniz bankada her emeklinin 15 bin tl parsı olduğunu göreceksiniz.
Eğer siyasetçi halka örnek olmazsa olmaz. Siyasetçi halka örnek olması lazım. O nedenle ahlaklı bir siyaset erdemli bir siyaset bilgili bir siyaset. Toplumun sorunlarını çözmeye kilitlenmiş bir siyaset anlayışını getirmek istiyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz.
Devleti soydular. 418 milyar dolarlık bir soygun olmasaydı şu soruya cevap verebilirlerdi. Bu can bu bedende kaldıkça papazı vermem diye. Ne oldu para yok kasa boş papazı götürüp teslim ettiler. Demek ki güçlü olursanız meydan okuyabilirsiniz. Güçlü olursanız bu ülkenin hakkını hukukunu savunursunuz. Eğer güçsüzseniz paraları başka yere kaptırmışsanız birilerinin telkininin dışına çıkmıyorsanız sizin bu ülkeye faydanız yoktur. Sanıyorlar ki biz bu paraları götürdük ama Bay Kemal bu paraları bulamaz. Son kuruşuna kadar nerede olduğunu biliyorum ve o paraların tamamını bu ülkeye getireceğim. O paralar beşli çetelerin uyuşturucu baronlarının paraları değil 85 milyonun alın teridir o paralar. Çalındı alacağım ve getireceğim.
Suriyeli kardeşlerimiz Türkiye’yi yol geçen hanına döndürdüler. Sınır diye bir şey kalmadı. İpini kopartan Türkiye’ye geliyor. Afganistan’dan geliyor Afrika’dan geliyor Suriye’den geliyor ıraktan geliyor. Sanki hu ülkenin sınırı yok oysa sınırda şu yazar; Hudut namustur ‘der. 3 milyon 600 bin Suriyeli kardeşimiz var. En geç iki yıl içerisinde bütün Suriyeli kardeşlerimizi Suriye’ye uğurlayacağız. Buradaki Suriyelilerle de görüştüm nasıl göndereceğimi de anlattım. Dediler ki siz bu şartları sağlarsanız biz kendi memleketimize gideriz. Bunların tamamını yapacağız. Türkiye yol geçen hanı olmayacak.”
Hibya Haber Ajansı
?