Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), İran ve Ortadoğu’daki savaşın küresel enerji ve tarım-gıda sistemleri üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.
FAO Baş Ekonomisti Máximo Torero, Birleşmiş Milletler’de yaptığı değerlendirmede, savaşın kısa sürede sona ermemesi halinde küresel piyasalarda ciddi sarsıntılar yaşanabileceğini söyledi. Torero, mevcut koşullarda küresel piyasaların önümüzdeki iki hafta içinde yaşanan şokları sınırlı ölçüde dengeleyebileceğini ancak çatışmaların üç ila altı ay sürmesi halinde hem gıda güvenliği hem de enerji başta olmak üzere tüm sektörlerin etkileneceğine dikkati çekti.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN ÖNEMİ
Hürmüz Boğazı’nın uluslararası gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unu ve küresel petrol ile doğalgazın yaklaşık yüzde 35’ini taşıdığını kaydeden Torero, savaşın devam etmesiyle birlikte bu kaynakların fiyatlarının hızla yükseldiğini ifade etti. Torero, çiftçilerin hem gübre fiyatlarındaki artış hem de yakıt maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle “çifte baskı” altında kaldığını söyledi. Yakıtın üretim zincirinin her aşamasında kullanıldığını hatırlatan Torero, bu durumun gıda üretimini doğrudan etkilediğinin altını çizdi. Torero, sınırlı kaynaklar nedeniyle çiftçilerin daha az gübre kullanmak zorunda kaldığını ya da daha az gübre gerektiren ürünlere yöneldiğini dile getirdi.
FAO’ya göre savaşın ilk etkisi tarımsal üretimde ortaya çıkacak. Önümüzdeki hasat döneminde verimin düşmesinin beklendiğini belirten Torero, çatışmaların bir ay içinde sona ermesi halinde bazı ülkelerin yüksek gübre ve yakıt stokları sayesinde bu etkileri sınırlayabileceğini ancak savaşın üç ayı aşması ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması durumunda etkilerin küresel ölçekte ağırlaşacağını vurguladı. Torero, bu durumda üretimde düşüş yaşanacağını, ABD, Brezilya ve Avustralya gibi ihracatçı ülkeler üzerindeki baskının artacağını ifade etti. Torero, ayrıca petrol fiyatlarının yükselmesinin bazı çiftçileri biyoyakıt üretimine yöneltebileceğini, bunun da gıda fiyatlarını daha da artırabileceğini söyledi.
GIDA FİYATLARI ARTACAK
İran’ın savaş öncesinde de yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya olduğunu ve çatışmaların bu durumu daha da ağırlaştırdığını kaydeden Torero, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin büyük ölçüde gıda ithalatına bağımlı olduğunu ve sevkiyatların aksaması nedeniyle ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini dile getirdi.
AFRİKA ÜLKELERİ RİSK ALTINDA
FAO yetkilileri, Sri Lanka ve Bangladeş’in pirinç hasadı döneminde olduğu için gübre ve yakıt sıkıntısından doğrudan etkileneceğini bildirdi. Kenya ve Somali gibi Sahra altı Afrika ülkelerinin ise gübre ithalatına yüzde 22 ila 31 oranında bağımlı olduğunu aktaran FAO, bu nedenle risk altında bulunduğunu kaydetti.
SAVAŞIN GÖÇMEN İŞÇİLERE ETKİLERİ
Savaşın göçmen işçiler üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Torero, Güney Asya ve Doğu Afrika’dan gelen işçilerin Körfez ülkelerinde çalıştığını ve havaalanları ile ticari merkezlerin hedef alınmasının bu işçilerin gelirlerini etkilediğini söyledi. Torero, uçuşların durması ve ekonomik faaliyetlerin aksaması halinde bu işçilerin ailelerine gönderdikleri paranın azalacağını ve bunun da bu gelirlerin önemli bir paya sahip olduğu ülkeleri doğrudan etkileyeceğini söyledi. Gıda sistemlerinin enerji ve ulaşım kadar stratejik bir alan olarak ele alınması gerektiğini belirten Torero, bu alana yapılacak yatırımların küresel krizlerin etkisini azaltmada belirleyici olacağını söyledi.
ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Uluslararası topluma çağrıda bulunan FAO, krizle başa çıkmak için somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak için alternatif ticaret yollarının geliştirilmesini öneren FAO, ayrıca ithalata bağımlı ve düşük gelirli ülkeler için acil gıda yardımı, finansal destek ve hedefli sübvansiyonların sağlanması gerektiğini bildirdi. Kurum, çiftçilerin üretimi sürdürebilmesi için finansman desteğinin artırılması gerektiğini vurguladı. FAO, ülkelerin ithalat kaynaklarını çeşitlendirmesi ve bölgesel iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini de belirtti. FAO, uzun vadede daha dayanıklı bir tarım sistemi oluşturulması için sürdürülebilir yerel üretime yatırım yapılması ve gübreye alternatif yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
MA