ABDEST SUYU DEĞİL, VİCDAN KİRLİ

Süleyman Turan Yazdı:“Sessizliğin Bedeli: Ortadoğu”

YAŞAM - 18-04-2026 10:10

Ortadoğu’da akan kanın rengi değişmiyor, sadece aktörlerin isimleri değişiyor. Dün başka bir bayrak altında yürütülen hesaplar, bugün başka güçlerin gölgesinde sürdürülüyor. Ama sonuç aynı: yıkım, gözyaşı ve kaybeden yine halklar.
“KAN ÜZERİNDEN KURULAN DÜZEN”
Bugün bölgede konuşulan mesele sadece İsrail, ABD ya da İran ekseninde bir güç mücadelesi değil. Asıl mesele, Ortadoğu coğrafyasının yıllardır süren sistematik bir şekilde zayıflatılmasıdır. Bir yanda doğrudan askeri müdahaleler, diğer yanda vekalet savaşları… Hepsi aynı büyük oyunun parçaları.
“İBADET DEĞİL, İTAAT MESELESİ”
Irak yıllarca işgalin enkazında kaldı. Suriye paramparça edildi. Lübnan krizden krize sürüklendi. Libya hâlâ istikrarsızlığın pençesinde. Şimdi ise gözler Hürmüz Boğazı gibi stratejik noktalara çevrilmiş durumda. Enerji yolları, ticaret hatları ve jeopolitik üstünlük üzerinden yürütülen bu mücadelede, bölge ülkeleri çoğu zaman kendi iradeleriyle değil, büyük güçlerin çizdiği sınırlar içinde hareket etmek zorunda kalıyor.
Ancak burada asıl sorgulanması gereken sadece dış aktörler değil. “Amerikan suyuyla abdest almak” metaforu, aslında bazı İslam ülkelerinin bağımsız politika üretememesine yönelik sert bir eleştiridir. Kendi coğrafyasında yaşanan zulme karşı sessiz kalan, hatta zaman zaman bu düzenin bir parçası haline gelen yönetimlerin samimiyeti tartışılır hale gelmiştir.
“ORTADOĞU’DA İKİYÜZLÜLÜK DÜZENİ”
Kâbe’ye gitmek, Emevi Camii’nde namaz kılmak elbette bir inanç meselesidir. Ancak inanç ile siyaset arasındaki uçurum her geçen gün daha da derinleşiyor. Bir yanda kutsal değerler üzerinden söylem üretenler, diğer yanda bu değerlerle çelişen politikaların içinde yer alanlar…
“KUTSAL SÖZLER, KİRLİ SİYASET”
Okullara düşen bombalar, hayatını kaybeden çocuklar, yerinden edilen milyonlar… Bunların hiçbirinin izahı “güvenlik”, “strateji” ya da “önleyici saldırı” kavramlarıyla yapılamaz. Sivil hedeflere yönelik saldırılar, hangi ülke tarafından yapılırsa yapılsın, insanlık suçudur.
Bugün Ortadoğu’da yaşananlar bir ileri bir geri vites yapan politikaların sonucudur. Dün düşman ilan edilenler bugün müttefik, bugün dost görülenler yarın hedef haline gelebiliyor. Bu tutarsızlık, en çok da bölge halklarına zarar veriyor.
“GÜÇ OYUNU, KAYIP İNSANLIK”
Sonuç olarak; mesele sadece kimin güçlü olduğu değil, kimin ne kadar ilkesizleştiğidir. Eğer bir coğrafyada adalet yoksa, orada ibadetin de, söylemin de, ittifakın da gerçek bir anlamı kalmaz. Çünkü adaletin olmadığı yerde ne siyaset sahicidir ne de inançların temsili.

Günün Diğer Haberleri