Kibarlık mı, Kabalık mı?

MUAZZEZ TOĞRUL

11-09-2025 11:08

Kibarlık, nezaket, naiflik kelimeleri yakın anlamlı sözcüklerdir. İletişimin olmazsa olmazlarındandır. Bağırış, çağırış, azar yine yakın anlamlı sözcüklerdir. İlk üç sözcük beyaz ise diğer üç sözcük siyahtır.

Toplumumuzda hangisi daha geçerlidir. Sözde kibarlık, nezaket, naiflik geçerliymiş gibidir. Ama ne acıdır ki söz dinletmek, iş yaptırmak istenirse bağırıp, çağırmak azarlamak daha çok işe yarar.

Halbuki tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır denir. Artık tatlı dilli olduğunuzda salak yerine konulduğunuz çok olur. Kibarlığınızı her şeye rağmen korursanız daha da salak yerine konulursunuz. Bunu görebilmek de zeka ister, oda vardır ki tespitler yerindedir.

Neden bu böyledir? Karşınızda sizi anlayan yoksa nezaketiniz suistimal edilir. Kaba saba bir insanla iletişim kurduğunuzda nezaketinizi korumanız saygısızlık görmenize neden olur. Siz kibarlaştıkça karşıdaki daha da kabalaşır. Çünkü değerinizi anlayacak kapasitesi yoktur.

Sizinle aynı kalitede ve donanımda olan biriyle tartışırsanız bunun ne kazananı ne kaybedeni olur, ortaya harika işler çıkar. Ama sizinle aynı donanıma sahip olmayan biriyle tartışırsanız sonu kavgaya hatta küslüğe kadar gider.

İletişim şeklinin kalitesi, eğitim seviyesi ile doğru orantılıdır. Ama bu her zaman böyle olacak anlamına gelmez. İyi eğitim görmüş biri kabalaşırsa daha çok şaşırırız. Kabalık hiç kimseye yakışmaz hele ki eğitimli birine hiç yakışmaz.

Para karşılığında hizmet alınan kişilere davranış şekli, apaçık nasıl biri olduğunuzu ortaya çıkarır.

Masanıza çayınızı, kahvenizi getirenlere teşekkür etmek sıradandır. Bu nezaketi gösteren azaldığı için bu davranışı sergilediğinizde konumunuz farklılaşır. Oysa olması gereken budur.

Mantık çerçevesinde hareket edilirse kibarlık kolaydır. Ama işin içine duygular girerse durum değişir. Kendini akıllı zanneden biri kibarlığınızı suistimal ettiğinde sakin kalmak zor iştir.

Eğer ki duyguyu bir tarafa bırakılır, davranış mantık çerçevesinde ele alınırsa gerçek görülür, böylece tahriklere gelinmez, kendi akıl sağlığınız da korunmuş olur.

Eeee!  Yaptığı yanına kar mı kalacak? İki çift laf edemeyecek miyiz? dediğinizi duyar gibiyim. İki çift laf etmezseniz daha mutlu olunur. Asıl o zaman karşınızdakinin aklıyla dalga geçilir.

Kişisel gelişim kitapları boşuna yazılmamıştır. Onca akıl boşuna verilmemiştir. Yaşanmışlıklardan ders çıkarılır ise azıcık da çabayla insanın yapamayacağı şey yoktur.

Ne olursa olsun kibarlık, nezaket, naiflik kazanacaktır. Aksi eğitimsiz ilkel insanların davranışıdır.

                                                                               Muazzez TOĞRUL

DİĞER YAZILARI SAVAŞIN EN AĞIR YÜZÜ 01-01-1970 03:00 TUTUNMAK 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÇAĞ? 01-01-1970 03:00 SAHİ DOSTLUK NEYDİ? 01-01-1970 03:00 ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ (AVM) 01-01-1970 03:00  ŞİİR 01-01-1970 03:00 KONFOR ALANI 01-01-1970 03:00 BAŞARILI OLMANIN ALTIN KURALLARI 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN OLMAK 01-01-1970 03:00 ESNAFLAR 01-01-1970 03:00 DOLMUŞ 01-01-1970 03:00 BEKLENTİ 01-01-1970 03:00 DEDİKODU 01-01-1970 03:00 YAŞAM VE ÖLÜM 01-01-1970 03:00 KİMİ OKUYALIM? 01-01-1970 03:00 KİRACILIK 01-01-1970 03:00 ÇIĞLIK 01-01-1970 03:00 YAZ TATİLİ 01-01-1970 03:00 CAN SIKINTISI 01-01-1970 03:00 AKRABALIK İLİŞKİLERİ 01-01-1970 03:00 YAZAR HAYATLARI 01-01-1970 03:00 HAYATIN ANLAMI 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 PEMBE HANIM “PİNKO” 01-01-1970 03:00 GEÇİP GİDEN BAYRAM 01-01-1970 03:00 8 MART’IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 DUYGULARIMIZ 01-01-1970 03:00 KURALLAR, KURALLAR, KURALLAR 01-01-1970 03:00 DEPREMİN YARALARI SARILDI MI? 01-01-1970 03:00 İŞİMİ YAPARKEN 01-01-1970 03:00