BASİTLİKTEN KALİTEYE

MUAZZEZ TOĞRUL

16-03-2026 15:14

      Bugünlerde kaliteye takmış durumdayım. Etrafımda olup bitenlere “nasıldır” diye inceliyorum; nasıl olması gerektiğini de düşünmeden edemiyorum.

         Nereye, kime, neye baksam bayağılık akıyor. Sağım kalitesizlik, solum kalitesizlik.

         Bugün bir sınava girdim. Sınava giriş evrakım poşet dosyada duruyordu. Kapıda görevli memur beni dövecek sandım. Poşet dosya ile sınav salonuna giremezmişim.

         Başka bir memur kulağımdaki pirsing (piercing) küpeyi çıkarttırdı. Oysaki sınav evrakında “girilebilir” yazıyordu.

         Nitekim girdiğim sınav benim için hayati bir sınav değildir. Ama hayati önem taşıyan gençlerin girdiği bir sınav olsaydı, kapıdan girişte olumsuz etkilenebilirlerdi.

         Yine sınavdan devam edeyim. Sınav salonunda aydınlatma yetersiz, sıralar çok sıkışıktı. Üstelik burası bir üniversiteydi.

         Ön sırada oturan sınav adayı ağır bir parfüm kullanmıştı; başım döndü, midem bulandı. Zaten hava soğuktu; cam açsak bizim halkımız hemen üşür, kapattırır.

         Salon görevlileri ilk başta ciddiydiler, fazla konuşmadılar. Ama sınavın ilk yarısından sonra hem birbirleriyle hem de tanıdık bir sınav adayıyla sohbet ettiler. Dikkatim dağıldı ve uyarmak zorunda kaldım.

         Sınav bitti, çıkarken yanımızda zorunlu olarak getirdiğimiz araba anahtarını girişte koyduğum karton kutuyu bulamadım. Eyvah!.. Dışarda, kapının önündeydi; içeriye almışlar, kutu yırtılmış, anahtarlar etrafa saçılmıştı.

         Benim bir günümden akılda kalanlar. Sonuç her taraftan bir kalitesizlik akıyor. Ben bu sınava girmek için ücret ödedim. Daha kaliteli bir muameleyi ve ortamı hak ediyorum. Ne yazık ki sonuç ortada!

         Yazdıklarımdan bir kurum ya da kişileri eleştirdiğim anlaşılmasın. Buna benzer durumlar her yerde karşımıza çıkıyor. Kalitesizlik her yerde.

         Dedim ya, olan ve olması gereken şeklinde bakıyorum.

Aynı hikayeyi olması gereken şeklinde yeniden yazıyorum.

         Kapıdan sırayla alınırken, görevli memur poşet dosyayı nereye bırakabileceğimi nazikçe gösterdi.

         Yanımızda getirdiğimiz araba anahtarı, cüzdan, telefon gibi eşyalarımızı emanet dolaplarına bıraktık.

         Basit takılar sınav evrakında yazdığı gibi sorun oluşturmadı.

         Sınav salonu en fazla yirmi kişilikti. Oldukça temiz ve aydınlıktı.

         Sınav esnasında görevliler, kendi aralarında fısıldaşmıyor, dikkat dağıtmıyor, profesyonelce hareket ediyorlardı.

         Sınava giren adaylar temiz giyimliydiler. Parfüm kokuları kimseyi rahatsız etmeyecek düzeyde hafif ve tazeleyiciydi.

         Son yazdıklarım çok mu zor yapılamayacak şeyler mi?

         Bizler insan olarak bu kaliteyi hak etmiyor muyuz?

         Yazdıklarım basit gibi düşünülebilir. Bu basitlikler bulaşıcı hastalık gibidir, yayılır gider. Sonuç kaba saba toplumdur.

         Dünyada onca acı, zulüm, gözyaşı varken benim yazdıklarım “devede kulak kalır” dediğinizi duyar gibiyim.

         Her ne oluyorsa zaten sorunları küçümsediğimizden olur. Her birimiz kendi hayatımızda kalite bilincini benimseyerek, daha saygılı, daha adil ve daha nitelikli bir toplumun inşasına katkıda bulunabiliriz.

         Küçük sorunlar büyük sorunları doğurur. Görmezden gelinen sorunlar çığ gibi büyüyüp üstümüze gelmeden önce, çözüm üretme ve harekete geçme sorumluluğunu üstlenmeliyiz.

         Sorumluluk almak kendimize olan saygımızın gereğidir.

                                                     MUAZZEZ TOĞRUL

DİĞER YAZILARI HAYAT MÜCADELE ETMEKTİR 01-01-1970 03:00 ZAMANA DUR DEMEK OLMAZ 01-01-1970 03:00 GÖSTERİ SANATI TİYATRO 01-01-1970 03:00 BABAM VE ALS FARKINDALIK GÜNÜ 01-01-1970 03:00 YAZAR DEYİP GEÇMEYELİM 01-01-1970 03:00 BAHANELER 01-01-1970 03:00 SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR 01-01-1970 03:00 YARAYI KAŞIYANLAR 01-01-1970 03:00 İYİ İNSAN KİMDİR? 01-01-1970 03:00 SABAH OLUP UYANINCA 01-01-1970 03:00 ÖZLEMMM 01-01-1970 03:00 BAŞARIYA GİDEN YOLDA 01-01-1970 03:00 DÜRÜSTRLÜK OL, DÜRÜST KAL 01-01-1970 03:00 SAVAŞIN EN AĞIR YÜZÜ 01-01-1970 03:00 TUTUNMAK 01-01-1970 03:00 NASIL BİR ÇAĞ? 01-01-1970 03:00 SAHİ DOSTLUK NEYDİ? 01-01-1970 03:00 ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ (AVM) 01-01-1970 03:00  ŞİİR 01-01-1970 03:00 KONFOR ALANI 01-01-1970 03:00 BAŞARILI OLMANIN ALTIN KURALLARI 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN OLMAK 01-01-1970 03:00 ESNAFLAR 01-01-1970 03:00 DOLMUŞ 01-01-1970 03:00 BEKLENTİ 01-01-1970 03:00 DEDİKODU 01-01-1970 03:00 Kibarlık mı, Kabalık mı? 01-01-1970 03:00 YAŞAM VE ÖLÜM 01-01-1970 03:00 KİMİ OKUYALIM? 01-01-1970 03:00 KİRACILIK 01-01-1970 03:00 ÇIĞLIK 01-01-1970 03:00 YAZ TATİLİ 01-01-1970 03:00 CAN SIKINTISI 01-01-1970 03:00 AKRABALIK İLİŞKİLERİ 01-01-1970 03:00 YAZAR HAYATLARI 01-01-1970 03:00 HAYATIN ANLAMI 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 PEMBE HANIM “PİNKO” 01-01-1970 03:00 GEÇİP GİDEN BAYRAM 01-01-1970 03:00 8 MART’IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 DUYGULARIMIZ 01-01-1970 03:00 KURALLAR, KURALLAR, KURALLAR 01-01-1970 03:00 DEPREMİN YARALARI SARILDI MI? 01-01-1970 03:00 İŞİMİ YAPARKEN 01-01-1970 03:00