Şanlıurfa'daki gelir dağılımı meclis gündemine taşındı

Geçtiğimiz hafta açıklanan TÜİK verilerine göre il bazında kişi başına düşen gelir miktarına bakıldığında Şanlıurfa en düşük pay alan illerden birisi oldu. Yaşanan bu durum meclis gündemine taşındı.

1181 kez okundu.
Şanlıurfa'daki gelir dağılımı meclis gündemine taşındı

Geçtiğimiz hafta açıklanan TÜİK verilerine göre il bazında kişi başına düşen gelir miktarına bakıldığında Şanlıurfa en düşük pay alan illerden birisi oldu ve sondan ikinci sırada yer aldı.

Konuyla alakalı HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'ın yanıtlaması istemiyle meclise soru önergesi sundu.

İşte o soru önergesi:

Türkiye ekonomisi, yüksek işsizlik, enflasyon/hayat pahalılığı, yoksulluk, dışa bağımlılık ve cari açık gibi birçok yapısal problemin yanı sıra bölgesel eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin derinden yaşandığı bir yapıya sahiptir. Resmi istatistiklere göre, Kürtlerin yoğunluklu yaşadığı kentler ekonomik gelişkinlik göstergeleri açısından en geri sıralarda yer almaktadır. Bölgedeki kentlerin büyük bir kısmı düşük yatırım oranları, ticari faaliyetlerin kısıtlı olması, yetersiz gelir, istihdam oranının düşüklüğü, işsizliğin Türkiye ortalamasının çok üzerinde olması gibi temel ekonomik sorunlara sahiptir. Son olarak TÜİK tarafından açıklanan ‘’İl Bazında Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’’ verileri bu adaletsizliği ve eşitsizliği daha net ortaya koymaktadır. Bölge bazlı istatistiki veriler incelendiğinde Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı iller milli gelirden en az pay alan iller olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, İstanbul’da yaşayan bir vatandaş Ağrı’da yaşayan bir vatandaşın 5 katından fazla gelir elde etmektedir.

TÜİK tarafından açıklanan ‘’İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2019’’ verilerine göre Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’dan (GSYH) en yüksek payı %30,7 ile İstanbul almıştır. İl düzeyinde cari fiyatlarla GSYH hesaplamalarına göre; 2019 yılında İstanbul 1 trilyon 327 milyar 452 milyon TL ile en yüksek GSYH'ye ulaşmış ve toplam GSYH'den % 30,7 pay almıştır. İstanbul'u, 395 milyar 731 milyon TL ve %9,2 pay ile Ankara, 263 milyar 38 milyon TL ve % 6,1 pay ile İzmir izlemiştir. GSYH'den en yüksek payı alan ilk beş il, 2019 yılında toplam GSYH'nin % 53,7'sini oluşturmuştur. İstanbul dahil ilk 5 ilin oranları böyle iken vekili olduğum Şanlıurfa'nın payı- %0,02 seviyesinde kalmıştır. Bu istatistik, milli gelirin dengeli dağıtılmadığının önemli bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Milli gelir refah göstergesi olarak kabul edildiğinden, kişi başına düşen gelirin miktarı bize aynı zamanda yaşam kalitesini de göstermektedir. İl bazında kişi başına GSYH’de; İstanbul 86 bin 798 TL ile ilk sırada yer alırken, onu 81 bin 228 TL ile Kocaeli ve 71 bin 27 TL ile Ankara izlemektedir. Son üç sırada ise; 18 bin 708 TL ile Van, 17 bin 465 TL ile Şanlıurfa ve 16 bin 727 TL ile Ağrı gibi illeri yer almaktadır.  Şanlıurfa ise 17 bin 465 TL ve 3075 dolar ile milli gelirden en düşük pay alan illerden 2. sırada yer almaktadır. Şanlıurfa TL bazında, 2018 yılında 15 bin 758 TL’den 2019 yılında 17 bin 465 TL’ye yükselmiş olsa da dolar bazında kişi başına geliri 267 dolar azalarak, 3342 dolardan 3075 dolara düşmüştür.  Aynı zamanda Şanlıurfa gelir dağılımı eşitsizliğinin en yüksek olduğu bölgelerden birisidir.

Ayrıca TÜİK’in 4 Kasım 2015 tarihinde yayımladığı bültende yer alan ve bölgelere ve illere göre tüketim harcamalarının dağılımını içeren araştırmasına göre tek başına İstanbul ili tüm bölgenin 13 katı daha fazla toplam ülke tüketiminden pay almaktadır. Buna göre; (2012-2014) yılları arasında yapılmış olan toplam hanehalkı tüketim harcamalarının yaklaşık %25’i tek başına İstanbul’da, %14,6’sı Ege Bölgesi’nde, %12’si Akdeniz Bölgesi’nde; buna karşılık sadece %1,9’u Erzurum, Ağrı, Kars ve Iğdır’ın aralarında bulunduğu Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde gerçekleşmiştir. Buna Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri de katıldığında bu oran ancak %10,7’ ye çıkabilmiştir.

Bu bölgelerde tüketim harcamalarının çok önemli bir kısmı konut (kira), gıda gibi kalemlere ayrıldığından eğitim, eğlence ve kültür gibi harcamalar için geriye para kalmamakta ve eğitim harcamalarına sadece %1,1 pay ayrılabilmektedir.

Bu bağlamda;

1)    Milli gelirden en az pay alan illerin bölge illeri olmasını Bakanlığınız nasıl gerekçelendirmektedir?

2)      İllerin ve bölgesel gelir eşitsizliklerinin sebeplerinin neler olduğuna dair çalışmalarınız mevcut mudur?

3)      İl ve bölge bazlı eşitsizliklerin giderilmesi için bir çalışmanız var mıdır, varsa kapsamı nedir?

Urfa’daki onkoloji yetersizliği meclise taşındı! Bakan Koca'ya soruldu

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan tarafından Anayasa’nın 98. İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ömer ÖCALAN Şanlıurfa Milletvekili

Türkiye ekonomisi, yüksek işsizlik, enflasyon/hayat pahalılığı, yoksulluk, dışa bağımlılık ve cari açık gibi birçok yapısal problemin yanı sıra bölgesel eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin derinden yaşandığı bir yapıya sahiptir. Resmi istatistiklere göre, Kürtlerin yoğunluklu yaşadığı kentler ekonomik gelişkinlik göstergeleri açısından en geri sıralarda yer almaktadır. Bölgedeki kentlerin büyük bir kısmı düşük yatırım oranları, ticari faaliyetlerin kısıtlı olması, yetersiz gelir, istihdam oranının düşüklüğü, işsizliğin Türkiye ortalamasının çok üzerinde olması gibi temel ekonomik sorunlara sahiptir. Son olarak TÜİK tarafından açıklanan ‘’İl Bazında Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’’ verileri bu adaletsizliği ve eşitsizliği daha net ortaya koymaktadır. Bölge bazlı istatistiki veriler incelendiğinde Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı iller milli gelirden en az pay alan iller olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, İstanbul’da yaşayan bir vatandaş Ağrı’da yaşayan bir vatandaşın 5 katından fazla gelir elde etmektedir.

TÜİK tarafından açıklanan ‘’İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2019’’ verilerine göre Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’dan (GSYH) en yüksek payı %30,7 ile İstanbul almıştır. İl düzeyinde cari fiyatlarla GSYH hesaplamalarına göre; 2019 yılında İstanbul 1 trilyon 327 milyar 452 milyon TL ile en yüksek GSYH'ye ulaşmış ve toplam GSYH'den % 30,7 pay almıştır. İstanbul'u, 395 milyar 731 milyon TL ve %9,2 pay ile Ankara, 263 milyar 38 milyon TL ve % 6,1 pay ile İzmir izlemiştir. GSYH'den en yüksek payı alan ilk beş il, 2019 yılında toplam GSYH'nin % 53,7'sini oluşturmuştur. İstanbul dahil ilk 5 ilin oranları böyle iken vekili olduğum Şanlıurfa'nın payı- %0,02 seviyesinde kalmıştır. Bu istatistik, milli gelirin dengeli dağıtılmadığının önemli bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Milli gelir refah göstergesi olarak kabul edildiğinden, kişi başına düşen gelirin miktarı bize aynı zamanda yaşam kalitesini de göstermektedir. İl bazında kişi başına GSYH’de; İstanbul 86 bin 798 TL ile ilk sırada yer alırken, onu 81 bin 228 TL ile Kocaeli ve 71 bin 27 TL ile Ankara izlemektedir. Son üç sırada ise; 18 bin 708 TL ile Van, 17 bin 465 TL ile Şanlıurfa ve 16 bin 727 TL ile Ağrı gibi illeri yer almaktadır.  Şanlıurfa ise 17 bin 465 TL ve 3075 dolar ile milli gelirden en düşük pay alan illerden 2. sırada yer almaktadır. Şanlıurfa TL bazında, 2018 yılında 15 bin 758 TL’den 2019 yılında 17 bin 465 TL’ye yükselmiş olsa da dolar bazında kişi başına geliri 267 dolar azalarak, 3342 dolardan 3075 dolara düşmüştür.  Aynı zamanda Şanlıurfa gelir dağılımı eşitsizliğinin en yüksek olduğu bölgelerden birisidir.

Ayrıca TÜİK’in 4 Kasım 2015 tarihinde yayımladığı bültende yer alan ve bölgelere ve illere göre tüketim harcamalarının dağılımını içeren araştırmasına göre tek başına İstanbul ili tüm bölgenin 13 katı daha fazla toplam ülke tüketiminden pay almaktadır. Buna göre; (2012-2014) yılları arasında yapılmış olan toplam hanehalkı tüketim harcamalarının yaklaşık %25’i tek başına İstanbul’da, %14,6’sı Ege Bölgesi’nde, %12’si Akdeniz Bölgesi’nde; buna karşılık sadece %1,9’u Erzurum, Ağrı, Kars ve Iğdır’ın aralarında bulunduğu Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde gerçekleşmiştir. Buna Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri de katıldığında bu oran ancak %10,7’ ye çıkabilmiştir.

Bu bölgelerde tüketim harcamalarının çok önemli bir kısmı konut (kira), gıda gibi kalemlere ayrıldığından eğitim, eğlence ve kültür gibi harcamalar için geriye para kalmamakta ve eğitim harcamalarına sadece %1,1 pay ayrılabilmektedir.

Bu bağlamda;

  1. Milli gelirden en az pay alan illerin bölge illeri olmasını Bakanlığınız nasıl gerekçelendirmektedir?
  2. İllerin ve bölgesel gelir eşitsizliklerinin sebeplerinin neler olduğuna dair çalışmalarınız mevcut mudur?
  3. İl ve bölge bazlı eşitsizliklerin giderilmesi için bir çalışmanız var mıdır, varsa kapsamı nedir?
  4. Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı illerin birçok göstergede geri kalmasının sebepleri nelerdir?
  5. Gelir dağılımındaki bu adaletsizliği gidermek için hangi mali politikaları ve hangi araçları kullanmayı düşünüyorsunuz? Bunları nasıl kullanmayı düşünüyorsunuz?

 

Urfa'daki gelir dağılımı meclis gündemine taşındı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TÜİK'in yeni başkanı belli oldu
TÜİK'in yeni başkanı belli oldu
Siirt’te silahlı kavga
Siirt’te silahlı kavga