Kalkınma Yolu mu, Oyalama Yolu mu Sayın Bakan?

Süleyman Turan Yazdı: Başroller değişiyor ama hikâye değişmiyor

YAŞAM - 11-02-2026 23:07

Türkiye’de son yılların en gözde kavramı “mega proje.” Her açıklama büyük, her hedef iddialı, her sunum parlak. Son günlerde gündeme gelen “Kalkınma Yolu” projesi de bunlardan biri. İsmi güçlü. Mesajı net: Türkiye büyüyecek, ticaret hızlanacak, limanlar, yollar, demir ağlar birleşecek.

Peki Şanlıurfa ne olacak?

Şanlıurfa yine kenardan mı izleyecek?

Şanlıurfa yine “sırada” mı kalacak?

İşte tam da bu noktada soruyoruz:

Kalkınma Yolu mu, oyalama yolu mu Sayın Bakan?

Çünkü Şanlıurfa, yıllardır aynı senaryoyu izliyor. Başroller değişiyor ama hikâye değişmiyor. Yatırım projeleri anlatılıyor, haritalar gösteriliyor, vaatler sıralanıyor, cümleler süsleniyor… Sonra dönüp dolaşıp Şanlıurfa yine unutuluyor.

Bir şehir düşünün…

Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip illerinden biri.

Tarımda ülkenin en güçlü merkezlerinden biri.

Göbeklitepe gibi dünya mirasına ev sahipliği yapan bir kültür hazinesi.

İnanç turizminin kalbi.

Ama iş hizmete gelince hep aynı tablo: Bekleyiş.

Şanlıurfa’nın kaderi adeta “bekle” komutuna bağlanmış.

Şimdi hızlı tren meselesine bakalım.

2018’den bu yana Şanlıurfa’ya Yüksek Hızlı Tren konuşuluyor. Sekiz yıl geçti. Sekiz yılda dünyada şehirler değişti, ulaşım sistemleri yenilendi, teknoloji çağ atladı. Bizde ise hâlâ aynı cümleler dönüp duruyor:

“Gündemimizde.”

“Çalışmalar sürüyor.”

“Planlama aşamasında.”

Peki soralım:

Nerede bu çalışmalar?

Hangi aşama bu?

Kaç yıl sürecek bu planlama?

Şanlıurfa artık şunu anladı: Bu şehirde projeler hızlı değil, sözler hızlı. Hızlı trenin kendisi gelmiyor ama açıklamaları her yıl “hızla” geliyor.

Şimdi bir de haritaya bakalım.

Gaziantep’e hat var.

Kahramanmaraş var.

Adana’ya var.

Mersin’e var.

Konya’ya var.

Kayseri’ye var.

Hatlar büyüyor, projeler genişliyor.

Peki Şanlıurfa?

Şanlıurfa yok.

Bu artık tesadüf değil.

Bu artık gecikme değil.

Bu düpedüz tercihtir.

Ve bu tercihin adı da “kalkınma” olamaz.

Sayın Bakan, Şanlıurfa size şunu soruyor:

Türkiye raylarla büyürken, Şanlıurfa neden hep dışarıda?

Şanlıurfa’nın suçu ne?

Şanlıurfa fazla mı sabırlı?

Şanlıurfa fazla mı sessiz?

Şanlıurfa fazla mı “nasıl olsa idare eder” diye görülüyor?

Çünkü Şanlıurfa’nın yaşadığı şey hizmet eksikliği değil; açıkça bir görmezden gelinmedir. Bu şehir yıllardır projelerle değil, vaatlerle yönetiliyor.

Şanlıurfa’nın önüne hep aynı şey konuluyor: Söz.

Sözün olduğu yerde icraat yoksa, o söz artık vaat değildir.

O söz, oyalamadır.

Şimdi Kalkınma Yolu projesi konuşuluyor.

Evet, Türkiye için önemli olabilir.

Ama Şanlıurfa’nın hafızası güçlüdür.

Bu şehir daha önce de çok “kalkınma” kelimesi duydu.

Çok “vizyon” kelimesi duydu.

Çok “müjde” kelimesi duydu.

Peki sonuç ne oldu?

Şanlıurfa yine kara yoluna mahkûm kaldı.

Şanlıurfa yine lojistikte geride bırakıldı.

Şanlıurfa yine turizmde potansiyelini tam kullanamadı.

Şanlıurfa yine göç verdi.

Şanlıurfa yine gençlerini başka şehirlere uğurladı.

Çünkü ulaşım yoksa yatırım gelmez.

Yatırım yoksa iş olmaz.

İş yoksa genç kalmaz.

Genç kalmazsa gelecek kalmaz.

Bu zincirin halkaları kırıldığında kaybeden sadece Şanlıurfa olmaz. Kaybeden Türkiye olur.

Şimdi açık konuşalım.

Kalkınma yolu diyorsunuz.

Ama Şanlıurfa’ya uğramayan yol, kalkınma yolu değildir.

Şanlıurfa’nın adını haritaya yazmayan plan, kalkınma planı değildir.

Şanlıurfa’yı yatırım listesinde son sıraya atan anlayış, kalkınma anlayışı değildir.

Bu olsa olsa “bazıları kalkınsın, bazıları beklesin” anlayışıdır.

Bu olsa olsa “oyalama yolu”dur.

Çünkü Şanlıurfa yıllardır şunu görüyor:

Komşu iller projelerle büyüyor.

Şanlıurfa açıklamalarla oyalanıyor.

Komşu iller temel atıyor.

Şanlıurfa basın bülteni dinliyor.

Komşu iller ray döşüyor.

Şanlıurfa sabır tüketiyor.

Şimdi soruyoruz Sayın Bakan:

Bu şehir ne zaman hatırlanacak?

Bu şehir ne zaman kalkınma projelerinin içinde gerçek anlamda yer alacak?

Bu şehir ne zaman haritalarda sadece bir nokta değil, bir merkez olarak görülecek?

Şanlıurfa artık müjde istemiyor.

Şanlıurfa artık fotoğraf istemiyor.

Şanlıurfa artık toplantı istemiyor.

Şanlıurfa takvim istiyor.

Şanlıurfa temel istiyor.

Şanlıurfa şantiye istiyor.

Şanlıurfa ray istiyor.

Çünkü artık bu şehir şunu çok iyi biliyor:

Şanlıurfa’ya hızlı tren gelmiyorsa mesele tren değil, mesele oyalamadır.

Ve Sayın Bakan…

Şanlıurfa’yı oyalamak, bir şehri değil; bir bölgenin geleceğini ertelemektir.

Günün Diğer Haberleri