Trump: İran'ın nükleer programını dağların enkazının altına gömdük

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada ABD ekonomisi, göç ve suçla mücadele, İran'ın nükleer programı, Gazze, Rusya-Ukrayna savaşı, Venezuela, Küba, Grönland, NATO ve Birleşmiş Milletler'e ilişkin değerlendirmeler yaptı.

DÜNYA - 22-09-2026 18:23

ABD Başkanı Trump, BM 81. Genel Kurulu'nun New York'taki genel görüşmelerinde konuştu. Trump, konuşmasında ABD'nin ekonomik ve askeri gücünün arttığını savunurken, yönetiminin İran, Gazze, Ukrayna, Venezuela ve Batı Yarım Küre'deki gelişmelere yönelik politikalarını anlattı.

Trump, ABD'nin “geri döndüğünü” belirterek, “Amerika Birleşik Devletleri yükselirken gücümüz artıyor. Ülkemiz hiç olmadığı kadar başarılı ve geleceğimiz çok ama çok parlak” dedi.

ABD ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, göreve gelmesinden bu yana 1 milyondan fazla özel sektör istihdamı oluşturulduğunu söyledi. ABD'deki yoksulluk oranının tarihinin en düşük seviyesine gerilediğini savunan Trump, geçen yıl 1 milyondan fazla Amerikalının yoksulluktan çıkarıldığını belirtti.

Trump, Afrikalı Amerikalılar ve İspanyol kökenli Amerikalılar arasındaki yoksulluk oranlarının da rekor düzeyde gerilediğini ifade etti. Reel Amerikan hane gelirinin ortalama 87 bin dolara yükseldiğini belirten Trump, bunun ilk dönemindeki rekorun da üzerinde olduğunu söyledi.

Göreve geldiği ilk günden itibaren ticaretin önündeki engelleri kaldırmak ve vergi indirimleri gerçekleştirmek için çalıştığını belirten Trump, uygulamalar sonucunda ABD'ye tarihte görülmemiş miktarda yatırım geldiğini savundu.

ABD borsalarının son 12 ay içerisinde 80 kez tüm zamanların rekor seviyesini gördüğünü söyleyen Trump, dünyanın farklı bölgelerinden ABD'ye 21 trilyon dolarlık yeni yatırım sözü alındığını açıkladı. Trump, önceki yönetimin dört yıllık döneminde bu rakamın 1 trilyon dolar olduğunu savunarak, “İki yıl önce ülkemiz ölmüş gibiydi, ancak şimdi dünyanın en ateşli, en sıcak ülkesi haline geldik” ifadelerini kullandı.

“16 ay içerisinde tek bir yasa dışı göçmen giremedi”

Trump, ABD-Meksika sınırına ilişkin olarak da “Sınırlarımız en güvensiz haldeyken şimdi davetsiz hiç kimsenin giremediği en güvenli sınırlar haline geldi” dedi.

Göreve gelmesinden bu yana 16 ay içerisinde tek bir yasa dışı göçmenin ABD'ye giremediğini iddia eden Trump, sınır politikalarının suç oranlarına da yansıdığını savundu.

Trump, cinayet oranlarının 125 yılın en düşük seviyesine gerilediğini, bazı bölgelerde suç oranlarının yüzde 80 azaldığını ve Washington DC'de suç oranının yüzde 87 düştüğünü söyledi.

Washington DC'nin göreve geldiğinde suç sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirten Trump, “Hedefimiz yüzde 100” dedi.

Trump, Washington DC'deki restoranların dolduğunu ve turizmin canlandığını belirterek, ABD'nin başkentinin daha güvenli hale geldiğini savundu.

“ABD ordusuna tarihte görülmemiş miktarda yatırım yaptık”

ABD ordusuna son 12 ayda tarihte görülmemiş miktarda yatırım yapıldığını söyleyen Trump, bu dönemde savunma harcamalarının 1,5 trilyon dolara ulaşacağını ifade etti.

Trump, ABD'nin “karanlık bir dönem” miras aldığını ancak bunu “altın çağa” çevirdiklerini savunarak, ABD'nin gücünün artmasının dünyanın diğer bölgelerine de katkı sağlayacağını söyledi.

“Amerika Birleşik Devletleri'nin güçlü olması tüm dünyayı da yüceltiyor” diyen Trump, ABD'nin kendi sorunlarını çözdüğü gibi dünya sahnesindeki sorunları da “kararlılık ve süratle” çözmeye çalıştığını belirtti.

Trump, “Diğerleri konuşurken ben harekete geçtim. Başkaları barıştan bahsederken ben barış yaptım. Başkaları tehditleri göz ardı ederken ben bunlarla yüzleştim ve diğerleri cesaretten bahsederken Amerika Birleşik Devletleri bunu gösterdi” ifadelerini kullandı.

İran'ın nükleer programı

Trump'ın konuşmasının önemli bölümünü İran oluşturdu. İran'ı “dünyanın bir numaralı terör sponsoru” olarak nitelendiren Trump, İran yönetiminin 51 yıldır “kan dökerek, toplu katliamlarla” yönetildiğini ve Orta Doğu ile ötesine “ölüm ve kaos” yaydığını savundu.

“Orta Doğu'nun kabadayısıydılar ama artık değiller” diyen Trump, ilk siyasi döneminden itibaren İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda geri adım atmadığını söyledi.

Trump, göreve gelir gelmez İran'a ekonomik iş birliği ve nükleer programının sona erdirilmesi karşılığında anlaşma teklifinde bulunduğunu ancak İran'ın bunu reddettiğini belirtti.

ABD ordusunun İran'ın nükleer programına yönelik operasyonuna değinen Trump, “Amerikan ordusu nükleer programlarını dağların enkazının altına gömdü” dedi.

Trump, operasyonun ardından İran'a yeniden anlaşma teklif edildiğini ancak İran yönetiminin füze ve insansız hava aracı üretimine devam ettiğini, ABD güçlerini tehdit ettiğini ve Avrupa'ya ulaşabilecek füze geliştirdiğini savundu.

İran'ın nükleer silah edinmesi halinde bunun terör ve ölüm yaymasına imkan sağlayacağını belirten Trump, “İran asla bir nükleer silaha sahip olmayacak” dedi.

Trump ayrıca 11 Eylül saldırılarının 25'inci yıl dönümüne değinerek, saldırılarda 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. 7 Ekim saldırılarının da üçüncü yıl dönümünün yaklaşmakta olduğunu belirten Trump, İran tarafından finanse edildiğini savunduğu grupların 1200'den fazla kişiyi öldürdüğünü ve aralarında ABD vatandaşları ile bebeklerin de bulunduğunu söyledi.

İran yönetiminin kendi vatandaşlarına yönelik baskılarını da gündeme getiren Trump, 2020'de yaşanan protestolarda 72 binden fazla İran vatandaşının öldürüldüğünü iddia etti.

“İran'ın deniz gücünü ve hava savunmasını ortadan kaldırdık”

Trump, ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarının sonuçlarına ilişkin de çeşitli rakamlar verdi. İran donanmasına ait 159 geminin “denizin dibine gömüldüğünü” söyleyen Trump, hava kuvvetleri, hava savunma sistemleri, radarlar, uçaklar ve füze ile insansız hava aracı üretim kapasitesinin de büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını savundu.

İran ekonomisinin de ağır darbe aldığını öne süren Trump, ülkedeki enflasyonun yüzde 30'un üzerine çıktığını iddia etti.

Trump, ateşkes ve nükleer müzakereler konusunda anlaşmaya varılmasının ardından bile İran'ın ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürdüğünü söyledi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran'ın ticari gemilere yönelik saldırılarını kınayan kararına teşekkür eden Trump, söz konusu kararın geniş destek aldığını belirtti.

Hürmüz Boğazı'ndan petrol sevkiyatına da değinen Trump, ABD Donanması'nın son dönemde boğazdan petrol akışını sağladığını söyledi.

Trump, önünde iki seçenek bulunduğunu ifade ederek, İran'la yeniden anlaşma yapılıp yapılmayacağı veya İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik daha sert bir adım atılıp atılmayacağı konusunda karar vermesi gerektiğini söyledi.

Buna rağmen İran'la anlaşmaya varılacağına inandığını belirten Trump, “Bir anlaşma yapacağımıza inanıyorum” dedi.

İran'la yapılacak bir anlaşmanın ülkenin yeniden inşa edilmesine imkan sağlayabileceğini belirten Trump, seçimlerin İran konusunda vereceği kararı etkilemeyeceğini söyledi.

“Ben burada aday değilim” diyen Trump, “İran konusunda kararımı hiçbir şekilde seçimler etkilemeyecek” ifadelerini kullandı.

“Çok mühimmatımız var”

Trump, ABD'nin mühimmat stoklarına ilişkin eleştirileri de reddetti.

“Amerika Birleşik Devletleri'nin mühimmatı bitmek üzere demekten memnun oluyorlar ama bu gerçek değil” diyen Trump, ABD'nin çok miktarda mühimmata sahip olduğunu ve üretimin görülmemiş hızda sürdüğünü söyledi.

ABD'nin savunma şirketlerine ait 18 fabrikanın hızla inşa edildiğini ve bu tesislerin büyük bölümünün tamamlanmak üzere olduğunu belirten Trump, yeni tesislerle birlikte füze ve mühimmat üretiminin artırılacağını ifade etti.

Trump, ABD'nin müttefiklerinden de İran'ın tamamen ekonomik olarak izole edilmesine katılmalarını istedi. Bunun İran ticari gemilere yönelik saldırılarını durdurana, nükleer hedeflerinden vazgeçene ve teröre desteğini sonlandırana kadar sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Gazze'de savaşın sona erdiğini savundu

Trump, konuşmasında Gazze'deki savaşa da geniş yer verdi.

Geçen yılki Genel Kurul toplantısından bu yana çok şey değiştiğini belirten Trump, “Bir yıl önce bu salondan dünya liderlerine seslenirken Gazze'de savaş devam ediyordu, rehineler hala Hamas'ın tünellerinin derinliklerindeydi ve işin sonu gelecek gibi görünmüyordu” dedi.

Trump, birkaç hafta içinde Gazze'deki savaşın sona erdirildiğini ve binlerce hayatın kurtarıldığını savundu. Hayatta olan ve hayatını kaybeden rehinelerin tamamının ailelerine geri döndürüldüğünü söyledi.

Trump, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne 20 maddelik Gazze barış planına verdiği destek nedeniyle teşekkür etti. Barış Kurulu'nun da resmen onaylandığını belirten Trump, yaklaşık 30 ülkenin kurula katıldığını söyledi.

Trump, aralarında Fas, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Kazakistan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Özbekistan'ın da bulunduğu ülkelerin Gazze'nin yeniden inşasına katkı sunduğunu ifade etti.

İnsani yardım ve eğitim desteği sağlayan Endonezya, Arnavutluk, Kosova, Kazakistan, Mısır ve Ürdün'e de teşekkür eden Trump, Gazze'nin yeniden inşasına yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Trump, “Savaşı bitirmek benim en büyük şeref kaynağım oldu” dedi.

“Rusya ve Ukrayna savaşını da halledeceğiz”

Trump, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin olarak da iki ülkenin liderleriyle yakın çalıştığını belirtti.

“Onu da halledeceğiz. Sanırım bunu yapacağız ve insanlardan daha çabuk halledeceğiz” diyen Trump, savaşta her iki taraftan ayda yaklaşık 25 bin kişinin hayatını kaybettiğini savundu.

Cepheden gelen görüntülere bakmak istemediğini belirten Trump, “Ayda 25 bin kişi” ifadesini kullandı.

Venezuela operasyonu ve petrol anlaşması

Trump, Venezuela'ya ilişkin açıklamasında ise ocak ayında kendi talimatıyla ABD ordusunun Venezuela'nın başkentine yönelik askeri operasyon gerçekleştirdiğini söyledi.

Trump, operasyonun Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'ya yönelik olduğunu belirterek, sonrasında binlerce siyasi tutuklunun serbest bırakıldığını ve Venezuela'nın yeni yönetimiyle ülkenin geleceği için çalıştıklarını ifade etti.

Geçen ay Venezuela ile 65 milyar varillik petrolü kapsayan bir anlaşma imzalandığını söyleyen Trump, bunun Venezuela ve ABD'nin yanı sıra küresel enerji fiyatlarına da katkı sağlayacağını savundu.

Trump, ABD'nin Venezuela ile birlikte dünya petrol rezervlerinin yüzde 60'ından fazlasına sahip olduğunu ileri sürdü.

Venezuela'daki operasyonların ABD'nin Batı Yarım Küre'de kendisine yönelik tehditlerin kök salmasına izin vermeyeceğini gösterdiğini söyleyen Trump, gerektiğinde ABD'nin askeri gücünü kullanmaya hazır olduğunu ifade etti.

Uyuşturucu kartelleri ve Meksika

Trump, uyuşturucu kartellerine yönelik operasyonların da sürdüğünü belirtti.

ABD Silahlı Kuvvetleri'nin uyuşturucu taşıyan teknelere yönelik yüzlerce saldırı gerçekleştirdiğini söyleyen Trump, deniz yoluyla ABD'ye uyuşturucu girişinin yüzde 97 oranında azaldığını iddia etti.

Meksika'daki kartellere yönelik operasyonların da gerçekleştirildiğini belirten Trump, ABD'nin Meksika ile 2 bin kilometrelik sınırı paylaşmasının karteller tarafından kontrol edilen bir yapı nedeniyle kabul edilemez olduğunu savundu.

Küba'ya ilişkin mesaj

Trump, Küba'daki yönetimi de eleştirdi.

Küba'daki komünist yönetimin “tamamen başarısız olmuş bir devlet” olduğunu savunan Trump, ülkenin çökeceğini ileri sürdü.

Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Küba ile ilgili müzakereleri yürüttüğünü belirterek, ABD'nin Küba'nın kendisine tehdit oluşturan güçler için üs haline gelmesine izin vermeyeceğini söyledi.

“Komünizm asla Amerika'ya gelmeyecek ancak Küba'ya özgürlük gelecek” diyen Trump, Küba ve Meksika'da güvenliğin artırılacağını savundu.

Grönland ve Danimarka

Trump, Grönland konusunda Danimarka ile bir anlaşma yapılacağını açıkladı.

Grönland'ın güvenliği konusunda ABD'nin daha fazla rol üstlenmesini öngören anlaşmanın Danimarka Krallığı ile imzalanacağını belirten Trump, ABD'nin adada güvenliği sağlamak ve Kuzey Amerika'yı korumak için gerekli adımları atma yetkisine sahip olacağını söyledi.

Trump, Grönland'da kısa süre içerisinde büyük bir askeri üs inşa edilmesinin de planlandığını belirterek anlaşmanın aynı gün imzalanmasını beklediğini ifade etti.

ABD'nin Kuzey Kutbu ve Kuzey Atlantik'teki varlığının Avrupa'nın güvenliğine de katkı sağlayacağını belirten Trump, bunun NATO'nun gücünü artıracağını savundu.

NATO'nun savunma harcamaları

Trump, NATO ülkelerinin savunma harcamalarına ilişkin olarak da ittifakın harcamalarını yüzde 2'den yüzde 5'e çıkarma kararına değindi.

“Kimsenin yapamayacağını düşündüğü şeyleri yaptılar” diyen Trump, daha yüksek savunma harcamalarının ABD ve Avrupa'nın yanı sıra bütün NATO için daha fazla koruma sağlayacağını söyledi.

Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye de teşekkür etti.

BM'de reform çağrısı

Trump, Birleşmiş Milletler'de kapsamlı reform yapılması gerektiğini savundu.

ABD'nin Birleşmiş Milletler bütçesinin yüzde 15 azaltılmasına katkı sağladığını ve 2026 yılında Birleşmiş Milletler bürokrasisinde 4 binden fazla görevin kaldırıldığını belirtti.

Trump, “Birleşmiş Milletler aşırı solcuların, hiç kimsenin seçmemiş olduğu bu aşırı solcu bürokratların küresel hedeflerini desteklemekten vazgeçmeli” dedi.

Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün küresel karbon vergisi oluşturma girişimini de engellediklerini belirten Trump, bunun uluslararası denizcilik maliyetlerini yüzde 10 veya daha fazla artırabileceğini savundu.

“Ben başkan olduğum sürece küresel vergi olmayacak. Küresel bir hükümet yok” ifadelerini kullanan Trump, ABD'nin uluslararası kuruluşların ülke egemenliğine müdahale etmesine izin vermeyeceğini söyledi.

Uluslararası Ceza Mahkemesi ve İnsan Hakları Konseyi eleştirisi

Trump, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne de tepki gösterdi.

“Amerikan askerlerinin ya da Amerika karşıtı mahkemeler tarafından sözde yargılamalarla hedef alınmasına izin vermeyeceğiz” diyen Trump, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kurum olarak görevlerini bırakması çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'ni de eleştiren Trump, ABD'nin çocukları korumaya yönelik politikaları ve yasa dışı göçe karşı attığı adımlar nedeniyle hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu savundu.

Trump ayrıca dünyanın farklı bölgelerinde Hristiyanlara yönelik baskıların yeterince gündeme getirilmediğini belirterek, İnsan Hakları Konseyi'nin bu konudaki yaklaşımını “iki yüzlülük” olarak nitelendirdi.

Hibya Haber Ajansı

Günün Diğer Haberleri