ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (1)

Ali Ekber PEKŞEN

01-03-2025 18:05

Ali Ekber PEKŞEN

İnsan hayatının gelecekteki çerçevelerini belirleyen ilişkiler ağının temelleri, ilk çocukluk döneminde atılır. İlk çocukluk döneminde edinilen değerlerin oluşmasında, ailenin geleneksel çocuk yetiştirme anlayışı belirleyicidir. Bu anlayış; ailenin eğitimi, dahil olunan ekonomik ve sosyal çevre, alışkanlıklar, yaşanılan coğrafya, gelenek, görenek, inanç sistemlerinin etkisindedir.

Ailede kazanılan değerler, okul hayatının başlamasıyla farklı değerlerle bütünleşerek, kişiliğin ayrılmaz parçası olur, hayata yön verirler. Sosyalleşme, sorumluluklar ve görevler alma, sevme, sevilme, kızma, öfke, korku, yeteneklerin sergilenmesi şeklinde hayat bulurlar. İnsanın karmaşık dünyasının ürünü bilgiler, beceriler, duygular, algılar, yargılar, beğeniler şeklinde davranışlara dönüşürler.

Bu bileşenlerle ortaya çıkan gözlenebilir, ölçülebilir özellikler, kişilik kavramıyla anlatılan bütünün öğeleridir ve bir arada bulunurlar. Bireyin uyaranlara yönelik tepkileri, tüm bunların, bir bakıma kişiliğinin ürünüdür.

Birey bedensel ve zihinsel donanımına ait bilgi, duygu, beceri, algı, ilgi, yetenekleriyle farklılıklara sahiptir. Kendine özgü özellikleri vardır. Çocuk eğitimi, ailede başlayan ve kendiliğinden işleyen bir süreçtir.  Örgün eğitim öncesi alışkanlıklarla işleyen süreç, okul hayatıyla sistemli faaliyetlere dönüşür.

Eğitim sistemi gelişen ve değişen dünyaya uyum sürecinde, toplumun mevcut değerlerini gözetirken evrensel değerlerle donanımlı bireyler yetiştirmeyi görev edinir. Burada en önemli olan, eğitim sisteminin hiçbir otoriteden etkilenmeden, bağımsız ve kendi bilimsel bulguları doğrultusunda hareket etme özerkliğine ve bireysel gelişimi esas alacak bir işleyişe sahip olup, olmadığıdır.

Eğitim sisteminin belirleyenleri arasında önemli bir yeri olan toplumsal yapı, farklı kategorik tabakalardan oluşmuştur. Her kategorik yapının kazanılmış hak olarak benimsediği, varlık nedeni olarak gördüğü statüleri, rolleri vardır.  Bu statüler, varlık-yokluk nedeninin vazgeçilmezi olarak görülür; kültürel yapıyı, gelenekleri, alışkanlıkları, bireylerin yeniliklere uyum çabalarına katılımını etkiler. Bu etkinin beklenen düzeyde olması, alınacak eğitsel önlemlerle sağlanabilir.

Eğitim sisteminin değişime uyum amaçlı yapılanma sürecini ve uygulamanın nasıl olması gerektiğini, bilimsel bulgulara ya da kategorik yapıların endoktrinasyonuna göre belirleyip, belirlemediği önemlidir. Bu kategorik yapılar eğitim sistemi üzerinde etkilidir, belirleyicidir.

Değişim sürecinin dinamiklerinin belirlenmesinde etkili kategorik yapıların en üstünde; yasama, yürütme, yargı, güvenlik güçlerinin temsilcisi devlet aygıtı, devamında aile, inançlar, siyaset kurumu, hukuk düzeni, gelenek-göreneklerden oluşan ve özünde devletin ideolojik temsilcileri olan kurumsal yapılar başat rol oynar.

Başat yapılar eğitime, insan davranışlarının istenilen yönde olmasını, olası aykırılıkların kontrolünün sağlanması amaçlı uygulamaları dayatır. Bir anlamda, yetiştirilecek insanın çerçevelerini belirler. Eğitimin uygulama alanı okullar, üst yapının belirlediği bu eğitim sisteminin ürünüdür ve ideolojik devlet aygıtı görevi yapar. Genellikle mevcut dinamiklerin bozulmadan, yeniden üretilmesi üzerine kurgulanan üretim merkezleridir.

Günlük hayat, karmaşık görünen basit ilişkilerle yürür. Okullardaki durumda aynıdır. Süreç, öğrenci-öğrenci, öğrenci-öğretmen arasındaki karmaşık görünen çok boyutlu ilişkiler şeklinde kendiliğinden işler. Bu aşama kişinin kendisini gözden geçirmesi, başkalarını dikkate alması şeklinde yürüyen ilişkiler zinciridir. Kurallıdır. Ancak şurada şu kurala mutlak uyumalı gibi bir zorunluluk dayatılmaz. İnsanların kaynaşma, paylaşma, başkalarının sorunlarını öğrenme, empati geliştirme, tartışma, eleştiri-özeleştiri yapma, eylemlerini gözden geçirme, yeni yeni fikirler üretme gibi hayata uyum sağlama çabalarının toplamıdır.

Eleştiriye, diyaloğa açık ve sorgulayıcı olmanın, olay ve olguların neden, niçin, nasıl gerçekleştiğini araştırmanın, analiz ve sentez yapmanın temelleri buralarda atılır. Okuma, yazma, hesap becerileri edinme de bu sürecin ürünüdür

Devlete egemen zihniyetin, hayata dair tüm dinamik süreçlerin işleyişini belirlediği bilinen bir gerçektir. Tarihi kayıtlar; teokratik yönetim zihniyetinin özgür düşünen bireyler istemediğinin, totaliter yönetim zihniyetinin de özgür düşünen, sorgulayan, hayatı analitik düşünceyle değerlendiren insanların yetişmesinin önüne önemli engeller çıkardığının sayısız örnekleriyle doludur.

Eğitim sistemi, insanın; toplum tarafından bilinen, korunan tüm değerlerin üstünde değerler bütünü olduğu, bu üstünlüğünün yaratıcı yeteneklerinden kaynaklandığı gerçeğinden hareket etmelidir. Demokrasinin işlerliği, ancak ve ancak insanı öncelikli kabul eden siyasal yapılarla mümkündür. Bu nedenle, eğitim sistemi insan merkezli kurgulanmalıdır. Kaliteli hayat, çerçevelerinden arındırılmış hayattır. Bu hayat bireye yapılacak yatırımla kurulabilir. Her insan; dil, ırk, inanç, cinsiyet, cinsel tercih, ten rengi, doğduğu coğrafya, kafatası yapısı farkına bakılmaksızın kıymetlidir. Bu kıymeti nedeniyle en temel insan haklarından sonuna kadar ve hiçbir engelle karşılaşmadan yararlanmalıdır.

 

Unutulmamalı, eğitim insanın en temel haklarındandır.

 

DİĞER YAZILARI TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (3) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (2) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (1) 01-01-1970 03:00 SINAV MERKEZLİ EĞİTİM ve OTOKRASİ 01-01-1970 03:00 SINAVA ENDEKSLİ EĞİTİM SİSTEMİ ÇIKMAZDADIR 01-01-1970 03:00 ÇATIŞMA ve ÇÖZÜM SÜRECİ 01-01-1970 03:00 BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 BARIŞ, DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI 01-01-1970 03:00 NİYET OKUMA 01-01-1970 03:00 OECD "BİR BAKIŞTA EĞİTİM 2025" RAPORU ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 DEVLETTE ŞEFFAFLIK 01-01-1970 03:00 HİÇBİR YERLİYİM 01-01-1970 03:00 DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ 01-01-1970 03:00 ÖĞRENEN ORGANİZASYON 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (4) 01-01-1970 03:00 HÜSEYİN ANIL – GÜNEŞİN OĞLU ve ŞİİR 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (3) 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (2) 01-01-1970 03:00 ÇOK ŞEYE YETİŞMEK LAZIMDI! 01-01-1970 03:00 AZ GELİŞMİŞLİK SARMALI 01-01-1970 03:00 EZBERLETİLENLER, GERÇEKLER ve EĞİTİM 01-01-1970 03:00 BURUK SEVİNÇ (Mehmet Emin Turgut) 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZM ÇIKMAZ SOKAKTIR 01-01-1970 03:00 BABAMIN ÖLDÜĞÜ YAŞTAYIM 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZMİN NORMALİNDEN KUTULMALIYIZ 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZMİN NORMALİNDEN KUTULMALIYIZ 01-01-1970 03:00 OKULLAR ve NİTELİKLİ EĞİTİM 01-01-1970 03:00 İNSAN, MERAK ve ÖĞRENME 01-01-1970 03:00 KIRMIZI PERÇEMLİ 01-01-1970 03:00 POPÜLİST YÖNETİM – VASATLAR CENNETİ 01-01-1970 03:00 HERKESLEŞME 01-01-1970 03:00 SIRADANLAŞMA 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNİN HAZİRAN SENDROMU 01-01-1970 03:00 DEVLETİN EĞİTİM FELSEFESİ ve YATILI OKULLAR 01-01-1970 03:00 EĞİTİM YÖNETİMİ ve BAŞARIDA ÖĞRETMEN ROLÜ 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNDEN BEKLENTİLER 01-01-1970 03:00 MÜESSES NİZAMIN KORUYUCUSU EĞİTİM SİSTEMİ 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNİN TARİHİ AÇMAZLARI ve MÜFREDATLAR 01-01-1970 03:00 KADIN HAKLARI 01-01-1970 03:00 ALIŞKANLIK, UNUTMA, HATIRLAMA 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE ZOR GÜNLER YAŞAMAKTA 01-01-1970 03:00 YORDULAR, YORUYORLAR, YORACAKLAR 01-01-1970 03:00 POPÜLİZM ve OTORİTER YÖNETİMLER 01-01-1970 03:00 HAYATI ANLARA BÖLMEK 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİ SORUNSALI 01-01-1970 03:00 EĞİTİM AYKIRI RENKLERİ GÖREBİLMEKTİR 01-01-1970 03:00 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 Tabiatın Yaratıcılığı ve Eğitim 01-01-1970 03:00