YAŞAM VE ÖLÜM

Gündoğdu Yıldırım

12-05-2026 11:52

Yaşam, insana tüm olumlu duyguları hissettirirken; ölüm, tüm olumsuz duygularını hissettirir.

Hissettirmeyi bırakın resmen yaşatır.

Yaşam, hayatta var olduğunu; ölüm, dünyadan göçüp gittiğini ifade eder.

Kimse yaşam ve ölümü konuşmak istemese de ölüm de yaşam kadar gerçektir.

Mesele yaşamı ölümü konuşmak değil, yaşamın, ölümün kişiye ne hissettirdiğidir.

Kişi yaşamdan, ölümden ne anlıyor?

Önemli olan budur!

Ölüm, bir yok oluştur.

Peki yaşam nedir?

Bu soruya nasıl cevap verebiliriz?

Yaşam ve ölüm burada önemli hale geliyor.

Çoğu insan yaşamın, ölümün ne demek olduğunu bilmeden bu dünyadan göçüp gidiyor.

Yaşam ve ölüm yeterli derecede sorgulansa dünya bu kadar yaşanmaz hale gelmezdi.

Bu iki kavram sorgulanmadığı için bu haldeyiz.

Mesele bu!

Yoksa ne derdimiz var yaşam ve ölüm üzerine yazıp çizmeye, kendimize dert etmeye.

Her ölüm, yaşayanlar için büyük ders niteliğindedir.

Ölüm bir uyarandır.

Ölüm bir çalar saattir.

Ölüm okunan bir ezandır.

Çocuklar, gençler; yaşları gereği ölümün ve yaşamın çok farkında olmazlar.

Olmaları da beklenmez.

Çocukluğumda ölümler, camide okunan saladan başka bir şey değildi.

Sala verildikten sonra, imam bir isim zikreder, “Allah rahmet eylesin” der, geçerdi.

Ne zaman yaşım ilerledi, yakınlarımı kaybetmeye başladım, işte o zaman ölümün ne demek olduğunu anladım.

Yaşamı ve ölümü sorguladım.

Şunu fark ettim: Ölen kişi bu dünyadan göçüp gidiyor ve onun için yaşam sonlanıyordu.

Ölen için yaşam da bitiyordu.

Her ölen kişi ile sen de biraz ölüyordun.

Yaşanmışlıkların azalıyor.

Eksiliyorsun…

Ölen kişi için yapılan tüm işler aslında yaşayanlar içindi.

Ölenin ardından yaşayan kişi ya da kişiler; inançları, gelenekleri, görenekleri; örf, adetleri gereği bin yıllardır devam ettirdikleri ritüelleri yerine getirmekteydi.

Ritüellerden birisinin eksik yapılması yaşayanın ya da yaşayanların vicdanlarını rahatsız etmekteydi.

Her şey eksiksiz yapılmalıydı.

Benim için ritüeller değil ölümün bende bıraktığı etki çok önemliydi.

Sözlü iletişimde çok kullanılan bir söz vardır: “Söylediklerimde çok samimiyim.” diye.

Her ölen kişi ruhumda derin yaralar açıyor, “niye yaşıyorum, niye bu yaşam var?” demiyorum; “nasıl yaşamalıyım, iyi yaşamak için ne yapmalıyım?” diyorum.

Yaşamı anlamlı hale getirmenin yollarını arıyorum.

Evet evet…

Yaşam nasıl anlamlı hale gelir?

Ne yaparsam yaşamı doğru yaşamış olurum?

Ve iyi insan olmanın ne kadar kıymetli olduğunu, iyi insan olmanın da bilinçli, bilgili insan olmaktan geçtiğini kavrıyorum.

İyi insan olayım, demekle iyi insan olunmaz, maalesef…  

Neyse…

Bu dünyada bir ölüm gerçeği var ve ne kadar yaşarsan yaşa yaşamın sonu ölümdür.

Ölümsüzlük Allah’a mahsustur.

Yaşamın sonu ölüm ve yok olup gitmekse niye bu hırsızlık, kirlilik, kötülük, düşmanlık, husumet, kırgınlık, adaletsizlik, kul hakkı…

Yazık taşıdığımız bu bedene.

Ne götürebilirsin öteki dünyaya…

Bir hoş seda bırakmak tüm çaba…

Gerisi boş ve gereksiz bir çaba…

Yaşamı ve ölümü anlamlı kılmak biz insanlara…

Daha ne diyebilirim!

DİĞER YAZILARI POSTMODERNİZM 01-01-1970 03:00 OKULDA ŞİDDET 01-01-1970 03:00 NİÇİN KİTAP OKUNUR! 01-01-1970 03:00 Bir Şey Değişir, Her Şey Değişir 01-01-1970 03:00 ÜNLÜLERİN ÖZEL YAŞAMLARI 01-01-1970 03:00 BAYRAM 01-01-1970 03:00 Gündoğdu Yıldırım’ın 14. Kitabı Okuyucuyla Buluştu 01-01-1970 03:00 BİR ÖĞRETMEN ÖLDÜRÜLDÜ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ ÖLDÜRÜR 01-01-1970 03:00 KADIN CİNAYETLERİ 01-01-1970 03:00 GERÇEKLERİ KONUŞABİLMEK! 01-01-1970 03:00 SEVGİ KURTARIR 01-01-1970 03:00 YAN BAKTIN! 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLAR TATİL BAŞLADI 01-01-1970 03:00 YENİ BİR ÇAĞ! 01-01-1970 03:00 KAR YAĞDI 01-01-1970 03:00 YENİ YIL 01-01-1970 03:00 SANAYİDE BİR GÜN 01-01-1970 03:00 SIRADAN, BASİT, AŞAĞILIK 01-01-1970 03:00 YIKMAK KOLAY! 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN 01-01-1970 03:00 SORGU MU YARGI MI? 01-01-1970 03:00 ÇOK ŞAŞIRIYORLAR 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET 102 YAŞINDA 01-01-1970 03:00 BİR GÜN 01-01-1970 03:00 DOĞA VE BİLİM 01-01-1970 03:00 DUYGU DALGALANMASI 01-01-1970 03:00 ÖLÜM YAKIŞMADI 01-01-1970 03:00 FUTBOL 01-01-1970 03:00 JACK LONDON 01-01-1970 03:00 DENİZLİ 01-01-1970 03:00 YANIYORUZ 01-01-1970 03:00 KOMŞUDA PİŞER! 01-01-1970 03:00 NELER OLUYOR HAYATTA 01-01-1970 03:00 BİLGİ! BİLGİ! BİLGİ! 01-01-1970 03:00 SAVAŞA KARŞI BARIŞ 01-01-1970 03:00 “UCUZ HAYAT” 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM 01-01-1970 03:00 NEDEN BÖYLEYİZ 01-01-1970 03:00 SANATÇININ ÖLÜMÜ! 01-01-1970 03:00 RUS EDEBİYATI 01-01-1970 03:00 İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 “KIZLARIMA MEKTUPLAR” 01-01-1970 03:00 EDİP AKBAYRAM 01-01-1970 03:00 “DAĞIN ÖTE YÜZÜ” 01-01-1970 03:00 KADIN VE TAKI 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK DÜŞÜNMEK! 01-01-1970 03:00 KARNE 01-01-1970 03:00 OKUMUŞ! CAHİLLER 01-01-1970 03:00 FERDİ TAYFUR 01-01-1970 03:00 YIL BİTERKEN… 01-01-1970 03:00 ‘İYİLİK’ İYİDİR! 01-01-1970 03:00 HER ÇOCUK BAŞARIR! 01-01-1970 03:00 SURİYE… 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN… 01-01-1970 03:00 ŞANS OYUNLARI 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK! 01-01-1970 03:00 NORMALLEŞMEK 01-01-1970 03:00 NEREYE 01-01-1970 03:00 EDEBİYAT VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 EDEBİYAT VE TARİH 01-01-1970 03:00