HAVVA’NIN ÜÇ KIZI

Gündoğdu Yıldırım

07-07-2026 22:19

Düzenli olarak iki haftaya bir toplanıyor, arkadaşlarla önceden belirleyip okuduğumuz kitaplarla ilgili değerlendirmeler yapıyor, çıkarımlarda bulunuyoruz.
Kitaba, yazara çok farklı yaklaşımlar oluyor.
Farklı bakış açıları işte. 
Buradan şunu söylemek isterim: Sizler de yaşadığınız şehirlerde arkadaşlarınızla bir kitap kulübü kurunuz.
Bol bol kitap okuyunuz.
Hayatınız kitap olsun…
Şiddetle tavsiye edilir.
Dört yıldır ara vermeden sürdürdüğümüz kitap kulübünde, dünya klasiklerini, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki yazarları ve de günümüz yazarlarını okuduk.
Değerlendirdik, yorumladık, çıkarımlarda bulunduk. 
Kitaplarla ve kitapların yazarları ile ilgili bir bilgi birikimimiz az da olsa oluştu. 
Heybemizi kendimizce doldurduk.
Elif Şafak’tı okuyacağımız yazar, iki hafta önceden belirlemiştik.
Çoğu kitabını önceden okumuştum.
“Aşk” romanını çok başarılı bulmuştum.
“Babam ve Piç” kitabı da iyiydi.
“Havva’nın Üç Kızı” romanı şiddetle tavsiye edildi. Merak ettim doğrusu; okumam gerektiğini düşünerek, evime ne yakın kütüphaneden kitabı gittim, aldım; bir solukta okudum, bitirdim.
Postmodernist yazarlar; hep bilindik meseleleri konu ediniyorlar, aynı çıkarımlarda bulunuyorlar.
Onu fark ettim.
Orhan Pamuk’un kurgusu ile Elif Şafak’ın kurgusu, vermek istedikleri mesaj aynı…
Kafası karışık bireyler…
İdeal yoksunluğu…
Davaya inançsızlık…
İhanet, çözülme, kaçış…
Mutsuz insan…
Bireysel yaşam…
Romanda kahramanlar; köylüler, şehirliler, islamcılar, solcular, sağcılar, milliyetçiler, ateistler, inançlılar, cahiller, zenginler, yoksullar…
Bunların çatışmaları…
Cahille bilgili, zenginle fakir, iyi ile kötü, dürüst ile sahtekâr aynı değerde, eşit mesafede…
Kim değerli, kim değersiz…
Belirsiz…
İnsanlığın, toplumsal serüvenini yok saymak, postmodernist bir bakış açısını idealize etmek için, tüm toplumsal gerçekleri kendinize göre şekillendirmek, genel geçer doğruymuş gibi kurgulamak okuyucuya karşı yapılmış bir haksızlık değil midir?
Nereden çıkartıyorsunuz, hangi gerçeklerden feyz alıyorsunuz?
İnsanoğlunun karanlıkla mücadelesi hiç bitmemiş, her daim var olmuştur.
Hiç bitmeyecektir de!
Aydınlık, karanlık savaşı uzlaşmaz.
Uzlaşamaz…
Aydınlık; iyiyi, güzeli, doğruyu, hoşgörüyü, dostluğu, sevgiyi, saygıyı; adaleti, dürüstlüğü, hakkaniyeti, bilimi…. temsil eder.
Büyük bedeller öder.
Karanlık; kötülüğü, çirkinliği, kemliği, düşmanlığı, eskiyi, ilgisizliği, duyarsızlığı, bencilliği, bireyciliği… temsil eder.
Hiç bedel ödemez.
Romandaki başkahraman Peri; arada, derede kalmış bir kişi değildir.
Kişiler arada kalmazlar.
Tercih derdine düşmezler.
Neyse odurlar.
 Romanda geçen kahramanlar, mekândan bağımsız anlatılmak istenmiş, “coğrafya kaderdir” gerçekliğinden kopuk olaylar örgüsü ile bir mesaj verilme kaygısına düşülmüştür.
Kişilerin yaşadığı mekân, toplum, kültür, değer, norm, statü önemlidir.
Hele okuduğu üniversite çok çok önem arz eder.
Dünyanın en tanınmışı olan İngiltere’deki Oxford üniversitesinin kişiler üzerinde hiçbir etkisinin olmaması, etki yaratmaması garip değil midir? 
Üniversite iklimi romanda hiç konu edilmemiştir.
Şirin, Mona ve Peri...
Şirin’in ateistliği, cinsel yaşamı olumsuzlanarak, romanın kötü kadını ilan edilmiştir.
Hocası Asur ile cinsel ilişkisi delil olarak gösterilmiştir.
Peri’nin babasının içki içmesi de tüm seküler camiaya mal edilmiştir. 
Mona, dini değerlerinden dolayı olumlanmış, masumlaştırılmış, haksızlıklara karşı başkaldıran, mazlumun yanında birisi gibi gösterilmiştir.
Peri, Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal, siyasal duruma benzetilmiş.
Ne iyi ne de kötü, bir arada bir derede ikileminde bırakılmıştır.
Peri’nin abileri, annesi…
Türkiye’den kareler…
Toplumlar, sınıfsal meselelerden dolayı bölünürler.
Mesele sınıfsaldır.
Üretim araçlarının kimin elinde olduğu ile ilgilidir.
İnançlar kişinin, kişisel tercihidir; ayrışmaya bir neden değildir, olmamıştır.
Hiçbir zaman temel mesele haline gelmemiştir, getirilmemiştir.
Ülke insanımız meseleye böyle bakar.
Elif Şafak dile hakimdir, akıcı yazmaktadır; kitapları bir solukta okunmaktadır.
Tabii ki çok okunan, ünlü bir yazardır.
Kalemine diyeceğim birey yoktur ama romanın verdiği mesaja diyeceğim çok şey vardır.
Son söz…
Toplum mühendisliği yapmanın bir gereği yok!
 

DİĞER YAZILARI KARNE VE TATİL 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK İNSANLAR 01-01-1970 03:00 LGS 01-01-1970 03:00 YOL 01-01-1970 03:00 TEORİ PRATİK İLİŞKİSİ 01-01-1970 03:00 YAŞAM VE ÖLÜM 01-01-1970 03:00 POSTMODERNİZM 01-01-1970 03:00 OKULDA ŞİDDET 01-01-1970 03:00 NİÇİN KİTAP OKUNUR! 01-01-1970 03:00 Bir Şey Değişir, Her Şey Değişir 01-01-1970 03:00 ÜNLÜLERİN ÖZEL YAŞAMLARI 01-01-1970 03:00 BAYRAM 01-01-1970 03:00 Gündoğdu Yıldırım’ın 14. Kitabı Okuyucuyla Buluştu 01-01-1970 03:00 BİR ÖĞRETMEN ÖLDÜRÜLDÜ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ ÖLDÜRÜR 01-01-1970 03:00 KADIN CİNAYETLERİ 01-01-1970 03:00 GERÇEKLERİ KONUŞABİLMEK! 01-01-1970 03:00 SEVGİ KURTARIR 01-01-1970 03:00 YAN BAKTIN! 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLAR TATİL BAŞLADI 01-01-1970 03:00 YENİ BİR ÇAĞ! 01-01-1970 03:00 KAR YAĞDI 01-01-1970 03:00 YENİ YIL 01-01-1970 03:00 SANAYİDE BİR GÜN 01-01-1970 03:00 SIRADAN, BASİT, AŞAĞILIK 01-01-1970 03:00 YIKMAK KOLAY! 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN 01-01-1970 03:00 SORGU MU YARGI MI? 01-01-1970 03:00 ÇOK ŞAŞIRIYORLAR 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET 102 YAŞINDA 01-01-1970 03:00 BİR GÜN 01-01-1970 03:00 DOĞA VE BİLİM 01-01-1970 03:00 DUYGU DALGALANMASI 01-01-1970 03:00 ÖLÜM YAKIŞMADI 01-01-1970 03:00 FUTBOL 01-01-1970 03:00 JACK LONDON 01-01-1970 03:00 DENİZLİ 01-01-1970 03:00 YANIYORUZ 01-01-1970 03:00 KOMŞUDA PİŞER! 01-01-1970 03:00 NELER OLUYOR HAYATTA 01-01-1970 03:00 BİLGİ! BİLGİ! BİLGİ! 01-01-1970 03:00 SAVAŞA KARŞI BARIŞ 01-01-1970 03:00 “UCUZ HAYAT” 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM 01-01-1970 03:00 NEDEN BÖYLEYİZ 01-01-1970 03:00 SANATÇININ ÖLÜMÜ! 01-01-1970 03:00 RUS EDEBİYATI 01-01-1970 03:00 İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 “KIZLARIMA MEKTUPLAR” 01-01-1970 03:00 EDİP AKBAYRAM 01-01-1970 03:00 “DAĞIN ÖTE YÜZÜ” 01-01-1970 03:00 KADIN VE TAKI 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK DÜŞÜNMEK! 01-01-1970 03:00 KARNE 01-01-1970 03:00 OKUMUŞ! CAHİLLER 01-01-1970 03:00 FERDİ TAYFUR 01-01-1970 03:00 YIL BİTERKEN… 01-01-1970 03:00 ‘İYİLİK’ İYİDİR! 01-01-1970 03:00 HER ÇOCUK BAŞARIR! 01-01-1970 03:00 SURİYE… 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN… 01-01-1970 03:00 ŞANS OYUNLARI 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK! 01-01-1970 03:00 NORMALLEŞMEK 01-01-1970 03:00 NEREYE 01-01-1970 03:00 EDEBİYAT VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 EDEBİYAT VE TARİH 01-01-1970 03:00