Şanlıurfa’da 1.435 muhtarlık var! Dijital çağda görev alanı daralan bu makamlar için kamu bütçesinden ne kadar para harcanıyor? Vatandaş hizmet beklerken makamlar mı korunuyor? Artık kimse geleneklerin arkasına saklanmasın; kamu kaynakları kimsenin unvanını yaşatmak için değil, milletin sorunlarını çözmek için vardır!

Türkiye’de bazı makamlar vardır; varlığı sorgulanmaz, harcadığı kaynak hesaplanmaz, verimliliği tartışılmaz. İşte muhtarlık kurumu da bugün tam olarak böyle bir tartışmanın ortasında duruyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin büyükşehirlerde muhtarlıkların kaldırılmasına yönelik geçmişte gündeme getirdiği tartışma, aslında çok daha büyük bir soruyu beraberinde getirdi: Bu kadar makama gerçekten ihtiyaç var mı?

Gelin, bu soruyu Şanlıurfa üzerinden soralım.

Şanlıurfa’da bugün 1.435 muhtar görev yapıyor. Binlerce mühür, binlerce makam ve ciddi bir kamu gideri… Peki, bu sistem vatandaşın hayatında neyi değiştiriyor? Mahallelerin sorunlarını ne kadar çözüyor? Yoksa bazı makamlar yalnızca varlığını sürdürmek için mi ayakta tutuluyor?

Artık 2026 yılındayız. Teknoloji gelişmiş, devlet hizmetleri dijitalleşmiş. Vatandaş ikametgâh belgesini, nüfus kayıt örneğini ve birçok resmî evrakı e-Devlet üzerinden birkaç saniyede alabiliyor. CİMER var, belediyelerin iletişim merkezleri var, dijital başvuru sistemleri var.

Peki, dünün şartlarında vazgeçilmez olan muhtarlık, bugünün şartlarında aynı işlevi yerine getiriyor mu?

Elbette muhtarlığın tamamen işlevsiz olduğunu söylemek haksızlık olur. Özellikle kırsal mahallelerde vatandaşla kamu kurumları arasında köprü görevi gören, ihtiyaç sahiplerini takip eden, mahallesinin sorunlarını ilgili makamlara taşıyan muhtarlarımız var. Onların emeğini görmezden gelemeyiz.

Ancak birkaç başarılı örnek üzerinden bütün sistemi sorgulanamaz ilan etmek de doğru değildir.

Asıl mesele şu: 1.435 muhtarlığın kamuya yıllık toplam maliyeti nedir?

Maaşlar, sosyal güvenlik primleri, ödenekler ve diğer giderler hesaplandığında ortaya nasıl bir tablo çıkıyor? Bu paranın karşılığında vatandaş hangi hizmeti alıyor? Kaç muhtar mahallesinin yolunu, suyunu, altyapısını ve sosyal sorunlarını gerçekten takip ediyor?

Şanlıurfa’nın bugün çözüm bekleyen onlarca meselesi var. Bozuk yollar, altyapı sorunları, ulaşım sıkıntıları, çevre kirliliği ve kırsal mahallelerin hizmet beklentileri ortada. Böyle bir şehirde kamu kaynaklarının her kuruşu hesaplanmak zorundadır.

Bir başka sorun da muhtarlığın zaman zaman hizmet makamından siyasi görünürlük makamına dönüşmesidir. Protokol fotoğrafları, siyasi ziyaretler ve güç gösterileri arasında mahallenin gerçek sorunları geri plana itiliyorsa burada ciddi bir problem var demektir.

Muhtarlık bir unvan değil, sorumluluktur. Mühür taşımak yetmez; mahallenin yükünü de taşımak gerekir.

Bugün tartışılması gereken konu, muhtarların şahsı değil, sistemin kendisidir. Ya bu kurumun görevleri yeniden tanımlanmalı, performansı ölçülmeli ve gerçek anlamda hizmet üreten bir yapıya dönüştürülmeli ya da artık ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden değerlendirilmelidir.

Kimse kusura bakmasın; devletin kasası alışkanlıkları yaşatmak için değil, vatandaşın sorunlarını çözmek için vardır.

Şanlıurfa’nın daha fazla makama değil, daha fazla hizmete ihtiyacı var. Daha fazla tabelaya değil, daha fazla icraata ihtiyacı var.

Son sözümüz açık ve sert olsun: Kamu kaynakları kimsenin koltuğunu korumak için harcanamaz. Vatandaşın vergisiyle ayakta duran her makam, vatandaşa hesap vermek zorundadır.

Artık şu soruya cevap verilsin: 1.435 muhtarlık Şanlıurfa’ya ne kazandırıyor, kamuya neye mal oluyor?

Bu soruyu sormak kimseye saygısızlık değil, kamu adına hesap sormaktır!

Süleyman Turan yazdı