Tanal, söz konusu söylemlerin yalnızca ahlaki değil, aynı zamanda hukuki anlamda da suç teşkil ettiğini vurguladı.
Tanal yaptığı açıklamada, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesine atıfta bulunarak, “Bir ilin tüm yurttaşlarını hedef alarak 'hırsız' demek, açıkça ağır bir hakarettir ve yasal karşılığı vardır,” dedi.
“Şanlıurfa Halkı Üretiyor, Çalışıyor, Alın Teri Döküyor”
Tanal, Şanlıurfa halkının tarımda, sanayide ve ticarette üretim yaptığını, zorlu doğa koşullarına rağmen emeğiyle geçindiğini belirtti. Elektrik hizmetleri konusunda yaşanan sıkıntılarda asıl sorumlunun vatandaş değil, dağıtım şirketi Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) olduğunu dile getirdi.
DEDAŞ’a Suçlamalar: Sayaçsız Fatura, Keyfi Kesinti, Şişirilmiş Bedeller
Açıklamada DEDAŞ’a yönelik ciddi iddialar yer aldı. Milletvekili Tanal’a göre:
Köylere sayaç takılmıyor,
Tarımsal sulama dönemlerinde elektrik keyfi olarak kesiliyor,
Gerçek tüketim süresi üç katı gibi gösterilerek fatura ediliyor,
Kaçak kullanım oranları şişirilerek vatandaşlar mağdur ediliyor,
Arıza bildirimlerine geç ya da hiç müdahale edilmiyor.
Tanal, Tüketici Hakem Heyetleri ve idare mahkemelerinin çok sayıda kararla halkı haklı bulduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) DEDAŞ’a idari para cezaları kestiğini ve Sayıştay raporlarının şirketin yatırım taahhütlerini yerine getirmediğini belgelediğini belirtti.
"Asıl Hesap Verilmesi Gerekenler DEDAŞ ve Onu Koruyanlardır"
Tanal, “Bu halkı karalayarak ülkenin gerçek sorunları örtülemez. Şanlıurfa halkına hırsız demek; alın teriyle geçinen, üretim yapan yurttaşa iftiradır,” dedi.
Açıklamanın sonunda ise, “Bizim hemşehrimiz kimsenin malında göz sahibi değildir ama kendi emeğine de leke sürdürmez. Ahlak dersi verilecekse, elektriksiz vatandaşa fatura çıkaranlara verilsin, bu halka değil,” sözlerine yer verdi.

