Şanlıurfa - (Özel Haber) Komşu iller olan Gaziantep ve Diyarbakır, yıllar önce uygulamaya koydukları planlı kentleşme politikalarıyla bugün bölgeye örnek gösterilen şehirler hâline gelirken, Şanlıurfa ne yazık ki aynı başarıyı gösteremedi. Bu illerde estetik mimariyle uyumlu, altyapısı tamamlanmış yeni yerleşim alanları inşa edilirken, Şanlıurfa’da hâlâ rastgele yükselen beton yapılar şehir siluetini bozmaya devam ediyor.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin kadim şehirlerinden biri olan Şanlıurfa, sahip olduğu tarihi miras, genç nüfus ve jeopolitik avantajlarıyla Türkiye'nin en dikkat çeken illerinden biri. Ancak kent, son yıllarda adını turizm, sanayi ya da planlı kentleşme ile değil; çarpık yapılaşma, düzensiz imar uygulamaları ve ruhsatsız konutlar ile duyuruyor. Komşu şehirler olan Gaziantep ve Diyarbakır, kentleşme politikalarında büyük yol kat ederken, Şanlıurfa hâlâ sağlıklı bir imar düzeni kuramamış durumda.
Plansız Büyüme, Kalitesiz Yapılaşma
Şanlıurfa'da yıllardır kangren hâline gelen imar sıkıntısı, kentin çehresini her geçen gün daha da bozuyor. İmar planlarının güncellenmemesi, kaçak yapılaşmanın önüne geçilememesi ve denetim eksikliği, şehirde görüntü kirliliğine, altyapı çöküşlerine ve sosyal dengesizliklere neden oluyor. Yeni yerleşim alanları plansız şekilde gelişirken, yapıların kat yüksekliklerinde de ciddi bir dengesizlik dikkat çekiyor.
Ruhsatsızlık Oranı Yüksek, Kat İzni Belirsiz
İnşaat sektöründe faaliyet gösteren birçok müteahhit ve yatırımcı, Şanlıurfa’daki ruhsat süreçlerinin karmaşık ve yavaş ilerlediğini ifade ediyor. Kat izni gibi temel konularda dahi belediyeler arası uygulama farkları göze çarpıyor. Aynı sokakta bir bina dört katlı yapılırken, yan parselde on katlı bir yapı yükselebiliyor. Bu durum hem adaletsizlik hem de kent estetiği açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor.
Komşu İllerle Aradaki Fark Açılıyor
Kentleşme politikaları bakımından Gaziantep ve Diyarbakır gibi şehirler, hem planlı yapılaşma hem de yatırım çekme açısından Şanlıurfa'nın önüne geçmiş durumda. Gaziantep’te kentsel dönüşüm projeleriyle modern yaşam alanları oluşturulurken, Diyarbakır’da toplu konut alanları, sosyal donatılarla birlikte entegre şekilde inşa ediliyor. Oysa Şanlıurfa’da birçok mahalle hâlâ dar sokaklarda, altyapısı yetersiz, ruhsatsız binalarla dolu.
Uzmanlardan Uyarı: “Şehrin Geleceği Tehlikede”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Şehir Plancısı Y. Mimar Aydın Yılmaz, “Şanlıurfa'nın genç ve dinamik nüfusu, aslında kentleşme açısından büyük bir avantaj. Ancak bu nüfus plansızlık içinde büyürse, sosyal sorunlar, güvenlik açıkları ve altyapı krizleri kaçınılmaz olur” diyerek uyarıda bulundu. Yılmaz ayrıca, mevcut yapı stoğunun büyük kısmının depreme dayanıklı olmadığını da vurguladı.
Vatandaşlar Soruyor: “Kimin Neye Göre Kat Hakkı Var?”
İmar planlarının hangi kriterlere göre yapıldığını sorgulayan birçok vatandaş, “Bazı bölgelerde beş kat izin alınamıyor, diğer bölgelerde sekiz kat bina dikiliyor. Bu nasıl oluyor, kim karar veriyor?” diyerek şeffaflık talebinde bulunuyor. Ayrıca, kaçak yapılara karşı neden yeterli müdahale yapılmadığı da halk arasında büyük bir soru işareti.
-Çözüm Belli
Uzmanlara göre Şanlıurfa’nın imar ve şehircilik sorunlarını aşması için şu adımların atılması gerekiyor:
- Kentin tümünü kapsayan yeni ve şeffaf bir imar planı hazırlanmalı.
- Ruhsat süreçleri sadeleştirilmeli ve belediyeler arası uygulama farkları kaldırılmalı.
- Kaçak yapılaşmaya karşı ciddi yaptırımlar uygulanmalı.
- Tarihi doku korunarak, modern ve estetik mimari teşvik edilmeli.
- Meslek odaları ve üniversiteler sürece dâhil edilmeli.
- Sosyal konut alanları, yeşil alanlar ve altyapı hizmetleri birlikte planlanmalı.
- Geç Kalınmadan Harekete Geçilmeli
Bugün atılmayan adımların yarın çok daha büyük maliyetler ve yıkımlar getireceğini hatırlatan uzmanlar, “Şanlıurfa'nın yüzünü geleceğe dönmesi için vakit kaybetmeden kentleşme sorununa çözüm odaklı yaklaşmak gerekiyor” çağrısında bulundu.
Diyarbakır ve Gaziantep’in uyguladığı şehircilik modeli, Şanlıurfa için önemli bir örnek teşkil ediyor. Ancak bu örnekleri takip edebilmek için önce kentte mevcut sorunların kabul edilmesi, ardından ortak akılla çözüm yollarının devreye sokulması şart. Aksi takdirde, Şanlıurfa’nın ‘ruhsat peşinde koşan’ bir şehir olarak anılmaya devam etmesi kaçınılmaz görünüyor.

