Diyarbakır Otogarı mülteci dramına dönüştü

DİYARBAKIR - Afganistan’dan İran’a, oradan Türkiye’ye geçen göçmenler, Diyarbakır Otogarı’nda kötü şartlarda yaşam mücadelesi veriyor.

255 kez okundu.
Diyarbakır Otogarı mülteci dramına dönüştü

Afganistan’da yıllardır devam eden savaş ve akabinde gelişen ekonomik istikrarsızlık nedeniyle birçok göçmen, İran üzerinden Türkiye’ye geliyor. 150-200 kişilik gruplarla sınırı geçmeye çalışan göçmenler, geçiş güzergahlarında çoğu zaman her iki ülkenin askerleri tarafından darp edilerek geri gönderiliyor. Göçmenler bu nedenle sınırı aşmak için insan kaçakçılarına yöneliyor. İnsan kaçakçılarına 300 ila bin dolar arasında bir ücret ödeyen göçmenler, Türkiye sınırından geçtikten sonra yolculuklarının büyük bir bölümünü otostop çekerek ya da yürüyerek geçiriyor. Ağrı ve Van üzerinden Diyarbakır'a geldikten sonra Şehirlerarası Otobüs Terminalinin bahçesinde toplanan göçmenlerin, ilk rotası İstanbul oluyor. 
 
Diyarbakır Otogarının bahçesinde serdikleri ince kilimlerin üzerinde bekleyişe koyulan göçmenlerin, otogarın içerisine girmeleri yasak. Lavaboya erişemeyen göçmenler, yemek ihtiyaçlarını da imkanları doğrultusunda karşılarken, bazı göçmenler de günlerce aç kaldığını ifade ediyor. Otogar içerisinde çalışan işçilerin yardımıyla günde 2 veya 3 defa bir hortumla su ihtiyaçlarını gideren göçmenler, yine bulundukları yerde yatıyor. Seyahat firmaları da kimlik ve pasaportları olmadığı için göçmenlere bilet satmıyor.
 
150 TL'LİK BİLET BİN TL
 
Sınırdan Diyarbakır'a varıncaya kadar birçok tehlike atlatan göçmenler, Diyarbakır otogarında, kendilerini para karşılığında İstanbul’a götüreceğini vaat eden kişilerle tanışıyor. Bilet satışı yapılmadığı için göçmenlerin başvurduğu bu kişiler, normalde 200 TL olan biletler yerine bin TL’ye İstanbul’a götürülüyor. Çaresizlikten bu duruma razı olan göçmenler, İstanbul yolculukların da ise gece saatlerinde “Burası İstanbul” denilerek çoğu zaman İç Anadolu’daki şehirlerin kırsal kesimlerine bırakılıyor. 
 
İŞKENCE VE ÇIPLAK ARAMA
 
Otogarda kalan ve ismini açıklamaktan kaçınan bir göçmen, İran sınırından Van'a geçiş yaptıklarını, Diyarbakır'a ulaşana kadar yaklaşık 10 gün geçirdiklerini aktardı. Afganistan'da yaşanan savaştan kaynaklı ülkelerini terk etmek zorunda kaldıklarını ifade eden göçmen, bir taraftan Taliban, diğer taraftan ülkenin kirli siyasetçileri arasında sıkışıp kaldıklarını söyledi.
 
Göçmen, İran ve Türk askerleri tarafından işkence, çıplak arama ve kötü muameleye maruz kaldıklarını belirterek, sınır dışı edilmeleri halinde aynı durumun tekrar yaşanmamasını istedi.
 
2 AYDIR GİDEMEDİ 
 
Göçmenlerden Ahmed Aşeman, sınır hattında Türk askerlerinin hem paralarına hem de kişisel eşyalarına el koyduğunu iddia ederek, darp edildiklerini söyledi. Aşeman, daha sonra İran askerlerine teslim edildiklerini, İran askerlerinin de kendilerine şiddet uyguladığını, insan kaçakçılarına teslim ettiklerini belirtti. Kaçakçıların kendilerini rehin aldığını ve para istediklerini dile getiren Aşeman, "Paramızın olmadığını söyleyince, ailemizi aramamızı ve para istememizi söylediler. Doğubayazıt’a yakın olan Gürbulak Sınır Kapısından geldik. Sınırdan geçiş yaptıktan sonra Doğubayazıt’a gittik. Geldiğimiz gibi polisler bizi yakaladı ve tekrar sınırın öbür tarafında İran askerlerine teslim ettiler. Bir şekilde tekrar sınırdan geçebildik. Hırsızlar (insan kaçakçıları) 8 kişiden 800 dolar aldı ve bizi sınırdan geçirdi. İstanbul'a gitmek için 2 ayımız doldu ama hala gidemedik" diyerek yaşadıklarını anlattı.
 
SUYU DA KAPATTILAR
 
Kendi grubunun 16 kişiden oluştuğunu, İstanbul'a gitmek için yüzlerce kişinin beklediğine dikkati çeken Aşeman, “Terminal içine almıyorlar. Biz de insanız, savaştan kaçtık, mecburduk. Otogar yetkilileri suyu bile kapattılar. Benim mesleğim fırıncılık. Biz buradan İstanbul'a gitmek ve orada iş bulup çalışmak istiyoruz. Bizim yetkililerden istediğimiz şey şu: Bizi İstanbul'a yollasınlar. Burada açız ve kimse yardım eli uzatmıyor” diye konuştu.
 
'ÖLÜMDEN KURTULMAK İÇİN TERK ETTİM'
 
İran sınırından Türkiye'ye geçiş yapan göçmenlerden biri de 24 yaşındaki Yusuf Kureyşi. Afganistan'dan Türkiye'ye gelene kadar yaşadıkları zorlukları anlatan Kureyşi, "Kimisinin eli kesiliyor, kimisinin ayağı kopuyor, kiminin kafası yarılıyor, kaldı ki bu yolda ölenler bile oluyor. Ülkemizi, şiddet ve ölümden kurtulmak için terk ediyoruz. Ancak gittiğimiz her yerde sorunlarla karşılaşıyoruz. Türkiye sınırına giriş yapıp buraya varana kadar, 9 saat yürüdüm. Ara ara arabalara bindiğimiz oluyordu. Sadece biz genç erkekler olsak hadi neyse ama kadın, çocuk ve yaşlılar var, yaşadıklarımız zor ve kötü şeyler" dedi.
 
Otogarda kaldıkları süre boyunca yaşadığı zorluklara değinen Kureyşi, yetkililere yardım yapılması çağrısında bulundu.
 
'HAYALİMİZ GERÇEKLEŞMİYOR'
 
50 yıldır Afganistan'da süren savaşa değinen İsmail Hasan isimli göçmen ise şunları söyledi: “Buraya geldik yemek ve su yok, kalacak yer yok, geceleri soğuk oluyor. Gördüğünüz gibi dışarıda kalıyoruz ve burada çocuklar var, yazık günah. Biz buraya çalışma hayaliyle geldik ve çalışıp ailemize para yollayacaktık. Yolladığımız parayla kendilerine erzak alacaklardı ve şu an hayalimiz geçekleşmiyor. Ne biz bir şey alabiliyoruz ne de ailemize para yollayabiliyoruz."
 
MA / Cahit Özbek

Diyarbakır Otogarı mülteci dramına dönüştü
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
DEAŞ'lı militanlar Endonezya'da 4 Hristiyan’ı öldürdü
DEAŞ'lı militanlar Endonezya'da 4 Hristiyan’ı öldürdü
İstanbul'da ekmek denetimi
İstanbul'da ekmek denetimi