Doğan Bekin: Bugün Sözde 'Dünya Mülteciler Günü'

Küresel satranç tahtasının kaygan zemininde yaşama tutunmaya çalışan ve nüfusları birçok ülke nüfusundan çok daha fazla bir rakama ulaşmış olan 81,4 milyon mültecinin geleceğe dair kaotik sorunları çözümsüz olarak ortada dururken, Birleşmiş Milletler tarafından her yıl salt '20 Haziran Dünya Mülteciler Günü' münasebetiyle hatırlanmaları düşündürücü olsa gerek.

1101 kez okundu.
Doğan Bekin: Bugün Sözde 'Dünya Mülteciler Günü'

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 4 Aralık 2000 tarihinde 55/76 sayılı kararla ilan edilen ve 2001 yılından itibaren her yıl 20Haziran’da  Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından her yıl ortaya konulan “Saygı", "Hoşgörü" , "Umut" , “Cesaret”, “Azim", "Koruma" ,  "Mültecilerle bir arada duruyoruz" , "Şimdi Her Zamankinden Daha Fazla, Mültecilerin Yanında Durmamız Gerekiyor" , “Dünya Mülteciler Günü'nde Bir Adım At" gibi içi boş temalar çerçevesinde küresel boyutta sadece etkinlik bağlamında kutlanmaya çalışılması son derece düşündürücüdür.

Yalta’da 1945’te Müttefik Ülkelerden ABD, SSCB ve İngiltere tarafından düzenlenen toplantı sonucu kuruluşuna karar verilen Birleşmiş Milletler Teşkilatı, İsrail Devleti’nin kuruluşuna öncelik verirken ne yazık ki ‘Nekbe Günü’( Talihsizlik Günü)  olarak bilinen ve her yıl 15 Mayısta kutlanan ve İsrail’in Filistin topraklarının % 85’ine el koyması ve Filistinlilerin çeşitli ülkelerde mülteci durumuna düşmelerine Birleşmiş Milletler tarafından sesiz kalınması aslında Yeni Dünya Düzeninin iç düşümünü ortaya koymaktadır.  

Bugün gelinen noktada Rokhinya Müslümanlarının mülteci kamplarında yalnızlığa terk edilmesi, Suriye, Irak, Yemen, Libya, Eritre, Tigray, Çad gibi dünyanın birçok yerinde iç savaşların ortaya çıkardığı şiddet sarmalı nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan, evleri ve sevdiklerinden uzaklarda çetin şartlarda hayata tutunmaya çalışan mülteciler için hala etkinlik dışında somut çözümlerin ortaya konulamaması düşündürücüdür.

Zaten son yıllarda özellikle BMGK tarafından tek taraflı olarak alınan kararlar ve ikircikli politikalar yüzünden mültecilerin sayısı gün geçtikçe daha da vahim bir tablo ortaya koymaktadır. Mültecilerin yeniden ülkelerine ve evlerine dönebilmeleri amacıyla gerekli ortamı sağlamakla mükellef olan Birleşmiş Milletler, ne yazık ki bu tür faaliyetlerle her yıl adeta  ‘ölüyü yeniden pudralama’ yöntemleriyle ön plana çıkmaya çalışmaktadır.

Sadece mülteciler günü ilan etmek ve bu minvalde çeşitli etkinlikler düzenlemek mültecilere yönelik çözüm değil, çözümsüzlüğü teşvik etmeye yönelik olsa gerek.

Bugün yapılan istatistiklere göre, mültecilerin %55'inin Afganistan, Irak, Somali, Suriye, Yemen ve Sudan'dan geliyor olması Müslümanlar açısından son derece vahim bir tablo ortaya koymaktadır.

Ezcümle, 15 Haziran 2021 tarihinde İstanbul Çırağan Sarayı’nda Erbakan Vakfı tarafından düzenlenen D-8 Teşkilatı’nın 24. Kuruluş yıldönümünde ‘D-8 ile Yeni Bir Dünya’ etkinliğinde Erbakan Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Yeniden Refah Partimizin Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın ve D-8 ülke temsilcileri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri tarafından ortaya konulan ‘Yeni Bir Dünya’ fikrinin bir an önce gerçekleşebilmesi ve D-8’in daha aktif hale gelmesi şu anda küresel boyutta mülteci sorunları başta olmak üzere birçok sorunun ortadan kalkması pek ala mümkün olabilir. Bu konuda Başta ülkemiz olmak üzere tüm D-8 ülke yöneticilerine büyük sorumluluklar düşmektedir.

Birleşmiş Milletler tarafından iyi niyet elçisi olarak tayin edilen ve ortaya konulan ajandaya göre hareket etmekle görevlendirilen Siyonist ikon olarak ismi küresel çapta parlatılan Angelina Jolie gibi aktörlerin mültecilere yönelik söylem ve eylemleri BM’nin cılız ve etkisiz politikasını ortaya koyması bakımından büyük önem arz etmektedir. 

"İnsanların zulüm ve şiddet nedeniyle evlerinden kaçmak zorunda kaldığı ülkelerde, mültecilerin evlerine dönebilmeleri için siyasi çözümler bulunmalı, barış ve hoşgörü yeniden sağlanmalıdır. Deneyimlerime göre, eve gitmek çoğu mültecinin en derin dileğidir” diyen Angelina Jolie’nin aslında bu önerilerini direk olarak Birleşmiş Milletlere yönlendirmesi ve BM’nin uyguladığı yanlış, tek taraflı ve tutarsız politikalarını kritize etmesi gerekirken, boş verbal retoriklerle adeta Birleşmiş Milletlerin yanlış gidişatlı politikalarına katkı sunmaktadır.

Bu arada dünya beşten büyüktür söyleminin gereğinin yerine getirilebilmesinin tek yolunun D-8’e sahip çıkmaktan geçtiğini bir kez daha burada vurgulamakta fayda görüyoruz.

Küresel satranç tahtasının kaygan zemininde yaşama tutunmaya çalışan ve nüfusları birçok ülke nüfusundan çok daha fazla bir rakama ulaşmış olan 81 4 milyon mültecinin geleceğe dair kaotik sorunları ç
Advert
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Afganistan'da sokağa çıkma yasağı
Afganistan'da sokağa çıkma yasağı
TBB: Baroların hedef gösterilmesi yanlış
TBB: Baroların hedef gösterilmesi yanlış