ABD’de devam eden enflasyonist baskılar ile Fed üyelerinden gelen şahin tondaki açıklamalar Fed’e ilişkin sıkılaşma beklentileri gündemde tutmaya devam ediyor. Erken sıkılaşma endişeleri küresel risk iştahı ve hisse piyasaları üzerinde baskı oluştururken, önümüzdeki süreçte küresel çapta enflasyon gelişmeleri ve başta Fed olmak üzere merkez bankalarının hamleleri sıkça konuşulmaya ve fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam edecektir. Öte yandan salgın kaynaklı gelişmeler ve ciddi boyutlara ulaşan vaka sayıları da aşağı yönlü risk unsuru olarak izlenmektedir. Bu hususta Omikron varyantının daha hafif etkilerle atlatılıyor oluşu ve ciddi kısıtlamaların gelmeyeceğine dair beklentiler salgın kaynaklı gelişmelerin fiyatlamalar üzerindeki etkisini sınırlarken, en azından kış ayları boyunca bu cephedeki gelişmeler yakından takip edilmelidir. Son olarak yurt içinde ise bu hafta 20 Ocak Perşembe günü gerçekleşecek TCMB toplantısı kritik önemde olup, toplantı öncesinde kur cephesinde olası bir volatilite artışına karşı dikkatli olunmalıdır. Yeni haftaya Çin’de açıklanan büyüme verisi ile başlarken, Çin Merkez Bankası 2020 Nisan’dan itibaren ilk kez kredi faizlerini düşürdü. Yeni haftanın başlangıcında da küresel risk iştahı üzerindeki baskılar devam ederken, merkez bankalarına dair beklentiler önemini korumaktadır. 

Yeni Haftada Ne Konuşacağız?

Küresel piyasalarda, Fed etkisi sürüyor. Fed Başkanı Powell, enflasyondaki yükselişin önüne geçmek için gerekirse agresif bir şekilde faiz artışı yapabileceklerini vurgularken, ekonominin hızlı geliştiğini ve istihdam piyasasının toparlandığını da belirtti. Powell'ın söylemleri sürpriz olmasa bile, küresel piyasalarda risk iştahını güçlendirdi ve hafta içi endekslerde alımları destekledi. Powell dışında da birçok Fed üyesinin konuşması bulunuyordu. Üyeler, enflasyonla mücadele için Fed'in varlık alım programını bitirir bitirmez, faiz artırmaya hazır olduğunun altını çizdi. Yıl içerisinde de birkaç faiz artışının olabileceğine yönelik sinyallerde, açıklamalarda yer aldı. Sözlü yönlendirmelerin ardından Fed'in mart ayı toplantısında faiz artışına başlayacağına dair beklentiler güçlenirken, ABD 10 yıllık tahvil faizinin %1,80 seviyesine doğru yükselmesine neden oldu. Fed üyelerinden gelen sinyaller dışında gözler ABD'de enflasyon verisindeydi. Son 39 yılın en yüksek enflasyon verisi açıklandı. Fed'in enflasyonla mücadeleye hazır olduğunu belirtmesi ve bu konuda piyasaları alıştırmaya başlaması sebebiyle geçtiğimiz hafta açıklanan TÜFE verisi sonrası endekslerin seyrinde ciddi bir etkisi hissedilmedi. ABD'de bir süredir Fed'i izliyor ve fiyatlarda etkisini hissediyorken, ABD'de 4.çeyrek bilanço sezonu da geçtiğimiz hafta başladı. Cuma günü açıklanan bazı şirket bilançolarının beklentilerin altında kalması, ABD endekslerinde karışık seyirlere neden oldu. Bu hafta içinde açıklanacak bilançolar, hisse bazlı ayrışmalara yol açabilir. Türkiye'de kur korumalı TL mevduatına yönelik haber akışları gündemde yerini koruyor. En son Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğe göre şirket ve kurumlarında artık döviz ve altın hesabını TL mevduatına dönüştürebilecekleri belirtildi. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, yeni mevduat sistemine talebin yüksek olduğunu ve cuma akşamı itibariyle 131 milyar TL'yi aşan meblağa ulaşıldığını duyurdu. Hafta içerisinde, Bakan Nebati'nin enflasyon konusunda da yaptığı açıklamalar takip edildi. Bakan, ocak ayında enflasyonun pik yapacağını ancak haziran 2023'e tek haneli enflasyona ulaşacaklarını açıkladı. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de enflasyonla mücadele ediliyor. Bu hafta için ABD'de gündem biraz daha sakin olacaktır. İçeride, TCMB'nin faiz kararı bulunuyor. Bu ayki toplantısında politika faizinin %14,0 seviyesinde sabit kalması bekleniyor. TCMB'nin söylemleri, yurt içi piyasaların seyrinde belirleyici olabilir.  

Teknik Takibimizde Olan Hisseler

Bu hafta teknik takibimizdeki hisseler: BRISA, CIMSA, DEVA, EKGYO

 

Kaynak  Gedik Yatırım
Hibya Haber Ajansı