Bazı yazarların günümüz okurları tarafından adının bilinmemesi ve kitaplarının okunmaması büyük bir kayıptır.
Safiye EROL’ de bu yazarlardandır. Günümüz okuyucuları Safiye EROL adını ya bilmiyor ya da hiçbir kitabını okumamıştır.
Peki, neden?
Bir itibar suikastı mı var? Sanmıyorum. Yine de yıllar sonra okurunu buldu. Selim İLERİ onun hakkında şu sözleri söyler.” Aşkı en iyi anlatan yazar Safiye Erol’dur.”
Adını ilk defa Murat Belge’nin “Sanat ve Edebiyat Yazıları” kitabında okudum ve öğrendim. Yine Mario Levi‘nin televizyon programında Ülker Fırtınası kitabı hakkında söyleşisini izlemiştim. Selim İleri ve Murat Belge ‘nin yazılarıyla az da olsa değerli yazarımızın adı tekrardan duyulmaya başlandı.
1902 yılında Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde doğmuş, 1964 yılında da İstanbul’ da hayatını kaybetmiştir. Safiye Erol ‘un romanlarını okuyunca, bu kadar kıymetli bir yazarın eserlerinden neden mahrum kalındığını anlayamıyorum. Kendi döneminde adı ve eserleri biliniyor, okunuyor. Sonrasında adeta bilinmeyen bir döneme giriliyor ve uzun bir süre adı anılmıyor. Neyse ki eserleri, yıllar sonra, 2000 yılında Kubbealtı Yayınları tarafından tekrar yayınlandı.
Safiye Erol ile ilgili birçok tez ve makaleler yazıldı. Yazılmaya da devam edilecek gibi... 1938 yılında ilk romanı Kadıköyü’nün Romanı’nı yazıyor. Bir aşk romanı olmakla birlikte çok farklı temaları da barındırıyor. Erol, ilişkiler üzerinden çeşitli karşılaştırmalara gidiyor. İkinci romanı ise 1944’te yazdığı Ülker Fırtınası’dır. Yine bir aşk teması merkezde olduğu bu eserde, müzik üzerinden Doğu, Batı karşılaştırmasını yapar. Romanda anlatım o kadar akıcıdır ki okuyucu adeta satırlar arasında savrulur, durur.
1946 yılında yayımlanan Ciğerdelen, Safiye Erol ‘un üçüncü romanıdır. Yazar bu romanla edebi anlamda tam olgunluk dönemini yaşar. Zaten en güzel romanı da Ciğerdelen kabul edilir. Bu romanda da aşk vardır. Erol, romanda güncel olan ile tarihi olayları büyük bir ustalıkla harmanlar. Bunu çok da iyi başarır. Bu romanı kurgu ve anlatı teknikleri açısından postmodern olarak değerlendiren eleştirmenlerimiz de vardır.
Safiye Erol’un hayatında Semiha Ayverdi ile tanışması önemlidir. Semiha Ayverdi vasıtasıyla Kenan Rifai ile tanışır. Bu tanışma Safiye Erol’un hayatında birçok arayışını da yerine oturtur. Mehmet Nuri Yardım’ın Safiye Erol kitabı birçok bilgiyi edinmemizi sağlıyor. Prof. Dr. Sema Uğurcan ve Dr. Çiğdem Buğdaycı Gürsoy. Yazar üzerine derin incelemede bulunan hocalarımızdandır.
Hayatıyla ilgili bilgilere geçmek ayrı bir yazının konusu olur diye düşünüyorum.
Safiye Erol bir ışıktı, görenler görüyordu. O ışık artık daha iyi görülmeye başlandı.