Sınav dönemlerinde yaşanan kaygının çoğu zaman olumsuz bir durum olarak değerlendirildiğini ifade eden Dr. Karataş, kaygının insanı tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir biyolojik alarm sistemi olduğunu söyledi.
Kaygının tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmasının doğru olmadığını vurgulayan Karataş, "Evimize giren bir hırsızı haber veren alarmı kırmak ne kadar mantıksızsa, kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak da o kadar mantıksızdır. Önemli olan, bu alarmın gerçek bir tehlike yokken gereğinden yüksek sesle çalmasını engellemektir. Kararında bir kaygı dikkati artırır ve performansı desteklerken, aşırı kaygı panik ve hata yapmaya neden olabilir." dedi.
Sınav sırasında yoğun kaygı yaşayan öğrencilerin sıkça "Her şeyi unuttum" hissine kapıldığını belirten Karataş, bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Aşırı stresin beynin bilgileri hatırlama süreçlerini geçici olarak zorlaştırdığını ifade eden Karataş, "O anda beyninizden hiçbir bilgi silinmez. Sadece yoğun stres nedeniyle bilgilerinize ulaşmanız güçleşir. Sakinleşip nefesinizi düzenlediğinizde zihinsel sis dağılır ve bilgiler yeniden erişilebilir hâle gelir." ifadelerini kullandı.
Öğrencilere sınav sırasında panik yapmamalarını tavsiye eden Karataş, kaygının arttığı hissedildiğinde kısa süreli nefes egzersizleri yapılmasının faydalı olacağını belirtti. Çözülemeyen sorular üzerinde uzun süre vakit kaybetmek yerine diğer sorulara geçilmesini öneren Karataş, sınavdan önceki gece yeterli uyku alınmasının da başarı açısından önemli olduğunu kaydetti.
Ailelere de önemli tavsiyelerde bulunan Karataş, sınav kaygısının oluşumunda ebeveyn tutumlarının etkili olduğunu söyledi. Ailelerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamaları gerektiğini belirten Karataş, çocukların akranlarıyla kıyaslanmasının motivasyonu artırmak yerine yetersizlik duygusu ve kaygıya neden olabileceğini ifade etti.
"Sana çok güveniyoruz, kesin kazanacaksın" gibi ifadelerin iyi niyetli görünse de çocuk üzerinde beklenti baskısı oluşturabileceğini dile getiren Karataş, ailelerin sonuçtan bağımsız olarak çocuklarının gösterdiği çabayı takdir etmelerinin daha sağlıklı bir yaklaşım olacağını vurguladı.
Sınavların hayatın tamamı olmadığını hatırlatan Dr. Abdullah Karataş, "Sınavlar, belirli bir zamanda belirli bilgilerin ölçülmesinden ibarettir. Öğrencilerimizin emeklerinin karşılığını alacağı, sakin ve sağlıklı bir sınav süreci geçirmelerini diliyorum." dedi.

