AKÇAKALE – Akçakale Belediyesinin kamuoyuyla paylaştığı icra dosyasına ilişkin resmi belge, eski belediye hizmet binasının satış sürecini yeniden gündeme taşıdı. Belediye, satışın mevcut yönetimin tasarrufuyla değil, önceki dönemde oluşan borçlar nedeniyle başlatılan icra sürecinin sonucu olduğunu savundu. Ancak açıklamayla birlikte yayımlanan belge, kamuoyunda bazı yeni soruların da ortaya çıkmasına neden oldu.
Akçakale İcra Dairesinin 2019/146 Esas sayılı dosyası kapsamında hazırlanan tescil yazısında borçlu ve taşınmaz maliki olarak Akçakale Belediye Başkanlığı gösteriliyor. Belgede, taşınmazın ilk kaydının Yeni Mahalle 42 ada 21 parselde bulunduğu, 1.654,98 metrekare büyüklüğündeki "kargir" vasıflı taşınmazın 17 Şubat 2022 tarihinde 1 milyon 410 bin 122 lira 60 kuruş bedelle ihale yoluyla satıldığı belirtiliyor. Daha sonra taşınmazın kayıt bilgilerinin Süleymanşah Mahallesi 245 ada 24 parsel olarak güncellendiği görülüyor.
Dikkat çeken noktalardan biri ise belgenin üst bölümünde 14 Kasım 2025 tarihinin yer alması oldu. İçerikte ise bunun yeni bir satış işlemi olmadığı, 2022 yılında gerçekleştirilen satışın alıcı adına tapuya tesciline ilişkin yazışma olduğu anlaşılıyor. İcra dosyasındaki bilgilere göre ihale 1 Mart 2023 tarihinde kesinleşirken, tapudaki kısıtlamaların kaldırılarak taşınmazın alıcı adına tescili talep ediliyor.
Belediye açıklamasında, "Mevcut yönetimimizin bu taşınmazın satışına ilişkin aldığı herhangi bir satış kararı bulunmamaktadır." ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca satışın, önceki dönemde oluşan belediye borçları nedeniyle başlatılan icra takibinin sonucu olduğu savunuldu.
Ancak kamuoyunda tartışmalar bununla sınırlı kalmadı. Belediyenin paylaştığı resmi evrak, satışın hangi dönemin mali yükümlülüklerinden kaynaklandığı kadar, belediyenin taşınmazlarının icra yoluyla satışına neden olan borçların nasıl oluştuğu, hangi süreçlerin işletildiği ve kamu zararının önlenmesi adına geçmişte hangi tedbirlerin alındığı yönündeki soruları da yeniden gündeme taşıdı.
Öte yandan açıklamada, mevcut yönetimi sorumlu tutan eleştirilere de yanıt verilerek, satışa neden olan icra dosyasının geçmiş dönem borçlarından kaynaklandığı belirtildi ve sorumluluğun önceki yönetimlerde aranması gerektiği ifade edildi.
Kamuoyunda ise tartışmanın yalnızca "satışı kimin yaptığı" üzerinden değil, belediyeyi icra sürecine götüren borçların oluşum süreci, sorumluları ve kamu zararına ilişkin tüm detayların şeffaf şekilde ortaya konulması gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

