Şanlıurfa’da artık bir milletvekili bir yere gideceği zaman insan ister istemez soruyor: Bu kadar kalabalık neyin nesi?
Aile ziyareti, düğün, esnaf buluşması… Vekiller, 40-50 kişilik ekiplerle ziyaretlere gidiyor. Vatandaş ise kendi seçtiği vekiline ulaşabilmek için adeta bu kalabalığı aşmak zorunda kalıyor.
Bir vatandaş vekilini davet ediyor. Belki 10-15 kişilik sofra hazırlıyor. Vekil ise yanında 40-50 kişiyle geliyor. Sofra büyüyor, masraf büyüyor, kalabalık büyüyor…
Ama nedense vatandaşın derdi küçülüyor.
Milletvekili, milletin oyuyla seçilir. Yanında bir orduyla değil!
Elbette danışmanı olur, çalışma arkadaşları olur, gerektiğinde koruması olur. Buna kimsenin itirazı yok. Ancak her ziyaretin kalabalık bir gövde gösterisine dönüşmesi, artık siyasetin samimiyetini tartışılır hale getiriyor.
Vekil vatandaşla konuşacak, araya onlarca kişi giriyor. Vatandaş derdini anlatacak, etrafında adeta bir kalabalık duvarı oluşuyor.
Peki vatandaş vekiline ne zaman ulaşacak?
Asıl mesele kalabalığın kendisi de değil. Mesele, siyasetin etrafında oluşan çıkar ve görünür olma düzeni.
Her yerde vekilin yanında görünmeyi siyasi marifet sayanlar varsa, vekilin de bunun farkına varması gerekir.
Çünkü milletvekili halkın vekilidir; etrafında dolaşan kalabalığın değil.
Kimse kusura bakmasın…
Bir milletvekili vatandaşın kapısına 50 kişiyle gittiğinde, ortaya samimi bir halk buluşmasından çok gövde gösterisi görüntüsü çıkıyor.
Oysa vatandaş vekilinden kalabalık değil, çözüm bekliyor.
Şanlıurfa’nın artık kalabalık siyasetine değil, hizmet siyasetine ihtiyacı var.
Az insan, çok hizmet.
Az gösteriş, çok samimiyet.
Az kalabalık, çok vatandaş.
Milletvekilliği kalabalıkla değil, milletle anlam kazanır.
Kalabalıkla değil, hizmetle korunur.
Şanlıurfa’nın vekilleri bunu artık görmeli.
Çünkü vatandaş, vekilinin etrafındaki kalabalığı değil; kendisini görmek istiyor.

 

Süleyman Turan