Gazeteci Abdurrahman Elçi Yazdı: Gazetecilik; macera peşinde koşmak, aksiyon aramak ya da birilerini memnun etmek için kalem oynatmak değildir.

Gazeteci, gördüğünü doğru aktarır. Araştırır, sorgular, gözlemler, kaynağına ulaşır ve elde ettiği bilgiyi kamuoyuna doğru şekilde sunar. Gazetecinin temel görevi; duyduğu her sözü haber yapmak değil, doğrulanabilir bilgiyi haberleştirmektir.

27 yıllık gazetecilik hayatımda en sık karşılaştığım cümlelerden biri şu oldu:

“Neden yazmıyorsun?”

İyi de neyi yazayım?

Neye dayanarak yazayım?

Kaynağım kim?

Bilgi nereden geliyor?

Haberin muhatabı kim?

İşin en önemli noktası da burada başlıyor.

Birçok kişi, bir konuda konuşuyor; ardından gazetecinin o söylediklerini haber yapmasını bekliyor. “Beni kaynak gösterme, sen yaz.” Böyle bir gazetecilik anlayışı yok!

Bir iddianız varsa, arkasında duracaksınız. Gazeteciye bilgi verecekseniz, gerektiğinde kaynağınızın ortaya konulmasına izin vereceksiniz. Gazeteci, başkasının söylemek isteyip de sorumluluğunu üstlenmediği sözlerin taşıyıcısı değildir.

Her Duyulan, Haber Değildir

Gazeteciliğin temelinde 5N1K kuralı vardır:

Ne? Nerede? Ne zaman? Nasıl? Neden? Kim?

Bir olayın haber olabilmesi için bu soruların mümkün olduğunca yanıtlanması gerekir. Kaynağı belli olmayan, doğrulanmayan, ağızdan ağıza dolaşan söylentiler gazetecilik açısından haber değildir.

Asparagas habercilik, gazetecilik değildir.

Birileri bir şey söylemiş olabilir. Bir iddia ortaya atılmış olabilir. Bir söylenti dolaşıyor olabilir. Ancak gazeteci, “Birileri böyle söylüyor.” diyerek bunu gerçekmiş gibi kamuoyuna sunamaz.

Gazetecinin sorumluluğu büyüktür.

Çünkü yazılan her haberin bir muhatabı, bir sonucu ve kamuoyunda oluşturduğu bir karşılığı vardır.

Bu nedenle gazeteci; duyduğunu değil, doğruladığını yazar.

“Yaz da Ne Yazarsan Yaz” Dönemi Geride Kaldı

Bozova’da gerek şahıslarla gerek kurumlarla gerekse siyasi yapılarla konuştuğumuzda zaman zaman aynı ifadeyle karşılaşıyoruz:

“Yaz kardeşim, yaz!”

Peki neyi yazalım?

Neden yazalım?

Kimin için yazalım?

Hangi bilgiye dayanarak yazalım?

Bir gazetecinin haber yapabilmesi için öncelikle haberin oluşması gerekir.

Bugüne kadar Bozova’da siyasi partilerin gerçekleştirdiği kongrelerin dahi çoğuna basın olarak davet edilmedik. İlçede faaliyet gösteren birçok kurumun düzenlediği etkinliklerden çoğu zaman haberimiz bile olmadı.

Sonra dönüp gazeteciye:

“Bozova’nın haberini neden yapmıyorsunuz?”

diye soruluyor.

Gazeteciye haber vermeden, gazeteciyi etkinliğe davet etmeden, yapılan çalışmayı basınla paylaşmadan nasıl haber yapılması bekleniyor?

Basın, gerektiğinde hatırlanacak bir materyal değildir.

Gazeteci, yalnızca bir etkinliğin sonunda fotoğraf çekmesi için çağrılacak kişi de değildir.

Gazeteci Görür, Gözlemler ve Sorar

Gazetecilik masa başında dedikodu toplamak değildir.

Gazeteci sahaya çıkar.

Gözlemler.

Görür.

Fotoğraflar.

Araştırır.

Sorar.

Kaynaklara ulaşır.

Ve bütün bunların sonucunda haberini oluşturur.

Bizler görmediğimiz, gözlemlemediğimiz, fotoğraflayamadığımız ve doğrulayamadığımız bir olayı nasıl haberleştirelim?

Elbette Bozova’da haber yok değil.

Elbette ilçede yazılacak, konuşulacak, kamuoyunun bilmesi gereken çok sayıda konu var.

Ancak her konu aynı zamanda haber değildir.

Gazeteci, kamu yararı taşıyan, doğrulanabilir ve haber değeri bulunan konuları gündeme taşır.

Aksi hâlde yapılan şey gazetecilik değil, söylentiyi haber gibi sunmak olur.

Macera Aramıyoruz!

Biz hiçbir zaman macera peşinde koşmadık.

Bundan sonra da koşmayacağız.

Aksiyon da aramıyoruz.

Ancak nedense bazıları gazeteciden sürekli aksiyon bekliyor.

İlçeye milletvekili geliyor, basına haber verilmiyor.

İl başkanı geliyor, basına haber verilmiyor.

Bürokrat geliyor, basına haber verilmiyor.

Toplantılar yapılıyor, etkinlikler düzenleniyor, ziyaretler gerçekleştiriliyor; fakat gazeteci çoğu zaman bunlardan sonradan haberdar oluyor.

Neden?

Çünkü bazıları gazetecinin soru sormasından çekiniyor.

“Ya bizim hakkımızda bir şey sorarsa?”

“Ya yapılan çalışmayı sorgularsa?”

“Ya eksik olanı gündeme getirirse?”

İşte gazetecilik tam da burada başlar.

Gazeteci, kimsenin basın danışmanı değildir.

Gazeteci, kimsenin sözcüsü değildir.

Gazeteci, kimsenin propaganda aracına dönüşmek zorunda değildir.

16 Yıldır Buradayız

Bozova’nın tek yerel gazetesi olarak yaklaşık 16 yıldır bu ilçede haftada iki gün gazete çıkarıyor, dağıtıyor ve ilçenin gündemini kamuoyuna aktarmaya çalışıyoruz.

Biz görüyoruz ama nedense bizi gören yok!

İlçede olup bitenleri görüyoruz.

Kimin ne yaptığını görüyoruz.

Kimin ne söylediğini görüyoruz.

Kimin hangi konuda nasıl hareket ettiğini görüyoruz.

Ama bazıları hâlâ gazetecinin hiçbir şey görmediğini, duymadığını ve bilmediğini düşünüyor.

Yanılıyorlar.

Gazeteci sessiz kalıyorsa bu, görmediği anlamına gelmez.

Yazmıyorsa bu, bilmediği anlamına gelmez.

Sormuyorsa bu, soracak sorusu olmadığı anlamına gelmez.

Bazen gazeteci, elindeki bilgiyi doğrulamak için bekler.

Bazen karşı tarafın görüşünü almak için bekler.

Bazen haberin tamamlanmasını bekler.

Çünkü gazetecilik “ilk yazan olmak” değil, “doğru yazan olmak” meselesidir.

Basın Bir Materyal Değildir

Bugüne kadar gazetemize maddi anlamda yalnızca bir-iki kurum destek verdi.

Diğerleri ise adeta “Aman bizi görmesinler, yaptıklarımızı bilmesinler.” anlayışıyla hareket ediyor.

Oysa biz kimin ne yaptığını görüyoruz.

Kimin çalıştığını da görüyoruz.

Kimin çalışmadığını da...

Kimin basına değer verdiğini de görüyoruz.

Kimin yalnızca işine geldiğinde basını hatırladığını da...

Fakat burada önemli bir ayrım var:

Gazetecinin görevi birilerini korumak ya da birilerini hedef almak değildir.

Gazetecinin görevi, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamaktır.

Basın, gerektiğinde kullanılacak bir araç değildir.

Basın; demokrasinin, kamu denetiminin ve toplumun haber alma hakkının temel unsurlarından biridir.

Son Söz

27 yıllık meslek hayatım bana şunu öğretti:

Gazeteci herkesle iyi geçinmek zorunda değildir; ama herkesin hakkını gözetmek zorundadır.

Gazeteci alkış almak için yazmaz.

Birilerinin hoşuna gitmek için de yazmaz.

Gazeteci, kamu adına sorar, araştırır, sorgular ve doğru bilgiyi kamuoyuna ulaştırır.

Biz macera peşinde değiliz.

Aksiyon da aramıyoruz.

Biz yalnızca gazetecilik yapıyoruz.

Gördüğümüzü, doğruladığımızı ve haber değeri taşıyanı yazıyoruz.

Bazen susuyoruz; çünkü elimizde yeterli bilgi yok.

Bazen bekliyoruz; çünkü haber henüz tamamlanmamış oluyor.

Bazen soruyoruz; çünkü gazeteciliğin gereği bu.

Ama şundan hiç kimsenin şüphesi olmasın:

Bozova’yı görüyoruz.

Bozova’yı dinliyoruz.

Bozova’yı takip ediyoruz.

Ve zamanı geldiğinde, kamu yararı taşıyan her konuyu gazetecilik ilkeleri çerçevesinde yazmaya devam edeceğiz.

Çünkü biz macera peşinde değiliz.

Biz aksiyon aramıyoruz.

Biz sadece gazeteciyiz.

 

 Abdurrahman Elçi