Günümüzde “ben” diyenlerin sayısı artarken, “biz” diyebilenlerin sayısı giderek azalıyor. Oysa toplumu güçlü kılan makam, para ya da güç değil; dayanışma, kardeşlik ve birbirine sahip çıkma duygusudur.
Kim kendini dev aynasında görürse görsün, gün gelir o ayna tersine döner. Çünkü hayat, herkese gerçek yerini ve değerini mutlaka gösterir.
Günlük hayatta bunun örneklerini sıkça görüyoruz. Makamına güvenerek insanları küçümseyen, elde ettiği başarıyı yalnızca kendisine mal eden ve her fırsatta “ben” diyenler, zamanla yalnızlaşmaya mahkûm oluyor.
Oysa zor gününde komşusunun kapısını çalan, ihtiyacı olana el uzatan, düğünde sevincine, cenazede acısına ortak olan insanlar toplumun gerçek zenginliğini oluşturuyor.
Bir mahalleyi mahalle yapan yalnızca binaları değildir. Bir şehri şehir yapan da sadece yolları, caddeleri ve yapıları değildir. Asıl önemli olan, insanların birbirine sahip çıkmasıdır.
Bugün komşumuzun derdiyle ilgilenmezsek, yarın kendi derdimizde yanımızda kimseyi bulamayabiliriz.
Hiç kimse kimseden üstün değildir.
Makam geçer, para biter, güç el değiştirir. Ancak geride bırakılan güzel bir insanlık hatırası, dostluk ve dayanışma kalır.
Bencillik kimseyi yüceltmez. Asıl güç, tek başına yükselmekte değil; birlikte ayağa kalkabilmektedir.
Günümüzde ise ne yazık ki “ben” diyenlerin zamanı yaşanıyor. “Ben yaptım, ben başardım, ben kazandım” diyenlerin sayısı artarken, “biz” diyebilenlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azalıyor.
Oysa “ben” diyen günün sonunda yalnız kalabilir. “Biz” diyenler ise aynı hedef etrafında kenetlenerek yollarına daha güçlü devam eder.
Teknoloji de hayatımızı kolaylaştırırken toplum olarak birbirimizden uzaklaşmamıza neden oluyor. Aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı, aynı mahallede oturanların birbirine selam vermeden geçtiği bir döneme doğru ilerliyoruz.
Oysa toplumları toplum yapan, bireylerin yalnız başına var olması değil; birlikte hareket edebilmesi, dayanışma içinde yaşayabilmesidir.
Birbirimizin derdine ortak olmak, sevincini paylaşmak ve gerektiğinde elinden tutmak zorundayız.
Çünkü insan, tek başına güçlü olduğunu düşündüğü anda aslında ne kadar yalnız olduğunu da fark edebilir.
Onun için “ben” demek yerine “biz” diyelim.
Birlikte yürürsek güçlenir, birbirimize sahip çıkarsak büyürüz.
Çünkü bu hayat, yalnızca “ben” diyenlerin değil; gerektiğinde birbirinin elinden tutup “BİZ” diyebilenlerin hikâyesidir.
Abdurrahman Elçi