SINAV MERKEZLİ EĞİTİM ve OTOKRASİ

Ali Ekber PEKŞEN

11-01-2026 12:53

Ali Ekber PEKŞEN

İnsan, canlı bir organizma ve düşünen bir varlıktır. Diğer canlılardan ayrılan en temel özelliği, düşünme yeteneğidir. Evrimleşme süresince dilini öğrenir, konuşmaya başlar, çevresinde var olan canlı ve cansız varlıkları tanır, adlandırır, kavramlarla ifade eder, kavramsal düşünür. Olay ve olguları, somut nesneler ve olaylarla örneklemeyle sınırlamayıp, soyut düşüncenin ürünü olan genel ve kapsayıcı ifadelerle anlatır.  Analizler yapar. Yeni fikirler geliştirir. Problemlere çözümler üretir.  Becerileri ve soyutlama yeteneği, karmaşık problemlerle karşılaştığında farklı çözüm yollarını araştırmaya yönlendirir.

İnsan düşünür ve düşünceleri doğrultusunda hayata dair ideallerini, perspektifini, hayat algısını, hayallerinin ürünü olabilecekleri savunur. Edindiği bilgileri sentezleyerek, görüş ve düşüncelerini ifade eder, hayallerinin, ideallerinin hayat bulması için çabalar.

Bu çabalar doğumla başlar. İlk çocukluk dönemiyle birlikte ideallerinin peşinde koşarken, karşılaştığı problemlerle mücadele ederken, yeni projeler üretirken özgüvenini kaybetmemesi gerekir. İnsanın özgüven sorunu yaşamadan yol alması büyük ölçüde, bilgilerinin sağlamlığına bağlıdır. Sağlam bilgilerin en temel özelliği bilimsel olmalarıdır. Hayatı bilimsel bilgilerle  değerlendirir, yol gösterici fikirler üretir ve çevresiyle paylaşır.

Bu paylaşımlar, bir bakıma bireyin çevresiyle iletişimidir. Genellikle sözlü olarak kurulan bu iletişim sırasında, fikir alışverişinde bulunur. İletişimin kalitesi, yaşananlarla ilgili görüş, düşüncelerini açık ve anlaşılır şekilde ifade etmesine bağlıdır. Eğitim hayatıyla, yazılı anlatım becerileri iletişimin bir başka ayağını oluşturur. Bireyin iletişim becerisi, bir bakıma çevresiyle uyumlu hayat sürdürmesinin zeminini hazırlar. Bunu başarmanın anahtarı ise dinlediğini, okuduğunu anlaması, sözlü ve yazılı anlatım becerilerinin yeterli düzeyde gelişmişliğidir.

Bunu sağlayacak olan eğitim ve öğretimin temel amaçlarından birisi de; düşüncelerini sınırlamaksızın açıklayan dünya yurttaşı bireyler yetişmesine aracılık etmektir. Bu birey, eleştiriye açık, özeleştiri yapabilir, hayata dair olan biten yaşanmışlıkları, bilimsel bilgilerle değerlendirebilir. Olay ve olgular arasındaki ilişkileri neden-sonuç ilişkisiyle ve verilere dayalı açıklar. Bilgilerini, yeni öğrenmelerin aracı olarak kullanır ve yeni bilgiler edinir. Yaratıcılığının ürünü fikirlere imza atar. Olaylar ve varlıklarla ilgili gözlemler yapar, ulaştığı bilgileri kaydeder, açık ve anlaşılır şekilde paylaşır.

Bu özelliklere haiz bireyler yetiştirmeyi amaçlayan eğitim sistemi, tüm toplum kesimi temsilcilerinin katılımı ve akademisyenlerin koordinasyonuyla ve yerel esneklikleri dikkate alarak yapılandırılmalıdır. Merkezi-tekçi devletin müesses nizamın koruyucusu ve kollayıcısı insan yetiştirme amacıyla tasarladığı eğitim sistemi bu amaca hizmet etmekten uzaktır. Geleneksel çocuk yetiştirme anlayışının müdahaleci ve güvenlik esaslı işleyişi de, merkezi-tekçi anlayışa uygundur. Devletin eğitim anlayışı, ailenin çocuk yetiştirme alışkanlığıyla örtüşmekte, birey doğumdan itibaren otorite ve kutsallarla kuşatılmaktadır.

Tek tip insan yetiştirme faaliyeti olarak tanımlanacak bu işleyiş, eğitim sistemini sınav merkezli ezberci uygulamalara bağımlı kılmaktadır. Bu doğrultudaki uygulamalar, analitik düşünmeyi engellemekte ve bireyin yaratıcılığına ket vurmaktadır. Merkezi-tekçi anlayışla düzenlenen, geleneksel çocuk yetiştirme anlayışıyla desteklenen bu sistem değiştirilmediği sürece, bu sorun çözülemez. Bu anlayış, otoriteye ve kutsallara bağımlı, sınırları zorlamayan, bilineni tekrarlayan insanlar yetiştirmeye devam eder.

Tek tip insan yetiştirme amaçlı işleyen eğitim sisteminin ürünü bireylerin ekseriyeti otoriteye tabidir. Kutsallarla ilgili ön kabulleri vardır. Sınırları çizilmiş çerçeveler içinde hareket etmekten rahatsızlık duymazlar. Yasakları sorgulamazlar, neden yasak sorusu yerine, uymayı tercih ederler. Merkezi aklın kutsallarını sorgulamaz, kabul ederler.

Bu anlayış ailede, yakın çevrede, okulda ve genel yönetsel uygulamalarda hayat bulunca, ebeveynler, kanaat önderi olarak bilinenler, öğretmenler, devlet örgütünün görevlileri, otoritenin temsilcileri olarak insan hayatına yön veren sorumluluk sahibi kişilerdir. Otorite kazanılmış ya da verilmiş olarak işlemeye başlayınca evde, sokakta, okulda, yönetim faaliyetinde “yaptırma”, “yasak getirme”, “müdahale etme” gibi hakları da temsilciye verir. Bu anlayış, otokratik yönetimin sürekliliğine hizmet eder.

Bilginin otorite ve değişmez doğru olduğu ve olduğu gibi sunulması gerektiği ön kabulüne göre düzenlenen sınav merkezli eğitim işleyişi, ağırlıklı olarak ezber yöntemine tabidir. Bilinenlerin tekrarından ibaret olan ve ezbere dayanan bu sistemin ifade edilen amacı, başarıyı tespit gibi görülse de, asıl amaç otoriteyi kayıtsız koşulsuz kabullenen bireyler yetişmesine aracılık etmektir.  

 

 

 

DİĞER YAZILARI KAPI 01-01-1970 03:00 CAN KENARIDIR YOLCULUK 01-01-1970 03:00 VATAN MÜLK OLURSA, SÜTUNU SAHİBİDİR 01-01-1970 03:00 BÜYÜK ÖĞRETİCİ HAYAT 01-01-1970 03:00 ÖZEL OKUL ÖĞRETMENLERİNİN ÖZLÜK HAKLARI 01-01-1970 03:00 MİLLİ DEVLET VE OTOKRASİ 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİN SINAV STRESİ ve EDİLGEN KİŞİLİK 01-01-1970 03:00 GÜVENLİK DEVLETİ ve DENGE DENETİM MEKANİZMASI 01-01-1970 03:00 GÜVENLİK DEVLETİ ve EĞİTİM 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZM SAVAŞLARLA YAŞAR 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (5) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (4) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (3) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (2) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (1) 01-01-1970 03:00 SINAVA ENDEKSLİ EĞİTİM SİSTEMİ ÇIKMAZDADIR 01-01-1970 03:00 ÇATIŞMA ve ÇÖZÜM SÜRECİ 01-01-1970 03:00 BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 BARIŞ, DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI 01-01-1970 03:00 NİYET OKUMA 01-01-1970 03:00 OECD "BİR BAKIŞTA EĞİTİM 2025" RAPORU ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 DEVLETTE ŞEFFAFLIK 01-01-1970 03:00 HİÇBİR YERLİYİM 01-01-1970 03:00 DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ 01-01-1970 03:00 ÖĞRENEN ORGANİZASYON 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (4) 01-01-1970 03:00 HÜSEYİN ANIL – GÜNEŞİN OĞLU ve ŞİİR 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (3) 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (2) 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (1) 01-01-1970 03:00 ÇOK ŞEYE YETİŞMEK LAZIMDI! 01-01-1970 03:00 AZ GELİŞMİŞLİK SARMALI 01-01-1970 03:00 EZBERLETİLENLER, GERÇEKLER ve EĞİTİM 01-01-1970 03:00 BURUK SEVİNÇ (Mehmet Emin Turgut) 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZM ÇIKMAZ SOKAKTIR 01-01-1970 03:00 BABAMIN ÖLDÜĞÜ YAŞTAYIM 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZMİN NORMALİNDEN KUTULMALIYIZ 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZMİN NORMALİNDEN KUTULMALIYIZ 01-01-1970 03:00 OKULLAR ve NİTELİKLİ EĞİTİM 01-01-1970 03:00 İNSAN, MERAK ve ÖĞRENME 01-01-1970 03:00 KIRMIZI PERÇEMLİ 01-01-1970 03:00 POPÜLİST YÖNETİM – VASATLAR CENNETİ 01-01-1970 03:00 HERKESLEŞME 01-01-1970 03:00 SIRADANLAŞMA 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNİN HAZİRAN SENDROMU 01-01-1970 03:00 DEVLETİN EĞİTİM FELSEFESİ ve YATILI OKULLAR 01-01-1970 03:00 EĞİTİM YÖNETİMİ ve BAŞARIDA ÖĞRETMEN ROLÜ 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNDEN BEKLENTİLER 01-01-1970 03:00 MÜESSES NİZAMIN KORUYUCUSU EĞİTİM SİSTEMİ 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNİN TARİHİ AÇMAZLARI ve MÜFREDATLAR 01-01-1970 03:00 KADIN HAKLARI 01-01-1970 03:00 ALIŞKANLIK, UNUTMA, HATIRLAMA 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE ZOR GÜNLER YAŞAMAKTA 01-01-1970 03:00 YORDULAR, YORUYORLAR, YORACAKLAR 01-01-1970 03:00 POPÜLİZM ve OTORİTER YÖNETİMLER 01-01-1970 03:00 HAYATI ANLARA BÖLMEK 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİ SORUNSALI 01-01-1970 03:00 EĞİTİM AYKIRI RENKLERİ GÖREBİLMEKTİR 01-01-1970 03:00 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 Tabiatın Yaratıcılığı ve Eğitim 01-01-1970 03:00