EKSİK OLAN

Ali Haydar Üzülmez

11-03-2026 10:25

Bir varmış, bir yokmuş;
Deyip söze soru ile başlayayım.
Tekrar döndük başa:
Kürtler var mıdır?
Vardır.
Kürtlerin kendi özgün dilleri var mıdır?
Vardır.
Kürtlerin kendi tarihleri ve kültürleri var mıdır?
Vardır.
Kürtlerin yüzyıllardır üzerinde yaşadıkları kendi toprakları var mıdır?
Var, üstelik yüzyıllar değil, binyıllardır. Kürtlerin yaşadığı bu topraklara da 13. yüzyıldan beri Kürdistan denilmektedir.
Peki tüm bunlar Kürtleri bir millet yapıyor mu?
Yapıyor, ama eksik yapıyor!
Peki, eksik olan ne?
Eksik olan: Kürtlerdeki duygu birliği, yani millet olma bilincinin eksikliği.
Konumuz bu. Bunun üzerinde duralım istedim. 
Yine soru ile devam edelim.
Neden Kürtlerde duygu birliği ve millet olma bilinci eksik?
Size onlarca neden sıralayabilirim; ama bana göre bu konuda iki neden öne çıkıyor.
Bunlardan biri, bölge kavim/devletlerin inanç üzerinden ve yüzyıllardır, bizzat Peygamber Muhammed üzerinden yürüttüğü psikolojik savaş ve kara propaganda. Örneğin:
“Bazı düşünürler de ‘Kürtler, Allah’ın üzerinden perdeyi kaldırdığı bir cin topluluğudur’ demişlerdir. Bazı tarihçiler de cinlerin, Havva’nın kızlarıyla evlendiklerini ve onlardan Kürtlerin doğduğunu öne sürmüşlerdir.” (Şeref Han, Şerefname, Kürt Tarihi, 3. Baskı, Hasat Yayınları, s. 19) 
Bir milleti şeytanlaştırma ancak bu kadar olur!
İslamiyet’in açılım ve çağrı yıllarında, Hz. Muhammed makamına değişik bölgelerden gelen heyetleri kabul eder. Güya bu heyetlerden biri de Kürtlerin heyetidir. Şerefname’de kabul edilen Kürt heyeti şöyle anlatılır: “Kürt büyüklerinden ve ileri gelenlerinden Buğduz adlı bir kişi vardı; kendisi çirkin görünümlü, kaba, kati kalpli, ele avuca sığmaz bir kişiydi. Çirkin görünüşlü, iri yapılı bu elçi, Peygamber’in gözüne görülünce Peygamber’in canı sıkıldı ve ondan şiddetle nefret etti. Elçiye, kabilesi ve mensup olduğu soy sorulunca, Kürt toplumundan olduğu cevabı verildi. (Yıllardır Kemalist Atatürkçüler ve Türk ırkçı, milliyetçiler de aynı benzetmeyi ve aşağılamayı yapageldi) İşte o zaman Peygamber Kürtlere beddua ederek şöyle dedi: ‘Yüce Allah bu topluluğu, kendi arasında ittifaka ve birleşmeye muvaffak etmesin; yoksa, birleştikleri taktirde, onların elleriyle dünya yok olur.’” Kitapta bu yazının altına not düşülmüş ve “bu hikaye tamamen uydurmadır, söylentiden ibarettir” denir.( Şeref Han, Şerefname, Kürt Tarihi 3. Baskı, Hasat Yayınları, s. 24 ve 25)
Hadise bu. 16. yüzyılda yazılmış ve 6. yüzyıla kadar götürülmüş bu metin, tamamen psikolojik savaş ve kara propaganda amacı taşır; görüldüğü gibi Kürtlerin birlik olmaması için Peygamber bile nefret aracı olarak kullanılmıştır. Bana göre günümüze kadar süren bu uzun süreli propaganda, Kürtlerde kendilerine güvensizlik yaratmıştır.
Tarih boyunca inanç olayı Kürtler üzerinde hep siyasi ve psikolojik bir araç olarak kullanılmıştır. Bugün de bu araç, karşı güçler tarafından hâlâ etkili şekilde kullanılmaktadır.
Diğer neden ise, birinci nedene bağlı( iç içe) olarak Kürt siyaset ve aydınlarının sürekli yakınma ve mazeret üretmeleri, kendi siyasi ve tarihleriyle yüzleşmemeleridir.
Biz millet olarak neden bu durumdayız?
Neden yeryüzünde 50 milyonluk bir halk olarak bir tek bizim devletimiz yok, hatta hukuki olarak kimi parçalarda kimliğimiz/varlığımız yok? Bizde eksik olan nedir?
Neden tarih boyunca hep başkaları için savaştık ve bu gün de savaşıyoruz? 
Bu durum nereden ve neden kaynaklanıyor?
Biz nerede hata yapıyoruz?
Gibi soruları ciddi bir şekilde sorma ve sorgulama eksikliğidir.
Kürt siyasetçileri ve aydınları sorunu dışarıda değil, kendilerinde aramalı; kendi eksiklikleriyle yüzleşerek gerekeni yapmalıdır.
Dağınıklık Kürtlerde duygu birliğinin eksikliğine yol açıyor. Bu da Kürtlerin topluca hareket etmesinin önünü kesiyor.
Bugün eksik olan, Kürtlerde duygu birliğinin cılız olmasıdır; bu da vatana sahip çıkma ve millet olma bilincinin eksikliği demektir.
Duygu birliği; millet olarak acıyı ve sevinci birlikte yaşamak, paylaşmak demektir. Kürtlerde bu eksik; hem de fazlasıyla eksik. Her parçada her lider kendi düşüncesini ileri sürüyor ve “benim dediğim doğrudur” diyor. Bu durum, doğal olarak Kürtlerin değil, başkalarının işine yarıyor. Haliyle ortak çıkar ve duygu birliği de eksik oluyor.
Son Suriye’deki olumsuz gelişmeler de bunu açıkça gösterdi. Ne zaman ki tüm Kürtler ayağa kalktı (duygu birliği ve siyasi birliğe yöneldi), kötü gidişat geçici olarak durduruldu; bir anlamda dondu. Sorun devam ediyor.
İran-ABD/İsrail savaşı şiddetle devam ediyor. Tüm bölge halkları ve özellikle Kürtler için tarihi bir durum bu. Kürtler, isteseler de istemeseler de bu savaşın bir parçası. Belki de kötü talihini yenmek için tarihi bir fırsat.
Dünyanın gündeminde şu sıralar İran-ABD/İsrail savaşı var. Bu savaş yalnızca İran Kürtlerini ilgilendirmiyor; tüm Kürtleri ilgilendiriyor. İşte Kürtlerin millet olarak ortaya çıkması için tarihi bir fırsat daha!
Gereksiz tartışmaları ve bölünmeleri Kürt siyasi ve aydınları bir yana bırakıp her alanda birlik olmalıdır. Unutulmamalı Kürtleri içinde bulundukları olumsuz durumdan kurtaracak olan yine Kürtlerdir.
Kürtlerin içinde bulunduğu durumu şöyle de örnekleyebilirim: Tek başına tespih taneleri bir anlam ifade etmez. Ne zaman ki bu taneler bir ipe dizilir ve başlarına bir imame eklenirse, o zaman tespih olur ve inançlı Müslümanların elinde işlev kazanır.
Bu örneği, Kürtlerin dağınıklığı için verdim. Her parçada küçük büyük onlarca Kürt hareketi/partisi var; ancak kendi başlarına çok fazla anlam ifade etmiyor. Ne zaman ki, tıpkı tespih taneleri gibi, Kürdistan ve Kürtlük davası etrafında birleşirler ve kendi başlarına lider veya yönetimi kendileri seçip atarsa, o zaman tüm Kürtler için bir anlam ifade eder. 
Yanılıyor muyum? Sanmıyorum.
Sözün özü: Kürtler, kendileri için birlik olmalı ve birlikte hareket etmelidir. Bu tarihi fırsattan yararlanmasını bilmeli. Büyük laflara, olmayacak hayallere veya karmaşık stratejilere gerek yok. Kürtler kafa kafaya verip kendi çıkarlarını gözetmelidir. Kendisi perişan bir durumdayken başkalarını kurtarma söyleminden vaz geçmeli. Bu da bencillik değil; doğru olandır! Gereksiz ego zararlıdır.
Kürt siyasi lideri ve aydınları, Kürt ve Kürdistan için kendi olanak ve konumlarından birlik için fedakârlık yaparlarsa, o zaman Kürtlerde duygu birliği ve millet olma bilinci hızlı bir şekilde gelişir, bu tarihi fırsattan da yararlanarak yüzlerinin akı ile çıkarlar. Kürtler, hasretle liderlerinden bunu beklemektedir.
Kürtleri yok sayan ve uyguladığı katı Türkçülük ideolojisi ile Kürtlerin yüzyıllardır çektiği çileye neden olan lider, özgürlük ve bağımsızlık için şunu söylüyor:
“Bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın doğup yaşayabilmesi, o milletin özgürlük ve bağımsızlığa sahip olmasına bağlıdır.” (Mustafa Kemal Atatürk, İşte İnsan, Azra Erhat, Can Yayınları, s. 195)
Kürtler de diğer milletler gibi özgür ve bağımsız olmalıdır. Bunun için, ulusal birlik tarihi bir zorunluluktur.

DİĞER YAZILARI İNSANLAŞMA SÜRECİMİZ 01-01-1970 03:00 ÜÇ KADİM SORU 01-01-1970 03:00 İRAN VE SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELER IŞIĞINDA KÜRTLER 01-01-1970 03:00 AYDINLAR VE ASKERLER 01-01-1970 03:00 DÜNDEN BUGÜNE KÜRTLERE KARŞI DUYULAN KİN, NEFRET, DÜŞMANLIK VE PSİKOLOJİK SAVAŞ 01-01-1970 03:00 BİR SOHBETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 SEMAVİ DİNLER VE LUTİLİK 01-01-1970 03:00 İDEOLOJİLERİN TUTUCULUĞU VE AYDINLAR 01-01-1970 03:00 MECLİS KOMİSYONU, YENİ ANAYASA VE BARO BAŞKANININ ÇAĞRISI 01-01-1970 03:00 ÖZGÜRLÜK PLATFORMU 01-01-1970 03:00 BÖLGESEL TEK GÜCE DOĞRU! 01-01-1970 03:00 İLK CİNAYET VE İLK MİRAS KAVGASI 01-01-1970 03:00 YETKİLERİ GÖREVE ÇAĞRIYORUM 01-01-1970 03:00 GELDİK BUGÜNLERE 01-01-1970 03:00 İSRAİL’IN İRAN’I ÇÖKERTME STRATEJİSİ VE İSLAM’IN SİYASAL BİR DİN OLARAK KURUMSALLAŞMASI 01-01-1970 03:00 ÖCALANIN ÇAĞRISI: KURBANSIZ KURBAN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 Matematik ve Ezanın Evrensel Ölçüleri 01-01-1970 03:00 Bir İnsanlık Hali Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 SOSYALİZM ÖLDÜ MÜ? 01-01-1970 03:00 KÜRTLER GÜNEŞ Mİ, RÜZGÂR MI OLMALI? 01-01-1970 03:00 KARARI SİZLERE BIRAKIYORUM 01-01-1970 03:00 Anayasa Tartışmaları ve Kenan Paşa’nın Gizli Hayranları 01-01-1970 03:00 TENEKE VE ALTIN 01-01-1970 03:00 ARAYIŞ DEVAM EDİYOR; MARSA YOLCULUK  01-01-1970 03:00 DOMOKRATİK SİYASETE VE KARDEŞLİĞE ÇAĞRI 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZIN MATEMATİK KORKUSU 01-01-1970 03:00 GÖZLER ÖCALAN’DA 01-01-1970 03:00 TARİH YENİDEN KÜRTLERİN KAPISINI ÇALDI, KÜRTLER ÇOK DİKKATLİ OLMALI! 01-01-1970 03:00 KÜRTLER TARTIŞIYOR 01-01-1970 03:00 HAYBER KALESİ CENGİ VE BİTMEYEN DİN SAVAŞLARI 01-01-1970 03:00 DÜRÜST, GÜZEL NARİN! 01-01-1970 03:00 MUNDAR OLMAK 01-01-1970 03:00 Baskın Oran Hocama Açık Mektup 01-01-1970 03:00 EŞİTLİĞE DOĞRU 01-01-1970 03:00 İSLAMCILARIN KENDİ EKONOMİK MODELLERİ VAR MIDIR? 01-01-1970 03:00 DAYANAK NE? 01-01-1970 03:00 DİKTATÖR, SAVAŞ VE HAYAT 01-01-1970 03:00 BENİMDE BİR HAYALİM VAR 01-01-1970 03:00 ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 İKİ BÜYÜK YALAN 01-01-1970 03:00 GELEN İKİ TELEFON VE DÜŞÜNDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 CARİYE VE HÜR KADININ ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 DEM Parti ve Kürtler 01-01-1970 03:00 YÜREĞİMİN SESİ 01-01-1970 03:00 "Nietzsche: Kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski olmuştur 01-01-1970 03:00 MARKSİZM VE SOVYET PRATİĞİ 01-01-1970 03:00 AŞKIN YÜZÜ, ELAZIĞ VE ADNAN YÜCEL 01-01-1970 03:00 GÜLÜMSEME ZAMANI 01-01-1970 03:00 AŞKI YAŞAYAMAYANLARIN HAZİN DURUMU 01-01-1970 03:00 ÜÇ KURAL VE ZAHİR DEĞİL ÖZ 01-01-1970 03:00 ANA AKTÖR KÜRT BİRLİĞİ OLABİLİR 01-01-1970 03:00 İDEAL OLAN 01-01-1970 03:00 ÜÇ GÜZEL VARLIK 01-01-1970 03:00 Değişim iyidir, güzeldir, hayattır! 01-01-1970 03:00 MERAK EDİLEN YAKIŞIKLI 01-01-1970 03:00 Yakışıklının devamı. 01-01-1970 03:00 YAKIŞIKLI VE DİCLE’NİN YİĞİT ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 ÖNCE SÖZ DEĞİL SES VARDI 01-01-1970 03:00 Alevileri Ne Kadar Anlayabiliyoruz? 01-01-1970 03:00 Önyargıları Kırıp Alevileri Tanımak ve Sevmek 01-01-1970 03:00 EĞİTİM Mİ, KÜLTÜR MÜ? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Dokunma 01-01-1970 03:00 8 Mart ve Erkekler 01-01-1970 03:00 YENİ BİR PARADİGMA VE STRATEJİK DEĞİŞİKLİK NEDEN GEREKLİDİR 01-01-1970 03:00 Hangi sosyalizmi istiyoruz? 01-01-1970 03:00 YENİ DURUM VE ÜÇ YAZIM-1 01-01-1970 03:00 GÜLHANE PARKI, POSTACI VE BEN 01-01-1970 03:00 SEVGİLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 Çaresizliğin Çaresi: Demokrasi-2 01-01-1970 03:00 Çaresizliğin Çaresi: Demokrasi-1 01-01-1970 03:00 ÜÇ ROMAN İKİ DÜŞÜNÜR 01-01-1970 03:00 HAYAT/ YAŞAM 01-01-1970 03:00 KÜRTLER, "İSLAM KARDEŞLİĞİ"SARMALINDAN ÇIKABİLECEK Mİ? 01-01-1970 03:00 AĞLAYIP SIZLAMA ÇARE DEĞİL 01-01-1970 03:00 DİCLE KURURKEN! 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİMİZİN l-İ PÜR MELALİ-2 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİMİZİN HAL-İ PÜR MELALİ-1 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİMİZİN HAL-İ PÜR MELALİ GİRİŞ 01-01-1970 03:00 "Keké 01-01-1970 03:00 Hayatının Sonbaharını Yaşayanlara Öneriler 01-01-1970 03:00 ŞEYHMUS KAPTANI VE AMEDSPOR 01-01-1970 03:00 DEVLET, ÇIKAR MI HİZMET Mİ ARACIDIR ? 01-01-1970 03:00 Bir Asırdır Demokrasiyi Kurumsallaştıramadık, Neden? 01-01-1970 03:00