BÜYÜK ÖĞRETİCİ HAYAT

Ali Ekber PEKŞEN

25-08-2026 22:28

Ali Ekber Pekşen

Dr. Victor E. Frankl, Nazi Toplama kamplarındaki yaşantılarının, gözlemlerinin ve deneyimlerinin yer aldığı, “İnsanın Anlam Arayışı” kitabında; farklı çevre ve aidiyetlerden gelen, kendisinin de içinde olduğu insanların, iradeleri dışında sürüklendikleri parçalanmış hayatlarını anlatır.

İradeleri dışı sürüklendikleri yaşananlar sırasında, insanların arasında geleceğe dair sağlam bir anlam ve sorumluluk örgüsü dokuma amaçlı umutları elden bırakmayanlar olduğunu gözlemler. Bu umutla hareket edenlerin hayatta kaldığını belirtir. “SS kamplarında insanların her birisi bir numaradan başka bir şey değildir.” der ve hayatın gerçeklerinin zaman ve mekanla ilişkisini örnekler. Çağdaş ‘varoluşçu analiz’ olarak da adlandırılan “logoterapiyi” keşfetmesine giden sürecin yolunu, Nazilerin SS toplama kamplarındaki yaşantıların açtığını ifade eder.

Hayat diye adlandırılan yaşanmışlıkların detaylarını öğrenmek amacıyla ne, niçin, nerede, nasıl sorularına cevaplar aramaya başlansa, çıkan sonuç, "ben kimim?" sorusuna götürür. Bu sorunun karşısında kişi, yetiştiği coğrafya ve değerleri bağlamında, duyguları ve özgür düşüncesine göre hayatı anlamlandırır. Anlamın özünde, yaşanmışlıkların gerçekleştiği zaman diliminin, ait olunan coğrafya ve o coğrafyanın insani ögelerinin etkisi dikkati çeker. Zira insan zihni doğduğunda beyaz kağıt gibidir. Yaşadığı coğrafyanın değerleri, adetleri, hayat tarzları ilk yazılanlardır ve temeldir. Kalıcıdır. Gerisi üstüne örülür. 

Yaşananlar diye adlandırılanlar ise, zaman ve mekanla buluşan insani ilişkilerle örülen değerler sistemidir. Yaşanmışlıkların ürünü değerler sistemi, şartlar, zaman ve mekan olgularından bağımsız dayanışma, paylaşma, yardımlaşma, imece ya da Afrika toplumlarının deyimiyle “ubuntu” gibi kavramlarla anlatılan ve güven unsurunun detaylarını barındıran bir demet sunumdur belki de...

Evrende zaman ve mekan ve de imkanlar dahilinde sunumlarıyla karşılaştığımız en büyük öğreticidir hayat. Bu öğreticinin faaliyetlerinin kendine özgü dinamik bir işleyişi vardır. Bu işleyişin plan, programını yaparken kimselere danışmaz. Ulemadan icazet almaz. Bu akışın seyrine doyum olmayan güzelliğinin sırrı, daha yaşanır evrensel değerler barındırdığı ve daha yaşanası gelecek tasavvuru gerçeğidir. Evrende var olan tüm canlı ve cansız varlıklar, bu işleyişe tabi olmaktadır.

Evrenin içinde barındırdığı değerlerin oluşması sürecinin kendine özgü diyalektik bir akışı vardır. Hayatın tadını almak diye ifade edilen insanın duygu, düşünce dünyasının ürünü yaşananları anlamlandırmak için bu diyalektik akış gerçeğinin farkında olmak gerekir.  Bu akışın bir parçası olmak, süreci anlamlandırma ve anlamı zenginleştirme adına katkıda bulunmak önemlidir ve değerlidir ve de kişinin kendini gerçekleştirmesinin ana ögesidir. Bu farkındalığı yakalayanlar, hayatın tat alınası yanına vakıf olurlar.

Hiç bir akademik güç ya da otorite evren yada hayat diye adlandırılan bu öğreticiye müfredat yazamaz, sınırlar çizemez, faaliyetlerinin içeriğini belirleyemez. Öyle yüce değerler barındırır ki, zamana, coğrafyaya, ihtiyaca göre pozisyon alır ve müdahil olur ortama. Hayatın o dinamik sürecine dahil olanlar, kalıcı ilişkilerle var olurlar ve gelecek olarak adlandırılan zaman dilimine transfer edilen değerlerin oluşmasına katkı verirler ve yaratılan değerleri geleceğe taşırlar. Mevcut öğrenmeler ışığında ve disiplinle ve de metodolojik bir bakışla. Diyalektik bir süreçtir yaşananlar. Değerler yaratanlar iz bırakır bu süreçte.

Belli bir düzen ve kendine özgü kurallarıyla işleyen evrendeki bu süreklilik, aslında bir mühendislik eseridir. Zira bu işleyişte, canlı ve cansız tüm varlıklar uyum içinde yaşamakta ve soylarının devamını sağlamakta ve geleceğe yeni hayatlar ve de değerler aktarmaktadır. 

Evren, bağrındaki varlık âleminin ezelden ebede sürekliliği olan bu işleyişte, insan ve doğada bir bütün olarak bulunanların tamamını bünyesinde barındırır. Sonsuzluğu da, kendi içindeki bu hareketidir. 

Bu sürekliliğin müdavimlerinden olan insan, genel hayatın ayrılmazıdır. Yaşananlarla ve olup, bitenlerle ilgilidir. Hayatın her anında kendine ait bir şeyler bulabilir. Bir bakıma kendisini de gerçekleştirdiği bu süreçte insanın, günü birlik çıkarları uğruna işleyişe müdahalesi hayatı zorlaşmaktadır. Bu müdahaleler devletler eliyle yapıldığında hukuk tanımazlık had safhaya çıkmaktadır. 

Oysa, insanlık tarihinin önemli icatları vardır ve bu icatlara müdahale usulünce ve belli bir liyakat esasınca olursa, hayat aksamadan devam eder. Bu icatlardan birisi su değirmenleridir. Su değirmenlerinin işleyişindeki mühendislik misali, işleyişin sürekli kontrolünü sağlayan değirmen ustasının işinin ehli olarak mudahilliği süreci aksatmaz. Dahası, değirmen taşlarının arasından aldığı una, su, tuz, biraz da insan sıcaklığı kararak hazırladığı hamurdan yaptığı çörekteki tat gibi, hayatı anlamınca tatlandırır . 

 

Şartlar ne olursa olsun, hayatı anlamlı kılmanın yolu, mücadele etmek, sürece dahil olmak, sürece müdahil olmak ve ruhsal özgürlüğü elden bırakmamaktır.

DİĞER YAZILARI KAPI 01-01-1970 03:00 CAN KENARIDIR YOLCULUK 01-01-1970 03:00 VATAN MÜLK OLURSA, SÜTUNU SAHİBİDİR 01-01-1970 03:00 ÖZEL OKUL ÖĞRETMENLERİNİN ÖZLÜK HAKLARI 01-01-1970 03:00 MİLLİ DEVLET VE OTOKRASİ 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİN SINAV STRESİ ve EDİLGEN KİŞİLİK 01-01-1970 03:00 GÜVENLİK DEVLETİ ve DENGE DENETİM MEKANİZMASI 01-01-1970 03:00 GÜVENLİK DEVLETİ ve EĞİTİM 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZM SAVAŞLARLA YAŞAR 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (5) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (4) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (3) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (2) 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (1) 01-01-1970 03:00 SINAV MERKEZLİ EĞİTİM ve OTOKRASİ 01-01-1970 03:00 SINAVA ENDEKSLİ EĞİTİM SİSTEMİ ÇIKMAZDADIR 01-01-1970 03:00 ÇATIŞMA ve ÇÖZÜM SÜRECİ 01-01-1970 03:00 BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ 01-01-1970 03:00 BARIŞ, DEMOKRASİ, İNSAN HAKLARI 01-01-1970 03:00 NİYET OKUMA 01-01-1970 03:00 OECD "BİR BAKIŞTA EĞİTİM 2025" RAPORU ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 DEVLETTE ŞEFFAFLIK 01-01-1970 03:00 HİÇBİR YERLİYİM 01-01-1970 03:00 DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ 01-01-1970 03:00 ÖĞRENEN ORGANİZASYON 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (4) 01-01-1970 03:00 HÜSEYİN ANIL – GÜNEŞİN OĞLU ve ŞİİR 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (3) 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (2) 01-01-1970 03:00 ÇERÇEVELENMİŞ HAYATLAR (1) 01-01-1970 03:00 ÇOK ŞEYE YETİŞMEK LAZIMDI! 01-01-1970 03:00 AZ GELİŞMİŞLİK SARMALI 01-01-1970 03:00 EZBERLETİLENLER, GERÇEKLER ve EĞİTİM 01-01-1970 03:00 BURUK SEVİNÇ (Mehmet Emin Turgut) 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZM ÇIKMAZ SOKAKTIR 01-01-1970 03:00 BABAMIN ÖLDÜĞÜ YAŞTAYIM 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZMİN NORMALİNDEN KUTULMALIYIZ 01-01-1970 03:00 TOTALİTARİZMİN NORMALİNDEN KUTULMALIYIZ 01-01-1970 03:00 OKULLAR ve NİTELİKLİ EĞİTİM 01-01-1970 03:00 İNSAN, MERAK ve ÖĞRENME 01-01-1970 03:00 KIRMIZI PERÇEMLİ 01-01-1970 03:00 POPÜLİST YÖNETİM – VASATLAR CENNETİ 01-01-1970 03:00 HERKESLEŞME 01-01-1970 03:00 SIRADANLAŞMA 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNİN HAZİRAN SENDROMU 01-01-1970 03:00 DEVLETİN EĞİTİM FELSEFESİ ve YATILI OKULLAR 01-01-1970 03:00 EĞİTİM YÖNETİMİ ve BAŞARIDA ÖĞRETMEN ROLÜ 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNDEN BEKLENTİLER 01-01-1970 03:00 MÜESSES NİZAMIN KORUYUCUSU EĞİTİM SİSTEMİ 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİNİN TARİHİ AÇMAZLARI ve MÜFREDATLAR 01-01-1970 03:00 KADIN HAKLARI 01-01-1970 03:00 ALIŞKANLIK, UNUTMA, HATIRLAMA 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE ZOR GÜNLER YAŞAMAKTA 01-01-1970 03:00 YORDULAR, YORUYORLAR, YORACAKLAR 01-01-1970 03:00 POPÜLİZM ve OTORİTER YÖNETİMLER 01-01-1970 03:00 HAYATI ANLARA BÖLMEK 01-01-1970 03:00 EĞİTİM SİSTEMİ SORUNSALI 01-01-1970 03:00 EĞİTİM AYKIRI RENKLERİ GÖREBİLMEKTİR 01-01-1970 03:00 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 Tabiatın Yaratıcılığı ve Eğitim 01-01-1970 03:00