TÜRKİYE’DE SERVETİN SERMAYEYE DÖNÜŞMESİ SORUNU

Ali Haydar Üzülmez

30-08-2026 12:51

Bu sorun tüm İslam ülkelerinde ve büyük çoğunlukla kimi Doğu ülkelerinde de devam etmektedir.
Ağustos ayının ilk haftasında “Doğu’nun Servet Düşkünlüğü Ve Zihinsel Tembelliği” başlıklı bir yazı yazıp, iletişim halinde olduğum gazetelerde yayımlattım.
İki hafta içinde, ileri sürdüğüm düşünceleri ve yaptığım tespitleri doğrulayan gelişmeler oldu. Bunları sizlerle paylaşmak istedim. Bu yazıyı okumadan önce adı geçen yazımı yeniden okumanızı öneririm.
Ayrıca, düşüncelerine önem verdiğim değerli arkadaşım Salih Şimşek ve değerli ağabeyim Müslüm Üzülmez’den konuyla ilgili eksiklerimi tamamlayıcı ve yazımı/düşüncelerimi Türkiye’ye uyarlayan iki ileti aldım. Bu iki iletiyi de sizlerle paylaşmak istedim. Kendilerine ve düşüncelerini ileten tüm okuyuculara teşekkür ediyorum.
“Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 7 Ağustos itibarıyla Merkez Bankası rezervinin 178,4 milyar dolar olduğunu, ancak vatandaşın yastık altında tuttuğu dolar ve altın miktarının bu rezervden büyük olduğunu belirtti. ‘Yastık altı’ olarak tanımlanan dolar ve altını bilançolara yansıtamadıklarını ifade eden Yılmaz, ‘Keşke bunlar daha fazla sisteme girse, o zaman Türkiye’nin risk primi de çok daha aşağılara inecektir.’ dedi.”
(07.08.2026/ T24)
“Süleymancılara yönelik operasyonda servet çıktı! 200 kilo külçe altın bulundu.
Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu örgüt lideri Alihan Kuriş’in kardeşi firari Hilmi Tuna Kuriş’e yönelik yapılan arama çalışmalarında, tek bir adreste 1,34 milyar TL değerinde 200 kilo külçe altın ele geçirildi.”
(16.08.2026/ T24)
Sistemin dışında kalan, sermayeye dönüşemeyen kaçak servet.
“Merkez Bankası’ndan ‘yastık altı altın’ kararı.
Milyarlarca liralık altının finansal sisteme çekilmesi amacıyla hayata geçirilen uygulamada yeni bir döneme girildi. TCMB, dört yılı aşkın süredir yürürlükte olan düzenlemeyi sona erdirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), fiziki altınların finansal sisteme kazandırılmasına ilişkin düzenlemeyi kaldırdı. 22 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlanan yeni tebliğin yürürlüğe girdiği belirtildi. Yeni tebliğin hükümlerini TCMB Başkanı yürütecek.”
(22.08.2026/Milliyet)
Servetin sermayeye dönüşmesi için Merkez Bankası’ndan yeni düzenleme.
 Gelen iletiler;
01.08.2026 tarihli Salih Şimşek arkadaşımın iletisi; 
“Sevgili dostum, ellerine sağlık. Doğru ve yerinde bir tespit.
Doğu toplumlarında taşınır-taşınmaz mülkiyete bağlılık biçimindeki servet mülkiyetine tapınma derecesindeki bağımlılığın, çoğunlukla miras ve rant yoluyla devasa servetler edinip bu servetlerini bir sermayeye dönüştürerek üretime dâhil etmemelerinin ana nedeni, bence yaşadıkları ülkelerde yaşanan demokrasisizliktir.
Ekonomik, ekolojik, kültürel ve siyasal demokrasilerin olmadığı ülkelerde yaşamın hiçbir alanında hiçbir güvence olmaz.
Her gece, ‘Sabah uyandığımda devlet katında kayıtlı bulunan mal varlığıma el konur mu?’ endişesini yaşayan sermaye sahipleri, ister istemez varlıklarını kendi kontrollerinde olabilecek serveti yeğliyorlar diye düşünüyorum.
Eğer bu Doğu toplumları da Batı ülkelerinde olduğu gibi demokrasilere kavuşurlarsa, kuşkusuz o mülkiyet güvencesine dayalı olarak servetlerini büyük ölçüde üretime yönlendirerek sermaye sahiplerine dönüşürler diye düşünüyorum.
Sevgiyle.”
 
01.08.2026 tarihinde verdiğim yanıt.
Değerli hocam, düşüncenize aynen katılıyorum. Daha önceki yazılarımda Doğu-Batı anlayışını ve zihniyetini; Doğu’da sermaye birikiminin azlığı ve din ile devlet yönetiminin, özellikle İslam ülkelerinde, iç içe geçmiş olmasının; zihniyet/inanç olarak nas ve faiz sorunu ve de hukuk, özgürlük ve demokrasi eksikliğinin nedenlerini açıklamaya çalışmıştım.
Aslında yazılarım biraz da birbirinin devamı. Katkılarınızdan ötürü teşekkür ederim.
Tüm arkadaşlara selam, sevgi ve saygılarımı iletiyorum.
 
01.08.2026 tarihli Müslüm ağabeyimin iletisi;
“Kardeşim,
‘Doğu’da Servet Düşkünlüğü Ve Zihinsel Tembelliği’ başlıklı yazın güzel ve önemli bir konuyu ele almışsın.
Yazın genel olarak Doğu-Batı toplumlarını esas alarak yazılmış. Bence biraz daha içini doldurabiliriz. Genel olarak Türkiye’yi, özel olarak da Kürt coğrafyasını ele alıp konuyu biraz daha somuta oturtabiliriz.
Genel olarak Doğu toplumlarında olduğu gibi Türkiye’de de kapitalizm kendine ait kural ve kaidelerine göre gelişmemiştir. Kurucu irade, devleti hep baş tacı edilecek şekilde biçimlendirmiş. Devlet de her şeye müdahale eder bir işlev içinde olmuştur. Yani demokrasi ve hukuk olmayınca insanlar sermayeye değil, servete yönelmiştir.
Düşünsene: Darbelerin sayısını, sıkıyönetimleri, İstiklal Mahkemelerini, sıkıyönetim mahkemelerini, olağanüstü hâl durumlarını, siyasi partilerin kapatılmalarını vs… 100 senelik Cumhuriyet tarihinin yarısından fazlası sıkıyönetimlerle geçmiştir. Böylesi bir yerde kapitalizm normal bir şekilde gelişir mi, sermaye oluşur mu?
Bugün bile mahkemeler insanlar veya kurumlar hakkında kesin karar vermeden, gözaltılarla birlikte hemen şahıs veya kuruluş/şirket mallarına el koymakta veya kayyum atamaktadır.
Kürtler ise 100 senelik Cumhuriyet döneminde hiçbir zaman özgür olamadılar. İsyanlar, iskânlar, köy boşaltmalar, göç, baskının her türü kaderleri oldu. Böyle bir durumda Kürt burjuvazisi nasıl gelişsin?
Bölünmüşlüğü kalıcı kılmak için aşiretçilik, ağalık, şeyhlik, yandaşlık ve koruculuk teşvik edilmiş genellikle. Bu anlayış sonucu ve de Kürt bireylerin kişisel geleceklerini garantiye alma istemeleri nedeniyle sermayeye değil, servete ilgi olmuş ve olmaktadır. İnsanlar kendilerini güvende hissetmediklerinden, bu da normal davranışları oluyor.
Yazında da belirttiğin gibi, bu durumun oluşmasında tabii ki dinin ve ‘zihniyet’ denen şeyin de etkisi çok fazla var. Birde bu işin Cumhuriyet öncesi var: Osmanlı İmparatorluğu. Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde padişahlar Yavuz Sultan Selim’den sonra hepsi “Halife-i rûy-i zemin”dir. Yani yeryüzünün halifesidir, temsilcisidir. Mülk Allah’ındır, halife bu mülkü yönetmekle sorumludur. Yani mülkün sevk ve idaresi padişaha bağlıdır. İmparatorluk dahilindeki insanların tümü padişahın kuludur. Mülkün idaresi ve sahipliği bir elde toplandığında, insanların da ‘kul’ olduğu bir coğrafyada özgürlük gelişmez ve sermaye oluşmaz.
Şimdilik aklıma bunlar geldi. Başka şeyler de gelirse yazarım.
Kardeşimi öpüyorum.
Aben
Müslüm
01.08.2026”
Teşekkürler Ağabey!
Durumumuz ortada. Bu önemli konuya kafa yorup tartışmalıyız, derim.

DİĞER YAZILARI KENDİMLE YÜZLEŞME 01-01-1970 03:00 DOĞU’NUN SERVET DÜŞKÜNLÜĞÜ VE ZİHİNSEL TEMBELLİĞİ 01-01-1970 03:00 GÜNCEL SİYASİ NOTLAR 01-01-1970 03:00 DÜNDEN BUGÜNE 01-01-1970 03:00 KAKOLAR VE GAKOŞLAR: BİR KİMLİK SORUSU 01-01-1970 03:00 TARTIŞMAYA DEVAM, KIRAL ÇIPLAK! 01-01-1970 03:00 Ne Olacak Bu Müslümanların Hali? 01-01-1970 03:00 EKSİK OLAN 01-01-1970 03:00 İNSANLAŞMA SÜRECİMİZ 01-01-1970 03:00 ÜÇ KADİM SORU 01-01-1970 03:00 İRAN VE SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELER IŞIĞINDA KÜRTLER 01-01-1970 03:00 AYDINLAR VE ASKERLER 01-01-1970 03:00 DÜNDEN BUGÜNE KÜRTLERE KARŞI DUYULAN KİN, NEFRET, DÜŞMANLIK VE PSİKOLOJİK SAVAŞ 01-01-1970 03:00 BİR SOHBETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 SEMAVİ DİNLER VE LUTİLİK 01-01-1970 03:00 İDEOLOJİLERİN TUTUCULUĞU VE AYDINLAR 01-01-1970 03:00 MECLİS KOMİSYONU, YENİ ANAYASA VE BARO BAŞKANININ ÇAĞRISI 01-01-1970 03:00 ÖZGÜRLÜK PLATFORMU 01-01-1970 03:00 BÖLGESEL TEK GÜCE DOĞRU! 01-01-1970 03:00 İLK CİNAYET VE İLK MİRAS KAVGASI 01-01-1970 03:00 YETKİLERİ GÖREVE ÇAĞRIYORUM 01-01-1970 03:00 GELDİK BUGÜNLERE 01-01-1970 03:00 İSRAİL’IN İRAN’I ÇÖKERTME STRATEJİSİ VE İSLAM’IN SİYASAL BİR DİN OLARAK KURUMSALLAŞMASI 01-01-1970 03:00 ÖCALANIN ÇAĞRISI: KURBANSIZ KURBAN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 Matematik ve Ezanın Evrensel Ölçüleri 01-01-1970 03:00 Bir İnsanlık Hali Üzerine Düşünceler 01-01-1970 03:00 SOSYALİZM ÖLDÜ MÜ? 01-01-1970 03:00 KÜRTLER GÜNEŞ Mİ, RÜZGÂR MI OLMALI? 01-01-1970 03:00 KARARI SİZLERE BIRAKIYORUM 01-01-1970 03:00 Anayasa Tartışmaları ve Kenan Paşa’nın Gizli Hayranları 01-01-1970 03:00 TENEKE VE ALTIN 01-01-1970 03:00 ARAYIŞ DEVAM EDİYOR; MARSA YOLCULUK  01-01-1970 03:00 DOMOKRATİK SİYASETE VE KARDEŞLİĞE ÇAĞRI 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZIN MATEMATİK KORKUSU 01-01-1970 03:00 GÖZLER ÖCALAN’DA 01-01-1970 03:00 TARİH YENİDEN KÜRTLERİN KAPISINI ÇALDI, KÜRTLER ÇOK DİKKATLİ OLMALI! 01-01-1970 03:00 KÜRTLER TARTIŞIYOR 01-01-1970 03:00 HAYBER KALESİ CENGİ VE BİTMEYEN DİN SAVAŞLARI 01-01-1970 03:00 DÜRÜST, GÜZEL NARİN! 01-01-1970 03:00 MUNDAR OLMAK 01-01-1970 03:00 Baskın Oran Hocama Açık Mektup 01-01-1970 03:00 EŞİTLİĞE DOĞRU 01-01-1970 03:00 İSLAMCILARIN KENDİ EKONOMİK MODELLERİ VAR MIDIR? 01-01-1970 03:00 DAYANAK NE? 01-01-1970 03:00 DİKTATÖR, SAVAŞ VE HAYAT 01-01-1970 03:00 BENİMDE BİR HAYALİM VAR 01-01-1970 03:00 ÇIKIŞ YOLU 01-01-1970 03:00 İKİ BÜYÜK YALAN 01-01-1970 03:00 GELEN İKİ TELEFON VE DÜŞÜNDÜKLERİ 01-01-1970 03:00 CARİYE VE HÜR KADININ ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 DEM Parti ve Kürtler 01-01-1970 03:00 YÜREĞİMİN SESİ 01-01-1970 03:00 "Nietzsche: Kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski olmuştur 01-01-1970 03:00 MARKSİZM VE SOVYET PRATİĞİ 01-01-1970 03:00 AŞKIN YÜZÜ, ELAZIĞ VE ADNAN YÜCEL 01-01-1970 03:00 GÜLÜMSEME ZAMANI 01-01-1970 03:00 AŞKI YAŞAYAMAYANLARIN HAZİN DURUMU 01-01-1970 03:00 ÜÇ KURAL VE ZAHİR DEĞİL ÖZ 01-01-1970 03:00 ANA AKTÖR KÜRT BİRLİĞİ OLABİLİR 01-01-1970 03:00 İDEAL OLAN 01-01-1970 03:00 ÜÇ GÜZEL VARLIK 01-01-1970 03:00 Değişim iyidir, güzeldir, hayattır! 01-01-1970 03:00 MERAK EDİLEN YAKIŞIKLI 01-01-1970 03:00 Yakışıklının devamı. 01-01-1970 03:00 YAKIŞIKLI VE DİCLE’NİN YİĞİT ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 ÖNCE SÖZ DEĞİL SES VARDI 01-01-1970 03:00 Alevileri Ne Kadar Anlayabiliyoruz? 01-01-1970 03:00 Önyargıları Kırıp Alevileri Tanımak ve Sevmek 01-01-1970 03:00 EĞİTİM Mİ, KÜLTÜR MÜ? 01-01-1970 03:00 Gönüllere Dokunma 01-01-1970 03:00 8 Mart ve Erkekler 01-01-1970 03:00 YENİ BİR PARADİGMA VE STRATEJİK DEĞİŞİKLİK NEDEN GEREKLİDİR 01-01-1970 03:00 Hangi sosyalizmi istiyoruz? 01-01-1970 03:00 YENİ DURUM VE ÜÇ YAZIM-1 01-01-1970 03:00 GÜLHANE PARKI, POSTACI VE BEN 01-01-1970 03:00 SEVGİLER GÜNÜ 01-01-1970 03:00 Çaresizliğin Çaresi: Demokrasi-2 01-01-1970 03:00 Çaresizliğin Çaresi: Demokrasi-1 01-01-1970 03:00 ÜÇ ROMAN İKİ DÜŞÜNÜR 01-01-1970 03:00 HAYAT/ YAŞAM 01-01-1970 03:00 KÜRTLER, "İSLAM KARDEŞLİĞİ"SARMALINDAN ÇIKABİLECEK Mİ? 01-01-1970 03:00 AĞLAYIP SIZLAMA ÇARE DEĞİL 01-01-1970 03:00 DİCLE KURURKEN! 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİMİZİN l-İ PÜR MELALİ-2 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİMİZİN HAL-İ PÜR MELALİ-1 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİMİZİN HAL-İ PÜR MELALİ GİRİŞ 01-01-1970 03:00 "Keké 01-01-1970 03:00 Hayatının Sonbaharını Yaşayanlara Öneriler 01-01-1970 03:00 ŞEYHMUS KAPTANI VE AMEDSPOR 01-01-1970 03:00 DEVLET, ÇIKAR MI HİZMET Mİ ARACIDIR ? 01-01-1970 03:00 Bir Asırdır Demokrasiyi Kurumsallaştıramadık, Neden? 01-01-1970 03:00