Şanlıurfa’da düzenlenen Teknofest, kentte teknoloji, üretim ve girişimcilik heyecanı oluşturdu. Binlerce öğrenci ve ziyaretçi organizasyon alanına akın ederken, etkinlik öncesinde ve sırasında yaşanan fiyat tartışmaları da kamuoyunun gündeminde kaldı.
Şimdi asıl soruyu sormanın zamanı:
Teknofest Şanlıurfa’ya ne kazandırdı?
Birkaç günlük ekonomik hareketlilik mi, yoksa gençlerin geleceğine bırakılan kalıcı bir umut mu?
Teknofest, bir şehrin gençlerine teknoloji, üretim, girişimcilik ve gelecek hayali sunması gereken büyük bir organizasyon. Şanlıurfa açısından da önemli bir fırsat.
Ancak insanın aklına şu soru geliyor:
Teknofest Şanlıurfa’ya geldiğinde sadece fiyatlar mı yükseldi, yoksa umutlarımız mı düştü?
Organizasyon öncesinde otel fiyatlarındaki artış iddiaları, bazı işletmelerde yükselen fiyatlar ve ziyaretçilerin karşılaştığı maliyetler tartışıldı.
Elbette böylesine büyük bir organizasyon şehre ekonomik hareketlilik getirir. Oteller dolar, restoranlar kazanır, esnafın yüzü güler. Bunda yanlış bir şey yok.
Yanlış olan, şehre gelen misafiri fırsat olarak görmekle fırsatçılık yapmak arasındaki çizginin aşılmasıdır.
Çünkü para kazanılır ama kaybedilen güven kolay kazanılmaz.
ŞANLIURFA’NIN İMAJI DA KAZANÇTIR
Bir ziyaretçi Şanlıurfa’ya geldiğinde yalnızca bir otel odası satın almaz. Bir deneyim yaşar.
Lokantaya girdiğinde sadece yemek yemez; şehrin kültürüyle, insanıyla ve misafirperverliğiyle tanışır.
Taksiye bindiğinde sadece bir noktadan diğerine gitmez. Şanlıurfa hakkında bir izlenim edinir.
Eğer bir ziyaretçi şehirden ayrılırken, “Beni burada sadece para olarak gördüler” diyorsa kaybedilen yalnızca bir müşteri değildir.
Kaybedilen, Şanlıurfa’nın itibarıdır.
Bu nedenle Teknofest gibi büyük organizasyonlar sadece ekonomik kazanç olarak görülmemeli. Şehrin marka değeri ve gelecekte yeniden tercih edilmesi de hesaba katılmalıdır.
TEKNOFEST BİR FIRSAT, AMA NASIL?
Şanlıurfa’nın tarihi ve kültürel zenginliği zaten başlı başına büyük bir değer.
Göbeklitepe’den Balıklıgöl’e, Harran’dan Halfeti’ye, isotundan kebabına kadar bu şehir ziyaretçilerine sunabileceği çok şey barındırıyor.
Teknofest ise bu değerlere yeni bir hikâye ekleyebilir:
Teknoloji ile kadim medeniyetin buluşması.
Gençler teknoloji yarışlarında kendilerini gösterebilir, yeni projeler geliştirebilir, girişimler ortaya çıkabilir. Turizm canlanabilir, esnaf kazanabilir.
Ama bütün bunların bir şartı var:
Kazanırken kaybetmemek.
Çünkü Teknofest bitecek. Sahalar boşalacak, ziyaretçiler memleketlerine dönecek.
Peki geriye ne kalacak?
Birkaç günlük ticari hareketlilik mi?
Yoksa teknolojiye merak salmış gençler, yeni projeler, girişimler ve hayaller mi?
Asıl kazanç ikinci seçenek olmalı.
ASIL MESELE PARA DEĞİL, DEĞER
Kolay para kazanmak cazip gelebilir. Ancak para kadar değerli başka şeyler de vardır:
Güven, itibar, ahlak ve umut.
Bir şehir ekonomik olarak büyürken toplumsal değerlerini küçültüyorsa burada ciddi bir çelişki vardır.
Teknofest’in gençlere vermesi gereken mesaj, “Nasıl daha hızlı para kazanırım?” değil, “Nasıl daha iyi bir şey üretirim?” olmalıdır.
Çünkü teknoloji, girişimcilik ve üretim aynı şeyi söyler:
Emek ver. Üret. Geliştir. Değer oluştur.
Şanlıurfa’nın geleceği de tam olarak burada yatıyor.
Teknofest bittikten sonra bir öğrencinin eve gidip “Ben de teknoloji üreteceğim” demesi, bir gencin proje geliştirmesi, bir girişimcinin yeni bir iş kurması…
İşte gerçek başarı budur.
Çünkü şehirler sadece otellerin doluluk oranıyla veya kasaya giren parayla büyümez.
Şehirler güvenle, üretimle, gençlerin hayalleriyle ve insanların birbirine duyduğu saygıyla büyür.
Teknofest Şanlıurfa’da birkaç günlük bir organizasyon olarak kalmamalı.
Asıl başarı, etkinlik sona erdikten sonra da gençlerin hayal kurmaya, üretmeye ve Şanlıurfa’nın geleceğine katkı sunmaya devam etmesidir.
Çünkü bugün kazanılan para geçicidir.
Ama gençlerin kazandığı umut, bir şehrin geleceğidir.
Süleyman Turan