Gerçekten değerli olan kendisini anlatmaz; karakteri, duruşu ve yaptığı işler onu zaten anlatır.
Bazı insanlar vardır, kendilerini anlatmadan bir gün bile geçiremezler. Ne yaptıklarını, kim olduklarını, ne kadar önemli olduklarını sürekli başkalarına anlatma ihtiyacı duyarlar.
Oysa gerçek değer, insanın kendi ağzından anlattıklarıyla değil, ortaya koyduğu karakterle ölçülür.
Kendini sürekli öven insan, aslında çoğu zaman başkalarının gözünde büyümeye çalışıyordur. Kendini olduğundan daha önemli göstermek için makamına, parasına, çevresine, giyimine veya yanında taşıdığı kalabalığa güvenebilir.
Ama bütün bunlar insanı değerli yapmaz.
Pahalı görünmek başka, değerli olmak başkadır.
Gerçekten başarılı insan, başarısını sürekli anlatmaz. Gerçekten saygın insan, “Bana saygı duyun” diye dolaşmaz. Gerçekten güçlü insan ise gücünü ispatlamak için her fırsatta gösteriş yapmaz.
Çünkü gerçek kalite sessizdir.
Bir insanın gerçek yüzünü, kendisi hakkında söyledikleri değil; insanlara nasıl davrandığı gösterir.
Özellikle kendisinden güçsüz gördüğü insanlara nasıl davrandığına bakın. Makamı olmadığında kim olduğuna bakın. Alkışlayanlar yanında olmadığında nasıl davrandığına bakın.
İşte gerçek karakter orada ortaya çıkar.
Kendini övmek ile özgüven arasında büyük bir fark vardır. Özgüvenli insan, kendisini kanıtlama telaşına düşmez. Çünkü ne olduğunu bilir.
Kendisini sürekli anlatan ise çoğu zaman dışarıdan gelecek onaya ihtiyaç duyar.
Bugün bir insan kendisini ne kadar büyük göstermeye çalışırsa çalışsın, zaman onun gerçek değerini mutlaka ortaya çıkarır.
Çünkü makam geçicidir.
Para geçicidir.
Şöhret geçicidir.
Kalabalık geçicidir.
Ama karakter, insanın gerçek kimliğidir.
Bu yüzden kimse kendisini olduğundan büyük göstermeye çalışmasın. İnsanların gözünde değer kazanmanın yolu kendini övmekten değil, değerli işler yapmaktan geçer.
Unutmayalım:
Ucuz olan kendisini pahalı göstermeye çalışır.
Değerli olan ise fiyatını söylemez; değerini yaşatır.
İnsan kendisini ne kadar anlatırsa anlatsın, sonunda herkes onun gerçek değerini davranışlarından anlar.
Çünkü vitrin değişir, makam değişir, çevre değişir…
Ama karakter değişmiyorsa, insanın gerçek değeri oradadır.
Köşe Yazısı | Süleyman Turan