Yaşamımızda şu kavramları sık sık duyarız.İyi insandı ama başarısızdı.Yada başarılı biriydi ama iyi insan değildi.Sanki hem iyi olmak hem başarılı olmak bir birine zıtmış gibi oysa bu söz bir elmanın iki parçası gibidir.İnsan hem iyi hemde başarılı olabilir.Modern dünya bize başarının ve iyi bir insan olmanın sıklıkla bir biriyle çatıştığı fikrini aşılar.Bu durum kapitalist dünyada popüler kültür ve yaşamdaki rekabetçi yapı Zirveye giden yolda empatiyi,dürüstlüğü,hakkaniyeti bir kenara bırakmak gerektiği yanılgısını yaratabilir.Oysa gerçek başarı sadece maddi kazançlarla yada elde edilmiş ünvanlarla ölçülen bir olgu değildir.Gerçek anlamda tatmin edici ve sürdürülebilir bir yaşam ahlaki değerleri korurken hedeflere ulaşmayı yani hem “İyi” hemde “başarılı” bir insan olmayı gerektirir.Başarı kavramını geleneksel ve dar kalıplardan çıkararak yeniden tanımlamak bu dengenin ilk adımıdır.Sadece maddiyat ve güç üzerine kurulu bir başarı algısı insani bencil ve yalnız bir zirveye taşıyabilir. Gerçek başarı ısrarlı ve istikrarlı bir çalışma sürekli kendini geliştirme arzusu ve etiğe bağlı ve sadık kalma becerisini göstermekle sağlanabilir.Ne iş yaparsan yap adalet duygusundan ödün vermeyen bir çalışma insanın uzun vadede çevresinde derin bir güven inşa etmesine yol açar.Bu güven insanın yaşamında hiçbir maddi güçle satın alamayacağı kadar en büyük sermaye ve meziyettir.
  İyi insan olmak ise zayıflık,yetersizlik,yada amaçsız yaşamak anlamına gelmez.Aksine dürüstlük,empati başkalarının hakkına saygılı olmak ve topluma fayda sağlama mücadelesini vermek gibi erdem ve ahlak sahibi olabilmektir.Bilimsel çalışmalarda iyiliğin ve empati kurmanın insanın iç huzurunu artırdığını göstermiştir.İçsel olarak huzurlu ve zihnen dengeli bir insanın hayatın her alanında daha başarılı daha odaklanmış daha yaratıcı ve dolayısı ile daha başarılı olduğunu göstermiştir.
   Bu iki kavramı buluşturan adeta ahlakı pusula haline getirmiş akılla yönlendirilen bir yaşamın başarı noktasıdır.Böyle bir durumda hiç kimseyi basamak yapmadan insanın kendi potansiyelini en üst seviyeye çıkararak hem çevresindeki insanlara örnek olmak ve aynı zamanda toplum için ilham verici bir örnek haline getirir.Ahlaki değerlerle örülmüş bir başarı rüzgarlı havalarda yıkılmayan kökleri sağlam bir ağaç gibi olmaktır.
    Sonuç olarak iyi bir insan olmakla başarılı bir insan olmak bir birine zıt iki kutup değildir.Gerçek ve kalıcı başarı ancak ahlaki ve insani değerlerin öncülüğünde inşa edildiğinde anlam kazanır.
    Yaşam yolculuğunda asıl mesele zirveye tek başına ve herkesi geride bırakarak çıkmak değil yaşamda tırmanırken etrafa ışık olabilmek ve elinden geldiğince başkalarına da yol gösterebilmektir.Hem iyiliği bir yaşam felsefesi haline getiren hem de hedefleri  için kararlılıkla çalışan bireyler geleceğin daha yaşanabilir dünyasını inşa edecek olanlardır.
           

Hasan Karaoğlan